Egoist okur

BÜYÜK SORU: Dünyanın beklediği on birinci romancı kim?

Kemal Tahir’in, 1960 tarihli bir mülakatta söyledikleri öyle etkileyiciydi ve düşündürücüydü ki. Yazar bu kısacık mülakatta hem hâlâ nihayetlenmemiş bir tartışmayı başlatıyor hem de okurlarıyla roman sanatı, romancının sorumluluğu gibi konulardaki fikirlerini paylaşıyordu. Hatta araya eşsiz bir yazma dersi bile sıkıştırıyordu. (yazma dersi kısmını ayrı bir postta paylaşacağım. Gülenay Börekçi Birkaç büyük romancı. Dünyanın 50 […]

Read More

Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya ne dersiniz?

Yazarlık dersi veren verene şu günlerde. Ama ben size daha iyisini teklif ediyorum: Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya ne dersiniz? Gülenay Börekçi “En usta romancı bile, aslında çıraktır. Ustalığı bu çıraklık süresini kısaltmaya yarar.” Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya ne dersiniz? “Ben romancı olarak yaşıyor, insanlara, olaylara romancı gözüyle bakıyorum. Aklımda, notlarımda birçok […]

Read More

Siz hiç Odradek gördünüz mü?

Meşhur Odradek’i bilen biliyor, peki ya siz? “Neyin nesi, kimin fesi  bu Odradek denen şey?” diyorsanız okuyun… Daha da derine dalmak isteyenler, Amerikalı feminist kuramcı Judith Butler’ın Odradek ce Kapitalizm başlıklı konuşmasını izleyebilir. Linki yazının sonunda bulabilirsiniz. Gülenay Börekçi Max Ernst’ün çizgileriyle Odradek Siz hiç Odradek gördünüz mü? Odradek, Franz Kafka’nın “Evin Beyinin Tasası” adlı öyküde […]

Read More

Pandemi romanlarından hayata dair ne öğrenebiliriz?

Yaşadığımız Covid-19 salgınından Albert Camus’nün “Veba” adlı romanının dünyada satış rekorları kırdığı gerçeği dışında öğrenebileceğimiz şeyler var mı? Düşündüm de, tüm dünyada yerleşik kurumsal süreçleri ve ekonomik sistemleri kökünden sarsacağı kesin görünen COVID-19 salgınına tepkileri değerlendirirken ya da salgının sadece insan sağlığına ilişkin değil, siyasal ve ekonomik sonuçlarını hesaplarken edebiyattan niçin yararlanılmasın? Sonuçta, klasiklerden çağdaş romanlara […]

Read More

Carroll’dan mektup yazma dersleri: Yazdığımı geri alamam!

Alice kitaplarının yazarı Lewis Carroll’ın matematik ve cebir kitaplarını biliyordum da mektuplaşma adabını anlattığı bir el kitabı yazdığını bilmiyordum doğrusu. O yüzden okuma kopyasını bağımlısı olduğum internet mekânı Internet Archive’da görünce havalara uçtum ve sizinle paylaşmak istedim… Bu arada, Carroll, bu minicik kitabı güzel mi güzel bir mektup kitinin parçası olarak yazmış. Mektup kiti de […]

Read More

Bu bir bavul değildir! Çünkü onu Duchamp tasarladı.

Bu gördüğünüz bir bavul olabilir mi? Alakası bile yok. Ne bu peki? O, Marcel Duchamp’ın Boîte-en-valise, yani “bavuldaki kutu” adını verdiği nesnelerden biri, başka bir deyişle sanatçının eserlerinden 69 röprodüksiyonu barındıran minyatür bir sanat galerisi. (Ben Enrique Vile Matas’ın “Portatif  Edebiyatın Kısa Tarihi” kitabından öğrendim, dilerseniz linki burada.) Duchamp 1935-1940 arasında bu bavullardan 20 adet […]

Read More

Can sıkıntısına karşı PORTATİF EDEBİYAT

Enrique Vila-Matas’ın edebiyat tarihiyle edebiyat dedikodusunu harmanladığı oyuncaklı romanlarından biri daha çıktı: “Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi” adlı kitapta, modernist dönemin ilk yarısında yaşamış önemli yazarların yeniliğe ve edebiyata saplantılı aşkları, karanlığa sempatileri, arsızlık sanatında yetkinlik düzeyine ulaşmalarını sağlayan doğal kabiliyetleri ve elbette her birinin özenle muhafaza ederken bir yandan da dehşetle uzak durmaya çalıştığı doppelgänger’ları, […]

Read More

Yazarların en hınzırı: Nihal Yeğinobalı

Nihal Yeğinobalı kendisiyle yıllar önce yaptığım röportajda, “Birçok yazarın, yabancı yazarlardan ‘esinlendiği’ malzemeleri yapıtlarında kendilerininmiş gibi gösteregeldikleri bir ülkede, genç bir yazarın kendi özgün ürününü bir yabancıya mal etme gereği duymasının ardındaki ilginç öyküyü anlatmaya karar verdim,” demişti. Nihal Yeğinobalı deyince akla artık ilk olarak “Genç Kızlar” geliyor. Çünkü Yeğinobalı şahane bir sözde çeviri (pseudo […]

Read More

Faulkner’dan Murakami’ye yazar ritüelleri

Yazarlar alışkanlıklarına bağlı insanlar olmalı. Belki yazabilmelerinin öncelikli sırrı budur, bilmiyorum. Ama işte, edebiyatçılar arasında kendine fazlasıyla hunharca davranan “işkolik” yazarlar da var, yazı masalarının başına âşıklarının yatağından gizlice kaçanlar da. Ne deresiniz, bir göz atalım mı? Gülenay Börekçi “Hazır ol! Az sonra hayal kurmaya başlayacaksın…” Yazarlar alışkanlıklarına bağlı insanlar olmalı. Belki yazabilmelerinin öncelikli sırrı […]

Read More

Yıldız Kenter: “En zor rol, şimdi oynayacağım roldür”

Selim İleri 2005’te Yıldız Kenter’le bir röportaj yapmıştı, biz de bunu Picus dergisinde yayınlamıştık. Sahnelerimizin o en parlak yıldızını bu röportajla anmak istedim ben, yanında en sevdiği dostlarından biriyle… (Bilin isterim, bu zarif röportajın satır aralarında bazıları can yakan, bazıları büyüleyici öyle önemli ayrıntılar var ki. Tek sazıyla nasıl bir orkestra haline geldiğini de anlatıyor, […]

Read More

Yıl 1912… Peter Newell, devrim yapmaya devam ediyor

Geçen sene çok sevdiğim bir kitaptan, Peter Newell’ın imzasını taşıyan 1908 tarihli “The Hole Book”, yani “Delik Kitabı”ndan bahsetmiştim. İsteyen resimlerine baksın, isteyen de bir arşivde rastladığım dijital versiyonunu okusun diye. (Linki buraya bırakayım.) Şimdi Peter Newell’ın 1912 tarihli bir başka kitabını koyayım siteye dedim. Adı, “The Rocket Book”, yani “Roket Kitabı”. İlk kitapta bir silah […]

Read More

En güneşli ütopyanın üzerinde bile baskıcı bir gücün gölgesi hep var

Dünyanın geleceğine dair kurulmuş aydınlık ve karanlık hayallere, ütopyalara ve distopyalara bakıyoruz bu yazıda. Ve görüyoruz ki en güneşli ütopyaların üzerinde bile baskıcı bir gücün, bir çeşit toplum mühendisliği çabasının gölgesi duruyor hep. Bu kitaplarda birilerinin ideali daima ötekilerin yıkımı, bir grubun aydınlığı mutlaka ötekilerin karanlığı oluyor. Kısacası ütopyaların peşindeki ısrarlı yolculuklar mutluluk getirmiyor. Gülenay […]

Read More

A’mâk-ı Hayal yeniden, Burak Dak’ın illüstrasyonlarıyla

“Ben niyet ettim ki bu hayatı; dünyaya niye geldiğimizi, ne olacağımızı, bizi göndereni anlamadan terk etmeyeyim. Ah ne olurdu ki bu suallere ben ispatî veya inkârî birer cevab verebileyim!” Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi, dağılıp parçalanmış bir insanın tasavvufi olgunlaşma hikâyesini çok katmanlı edebi bir biçimle anlatırken okuru hayali ve hakiki yolculuklara çıkarıyor. Tasavvufi, felsefi, sosyal ve […]

Read More

Ağaçlar da güler ağlar, konuşur

Ebru Akkas Kuseyri, “Turuncu Teyze”nin ardından yazdığı ikinci kitapla küçük okurlarının karşısında. Ağaç alfabesi adını taşıyan ve iranlı çizer Vaghar Aghaei’nin resimlediği kitap tekerleme misali oyuncaklı manzum hikayelerden oluşuyor. Bu minik hikayeler hem ağaçların gizli dünyasına dair ipuçları veriyor hem de ahenkle bir araya gelen kafiyeli kelimeleriyle çocuklar için okumayı deneyimini bir oyuna dönüştürüyor. Kuseyri’ye ağaçları konuşturduğu kitabını ve ilham kaynaklarını sordum…

Read More

“Bütün işi gücü yaşamak olan” sincap anneannenin sihirleri

Yasemin Eğinlioğlu, “Sincaplar Ülkesinde Sincap Anneanne” adlı kitabında çocuklara geçmişe dönebilecekleri bir Hatıralar Sineması ile geleceğe gidebilecekleri bir Zaman Makinesi armağan ediyor. Sevmenin, sevilmenin, kendi gibi ve iyi bir insan olmanın yolu önlerinde açılsın diye…

Read More