Egoist okur

Ertuğ Uçar: “Kaybolmadan kurtuluş yok”

Ertuğ Uçar’la bir yandan İstanbulin’in izinde İstanbul’u konuştuğumuz, bir yandan da Ormanda Kaybolmak adlı yeni kitabının dolambaçlı patikalarına daldığımız söyleşimizde bazı sorulara cevaplar aradık: Bir şehri sevmek ne anlama gelir? Sokakların hafızası, binaların ruhu olur mu? Labirenti andıran bir şehri severken kendimizin hangi hallerine yaklaşır, hangilerini affetmeyi öğreniriz? Kaybolmak ne zaman bir tehdit olmaktan çıkıp […]

Read More

Sonrası: Bir evlilik bittiğinde geriye ne kalır?

Bir felaket yaşanırken sıcağı sıcağına değil, her şey olup bittiğinde  yazılmış kitaplardan biri bu, yıkıntının, geriye kalan tortunun, toparlanmanın, bir şeyi kaybettikten sonra kendini bulmanın kitabı… Rachel Cusk’ın, kaybı bir son olarak değil, insanın kendisiyle ve hatırladıklarıyla kurduğu ilişkinin kırıldığı bir eşik olarak ele alan Sonrası: Evlilik ve Ayrılığa Dair adlı anlatısı… Sonrası: Evlilik ve Ayrılığa […]

Read More

“Safiye Ayla, her açıdan cüretkâr biriydi”

Muhteşem Yalnızlık, Ah Bu Sevda, İsmi Yad Ruhu Şad Olsun gibi müthiş güzel kurmaca dışı kitapları ve derlemeleriyle tanıdığımız Serdar Soydan için bir nevi “yazı arkeoloğu” da denebilir. Yıllardır kütüphanelerde, arşivlerde gazete ve dergi ciltlerini tarayarak edebiyatta gölgede kalanların, unutulanların ya da unutturulanların, “öteki”lerin izini sürüyor çünkü. Bir yandan da Bilge Karasu, Suat Derviş, Mehmet […]

Read More

Cahide Birgül’le çok uzaklardan bir gün

Ben bu söyleşiyi 2003 yılında Picus dergisi için yapmıştım. Yeniydim, heyecanlıydım, yolun başında sayılırdım… Üstelik, tam da şimdiki gibi, çok karanlık bir dönemden yeni yeni çıkıyor, daha doğrusu çıkmaya çalışıyordum. “Karanlık dönem” dediğim, babamı beklenmedik bir biçimde kaybetmemizin ardından iki buçuk yıllık işsizliğim ve bir o kadar uzun süren bir eve kapanma, dünyayla alakamı kesme […]

Read More

Bahçıvan ve Ölüm: Romana dönüşen bir yas bahçesi

Oğulun, ölen babası için bir yas bahçesi inşa ettiğini düşünün. Ve o bahçenin bir romana dönüştüğünü. Türkiyeli okurların çok sevdiği Bahçıvan ve Ölüm işte tam da bu kitap. Anlatıcının bahçıvan babasının hayat hikâyesini, ülkesinin yakın tarihini, dahası kendi çocukluğunu da içeriyor ama asıl meselesi, bir metafor olarak bahçıvanlık, yani toprakla uğraşmak, gövdenin, yıkıldığında bile ayakta […]

Read More

Kusursuzluk: Arzulanan hayat hep daha ötede

Kusursuzluk, Vincenzo Latronico’nun modern insan üzerine yazdığı incecik ama epey rahatsız edici bir metin. Latronico, Berlin’de yaşayan genç bir çiftin dışarıdan kusursuz görünen hayatını anlatıyor. İlham kaynağı ise, Georges Perec’in Şeyler: Altmışlı Yılların Bir Hikayesi adlı romanı. Perec bize modern arzunun nasıl kurulduğunu anlatıyor, Latronico ise o arzunun gerçekleştiğinde bile asla tatmin etmediğini gösteriyor. Kusursuzluk, […]

Read More

Edebiyatçının bahçıvan olarak portresi

“Bir sap, bir taçyaprağı ve bir diken, Sıradan bir yaz sabahında. Bir çiy damlasının ışıltısı, bir arı, belki de iki. Bir meltem sonra, Ağaçların arasında oynaşan,  Ve ben, bir gül…” Benimle Emily Dickinson arasındaki ortak nokta ne olabilir? Sözcüklere duyduğumuz aşk, kuşkusuz ve birkaç şey daha tabii. Mesela toprağı, bitkileri, çiçekleri, küçük orman hayvanlarını ve […]

Read More

Çitkuşu: Hatırlamanın ve unutmanın politikası

Anne Enright, Çitkuşu’nda okuru bir yandan bir aile hikâyesine çağırırken bir yandan da çok mühim bir sorunun peşine düşüyor: İnsan, kendisine miras kalan hayatı ne ölçüde değiştirebilir? Ailesinden devraldığı yükleri, alışkanlıkları, suskunlukları, hatta yazılmamış kuralları gerçekten dönüştürebilir mi, yoksa çoğu zaman onları tekrar mı eder? Çitkuşu, Anne Enright, çev.: Mert Doğruer, Deli Dolu Lorrie Moore’un […]

Read More

O paha biçilmez “Yarın başka bir gün olabilir” bilgisi

İngiliz yazar Daniel Defoe’nun, gemisi fırtınaya yakalanınca ıssız adaya düşen ve bir anda bütün hayatı değişen genç bir adamı anlattığı romanı Robinson Crusoe’yu bilirsiniz. Kahramanı Robinson Crusoe’nun ıssız adasını terk ederken geride bıraktığı en kıymetli şey, inşa ettiği kulübe, ehlîleştirdiği keçiler ya da kazandığı sayısız hayatta kalma becerisi değil, ilkel takvimi, yani bir ağaç gövdesine […]

Read More

Hope Mirrlees: Bir masalla düzenin maskesini indiren yazar

Modernizmin en parlak yıllarında yaşamış, Virginia Woolf’la arkadaşlık etmiş, hem şiir hem de roman alanında çarpıcı eserler vermiş, hatta şiirleriyle T.S. Eliot gibi dev bir edebiyatçıya bile yol göstermiş olan Hope Mirrlees’i ve 26 yaşında yazdığı romanı Sisler İçindeki Lut’u okumak, edebiyat tarihine, yok sayılanların gözünden bakmak anlamına da geliyor aslında. (Neil Gaiman’ın, Ursula K. […]

Read More

Edebiyatın gizli odasında: Tavan Arasındaki Deli Kadın

Sandra Gilbert ve Susan Gubar’ın, günümüzde bir çeşit kült mertebesine erişen Tavan Arasındaki Deli Kadın kitabına bakalım mı? İki yazar, bu cesur kitapta çok temel bir soruya cevap arıyorlar: Kadınlar tarih boyunca hangi odalarda yazdılar ve hangi odalarda susturuldular? Her feministin ilham ajandası: Anne Taintor The Madwoman in the Attic: The Woman Writer and the […]

Read More

Kaç Penelope var edebiyatın dolambaçlı yollarında?

Homeros’un Odysseia’sını ve oradaki Penelope’yi hatırlayalım önce… Uzun bir yolculuğa çıkan ve herkesin öldü sandığı kocası Odysseus’u bekleyen çilekeş Penelope, taliplerini oyalamak için bir kumaş dokumaya başlar. Kiminle evleneceğine bu kumaşı tamamladıktan sonra karar verecektir. Tabii aslında taliplerine bir oyun oynamaktadır, geleceğine yürekten inandığı kocasını bekleyecek, o arada da elinden geldiğince zaman kazanacaktır. taliplerinden birini […]

Read More

Karşınızda Shakespeare’in kız kardeşi Judith

Shakespeare’in onunla aynı yeteneklere sahip bir kız kardeşi olsaydı onu gene de tanır mıydık? Mücevher değerindeki Kendine Ait Bir Oda’nın yazarı Virginia Woolf’a göre cevap açık: Hayır, ne münasebet, tanımazdık elbette! Hem zaten Shakespeare’in bir kız kardeşi olsa ne tiyatroyla ilgilenmesine, ne sahneye çıkmasına, ne de yazmasına izin verilirdi. Muhtemelen daha 17 yaşına gelmeden evlenip sürüyle […]

Read More