Egoist okur

Kurumsal hayatın Behzat Ç.’si Tunç Kılınç: “Bu kitapta olmayan tek şey ‘Gel ben sana öğreteyim’ havası”

Sosyal medyanın takip edilen sitelerinden Fikir Atölyesi’nin ve Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nin kurucusu, hayranları tarafından “Kurumsal hayatın Behzat Ç.’si” diye anılan Tunç Kılınç’ın “Sıfır”ı, sıra dışı bir yolculuğun hikayesi, herkesin yolculuğunun bittiği yerden, yani ölümden başlıyor ve geriye doğru ilerliyor… Hayata yeniden başlama isteği uyandıran, sıfırdan yeni bir hayat inşa etmenin güzelliğini hatırlatan bu tuhaf […]

Read More

Semih Gümüş: “Bu toplumun insanları doğadan korkar, denize, dağa, ormana sırtını döner”

Can Yayınları’ndan çıkan “Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz”, Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden Semih Gümüş’ün ilk romanı. Geçen hafta Tolga Meriç’in yazdığı yazının ardından biz de bu hafta Gümüş’le romanını konuştuk. Bir itirafta bulunayım, şahsen benim en merak ettiğim şey şuydu: Eleştirmen roman yazınca, daha doğrusu romanı yayınlanınca salt yazar olan birinden daha farklı […]

Read More

Meriç Mekik: “İnsan âşık olmayagörsün, hayatı bir dakikada değişiyor”

Sizi çok tatlı bir yazarla tanıştıracağım bu hafta. Meriç Mekik, nam-ı diğer “Mericit Jones”un Dex Kitap etiketiyle çıkan romanı “Ahh Kalbim”in kahramanı Aylin, evli, mutlu, üstelik “top gibi” hamileyken kocası tarafından terk ediliyor. Ve kızını, ona hâlâ 13 yaşındaymış gibi davranan anne-babasının yanında büyütmeye başlıyor. Hayatı hiç kolay değil; pazarlamacı olarak çalıştığı işyerinde bir türlü […]

Read More

ASLI E. PERKER: “İddialı konuşuyorsam, bir bildiğim var…”

“Sufle”, “Cellat Mezarlığı”, “Başkalarının Kokusu” gibi kitapların yazarı Aslı E. Perker’in yeni romanı çıktı. Everest Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan “Bana Yardım Et”, yazarın önceki romanlarından epey farklı. Bir kere karakteri, Aslı adında bir yazar. Ek olarak vampir olduğundan şüphe edilen 130 yaşında kadın ve ilk bakışta âşık olunan kötürüm bir erkek var. Ha bir […]

Read More

FÜRUZAN: “Sırların ne olabileceğini inanın bilmiyorum…”

Arkadaşım Sibel Ateş Yengin gönderdi bu röportajı. Füruzan’la konuştukları arasında yazar adaylarını ilgilendirebilecek şeyler varmış. O da Egoist Okur’un Yazma Dersleri bölümüne gayet uygun olur diye göndermiş. Sizinle paylaşmak istedim. Füruzan ne söylese, ne yazsa okunur çünkü… Gülenay Börekçi Füruzan: “Aşksız hayat boşa yaşanmıştır” Yazarlığa adım atmanızı sağlayan dürtü ne olmuştu? Okumayı sürgit çok sevdim. […]

Read More

M.K. Perker: “UFO yaklaştı, yaklaştı ve tam tepemizde durdu…”

Kutlukhan Perker haftalık mizah dergisi Penguen’de çıkmış çizgi öykülerini “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” adıyla kitap olarak bir araya getirdi. Perker’in çizgi romanlarından, uzun soluklu işlerinden farklı olarak bu çok kısa öykülerde onun hayatından anlar, kişiler, olaylar var… Kiminde çocukluğunu, ailesiyle, arkadaşlarıyla arasında geçen matrak olayları okuyoruz, kiminde de “Çorbacıda Bitsin Bütün Sabahlar” serisinde olduğu […]

Read More

“Wattpad yazarları başlı başına bir gezegen”

Şu sıralar hayatımızda Wattpat diye bir fenomen var, bir bağımsız yayıncılık platformu. Facebook’un bağımsız yazarlar ve okurları için olan versiyonu diye tarif edebilirim. Çoğu 16’in altında olan çok gençlerin romanları yayınlanıyor. Yazdıklarını yayınlıyorlar. Üstelik kapaklarını bile kendileri hazırlıyorlar çoğu zaman. Ulaştıkları okurlar da kendileri gibi gençler. Hem de ne ulaşmak!  Wattpad’de 3 milyon, 5 milyon, […]

Read More

“Zihnimiz, bir aşk romanları bombardımanı altında”

“Çocukluğumdan beri okumayı sever, öykü, roman, tarih, elime ne geçerse okurdum” diye anlatıyor Mahsa Mohebali. 16 yaşındayken Reza Baraheni’nin yaratıcı yazarlık atölyesine gitmiş ve önce ilk öyküsünü, sonra da ilk romanının taslaklarını yazmış. Üniversitede müzik okumaya başlayınca, yazmaya ara vermiş. Ta ki bir gün “Mutlu insan, hobisini işe dönüştürebilen insandır” sözünü işitene kadar. Müzik eğitimini […]

Read More

Özlem Kumrular: “Yazarken kendim bile acıkıyorum…”

Tarihçi Özlem Kumrular’ın “Hoşça Kal Milano Hoşça Kal Aşkım” adlı romanı yeni değil aslında; epey zaman önce yayınlanmış ve bir köşede kalmıştı. Yitik Ülke Yayınları bu çok eğlenceli, üstelik sözünü ettiği türlü çeşit İtalyan yemeği, tadı, kokusu sebebiyle kesinlikle iştah açan romanı yeniden yayınlayarak çok iyi etti. Konu? Şöyle: Milano’ya aşkı, heyecanı ve kahkahayı getiren […]

Read More

“Tohum ekilmezse, masal anlatılmazsa ölür”

Rüzgar Yolgezen ve ortağı Filiz’i hatırlayacaksınız, Avrupa’yı bisikletle, üstelik beş parasız dolaştıktan sonra memlekete dönmüş ve Bisikletli Sahaf adıyla kendilerini müthiş bir iş kurmuşlardı. (Aslında yolda karşılaşmış ve birbirlerine âşık olmuşlardı.) Bisikletle kitap alıp satma işi bu çok tatlı çifti bir süre oyaladı ama sonra yeniden yollara düşmek istediler. Şimdi bir yandan unutulmuş masalları derliyor, […]

Read More

Kemal Hamamcıoğlu: “Anlaşılmayı bir kenara bırakalım, sevmeyi konuşalım”

Sahnelendiği ilk günden itibaren büyük heyecan yarattı “Garaj”. Esas karakterleri bir otoparkta karşılaşan daha doğrusu “çarpışan” iki ruh; fotoğrafçılık öğrencisi Kahraman ve Orkide adını seçmiş bir trans. Birbirlerinden farklı kişiler oldukları için çarpışmanın şiddeti de haliyle ikisi için farklı oluyor. Ve biz, izledikçe, tanıdıkça ikisini de seviyoruz ama başka başka şekillerde… Kahraman, korkuları ve tedirginlikleriyle […]

Read More

İki Kişilik Yaz: AŞKA İNANACAKSINIZ!

DOT Tiyatro’nun “in yer face”lerine, yani izleyenin yüzüne bir tokat gibi çarpan oyunlarına alışık olan tiyatro seyircisi için danslı, şarkılı İki Kişilik Yaz, şahane bir kış armağanı gibi. Bu yer yer hüzünlü ve melankolik aşk hikayesini, o malum klişeyle, “Oğlan kıza rastlar” diyerek özetleyebilirim. Şöyle ki… Gerçek dertleri olan bir erkek ve bir kadın, yani iki […]

Read More

AZRA KOHEN: “Nasıl sevişiyorsanız siz aslında o’sunuz”

Azra Kohen nöro-psikoloji doktorası yapan genç bir kadın. Ve bir yayıncılık fenomeni… Okurları onu “Akhilah” takma adıyla yazdığı roman serisiyle tanıyor. Destek Yayınları’ndan çıkan ve 40 küsur baskı yapan ilk romanı “Fi”nin ardından gerçek adını açıklayarak “Çi”yi yayınladı. Gene çok okunan bu kitabın ardından sırada serinin son kitabı “Pi” var… Röportajımızda ona önce kitaplarının adlarının ne […]

Read More

AYBİKE ERTÜRK: “Aşk hâlâ en vazgeçilmezimiz…”

Annelerimiz, annelerimizin arkadaşları, arkadaşlarımızın anneleri hatta arkadaşlarımız, kısacası çevremizdeki bütün evli kadınlar bizi de bir an evvel hayırlı bir kısmetle “başgöz etmek için” yarışıyorlar. Sanki evlilik şahane bir kurummuş ve mutluluğun garantisiymiş gibi. Öte yandan yeni kuşak birçok genç kadın, evliliğin nimetlerinden o kadar emin değil. Evlilik bu yüzden en çok eleştirilen ama gene de […]

Read More

Gül İrepoğlu: “Aşkı gülden daha güzel ne simgeleyebilir?”

Aşkın simgesi sayılan gül, çiçeklerin kraliçesi. Ve artık tam da hak ettiği güzellikte bir kitabı var. Sanat tarihçisi ve yazar Gül İrepoğlu‘nun hazırladığı ve Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Gül” kitabı, herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser. Biricik Gül İrepoğlu, ismini aldığı çiçeğe adadığı kitabı “Gül”de insanlığın somut ve soyut gül bahçelerinde dolaşıyor. Okurlara en renkli […]

Read More