Egoist okur

“Neden saklayayım, ben düpedüz hazcı bir okurum…”

“Neden saklayayım ki, ben düpedüz hazcı bir okurum. Sevdiğim, tat aldığım şeyleri okumak isterim. Yine de bazen görev okumaları dönemim olur. Bir de inat okumalarım vardır. Sırf inattan Ulysses’i baştan sona okumuşumdur. Tristram Shandy’yi de inat ede ede okudum.”

Read More

“İç sesime sorarsanız, okumak tembellere göre bir şey”

Knausgaard ne okur, ne sever, merak ediyorsanız bu röportaj size göre. Uzun uzun konuşmuş, kendiniz bakın. Ama en sevdiği kitabı buraya alayım bekletmeden. Diyor ki Karl Ove, “‘Savaş ve Barış’ dışında çılgınca bir arzuyla okuyabileceğim başka kitap yok. İlk okuduğumda 12 yaşındayım. Zayıf hafızama şükürler olsun, o sayede her beş yılda bir yeniden okuyorum.” Yazarlar […]

Read More

Sima Özkan’la kitaplar hakkında konuştuk

Sima Özkan’ı çevirmen olarak tanıyoruz. Bugüne dek, Neil Gaiman, Emily Gravett, Isol, Steve Antony, Claire Freedman, Julia Donaldson ve Marion Deuchars yazarların eserlerini aktardı dilimize. Temiz, Bir Daha!, Dinozorlar Don Sever ve tabii sonrasında tüm don severler serisi, Uzay Denen Karanlık, Bob ve Gaga Sanatı çevirilerinden bazıları. Bir de elbette kendi yazdığı kitaplar var. Bunlardan […]

Read More

Ursula K. Le Guin: “Bu yaşımda, yapmadığım hiçbir şey beni utandıramaz”

Son röportajlarından biriyle “Güle güle” diyorum Ursula’ya. İyi ki yazdın, iyi ki okudum seni. Gülenay Börekçi Ursula K. Le Guin: “Bu yaşımda, yapmadığım hiçbir şey beni utandıramaz” Kütüphanesine gizlice süzüldüğümüz yazarlardan biri de “Mülksüzler”, “Yerdeniz Büyücüsü”, “Aya Tırmanmak”, “Lavinia” ve “Dünyaya Orman Denir” adlı kitapların yaratıcısı Ursula K. Le Guin oldu. Onun Neil Gaiman gibi […]

Read More

Zeynep Tuğçe Karadağ ve parçalanmış bir dünya haritası

Şair Zeynep Tuğçe Karadağ‘ın adını Acile Tek Giden çıktığında duydum ilk kez. Oysa tanıyan zaten tanıyor, şiirden anlayanlar ondan epeydir övgüyle söz ediyormuş. Benim bir şeylere, bir yerlere hep geç kaldığım günlerdi. Derken kitabını okudum. Yetmedi, başka ne yazmış merakıyla internete daldım. Bazı dizeleri günlerce dilimden düşmedi. Ve epey sonra, yani geçen hafta ona bir e-posta […]

Read More

Stephen King: “Popüler roman nedir bilmiyordum, kimse anlatmamıştı”

Şu sıralar eskiden kısaltılmış olan romanları yeniden ve bu kez orijinale sadık kalınarak çevrilen ve Altın Kitaplar tarafından yeniden basılan Stephen King, bir vakitler Paris Review dergisine onlarca sayfalık bir röpoortaj vermişti. İşte oradan küçük bir bölüm… Gülenay Börekçi “Çocuktum; popüler roman nedir bilmiyordum, kimse anlatmamıştı ve ne bulursam okuyordum” Yazmaya başladığınızda kaç yaşındaydınız? İster […]

Read More

Neil Gaiman: “Okuduğum hiçbir kitaptan boşanmadım”

“Amerikan Tanrıları”, “Yokyer”, “Coraline”, “Sandman” ve son olarak “Kırılgan Şeyler”le tanıdığımız Neil Gaiman, yaşlandığı için eskisi kadar kitap okuyamadığından yakınıyor hatta anladığım kadarıyla bu konuda epey dertli. Daha doğrusu dertliymiş. Fakat bir arkadaş tavsiyesi üzerine derhal okuma gözlüğü edinmiş, böylece sorun mucize bir hızla çözülmüş. “Benim için atomun parçalanması kadar büyük bir keşif oldu” diyor. […]

Read More

Neslihan Acu: “Severek okuduğum her kitabı ciddiye aldım”

Gazetecilik, köşe yazarlığı, televizyonculuk falan tamam da, Neslihan Acu esas olarak romancı. Hem de yanına başka bir sıfat istemeyecek kadar iyi romancı. Hatırlatmak için, “Meltem K’yı Kim Öldürdü”, “Kadından Donkişot Olmaz”, “Ne Güzel Bir Hiçlikti Aşk”, “Kuzgunun Şarkısı”, “Artık Ayrılsak Diyorum” ve “İyi Tanrının Çocukları”nı sayabilirim. (Yakında müthiş bir sürprizle geliyor, onu da söyleyeyim.) Neslihan’ın […]

Read More

Hakkı Devrim: “Eski kitaplar o kadar çabuk bulunmaz oluyor ki”

Hakkı Devrim vedalaşamadan kaybedilenlerden. Aslında onunla daha ben çocukken bile tanışıyormuşuz ama açıkçası o kısmı çok iyi hatırlamıyorum. Babam anlatmıştı, aynı iş yerinde çalıştıklarında olup bitenleri, bana hediye ettiği masal kitaplarını… Yıllar sonra edebiyat dergisi Picus’u yönetmeye başladığımda onunla bir kütüphane röportajı da yapmıştık. Tanışıklığımız bundan ibaret. Ama severdim, kimi zaman gaddar bulsam da Cihannüma’yı […]

Read More

Tolga Meriç hakkında bildiğim her şey ve birkaç ayrıntı daha

Tolga Meriç, hayattaki en yakın arkadaşlarımdan. Gitmeyeceklerden. Gitse de kalacaklardan. Egoist Okur’daki Hakkında Bildiğim Her Şey köşesinden tanıyorsunuz onu. Bir de tabii Picus döneminden bu yana yaptığı görkemli röportajlarından… Bazılarını burada yeniden yayınlamayı düşünmüyor değilim, röportaj nasıl yapılır, öğrensin herkes diye. Tolga’yı uzun uzun anlatmak istemiyorum size, zaten sevmez kendinden konuşulmasını. Onun parlak zekası, kimi […]

Read More

Ömer Açık: “Bugünlerde Çukurovalı Faulkner okuyorum…”

Arkadaşı Şair Amca’yla meydandaki dut ağacı altında buluşmayı seven Fiko’nun hayallerine giden yol, mor bir kuşaktır. Babasının verdiği üç karış uzunluğundaki kuşağı iki hafta boyunca kaybetmemesi gerekmektedir. İyi de, aklı beş karış havadaki Fiko bu işi başarabilir mi?.. Yaz tatili boyunca süreceği bal rengi bisikletin hayali bir yandan, aileye yeni katılacak bebeğin yarattığı karışık duygular […]

Read More

Can Gürses ve kitapçıda cazibeli karşılaşmalar

Genç arkadaşım Sema Ereren HT Kitap için konuşmuştu Can Gürses’le ve ondan okurlar için kitap tavsiyeleri almıştı. “En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın”, “Kırık Beyaz” ve çocuklar için “İnce ile Uzun” serisinin yazarı olan, zaman zaman da Egoist için Cennet de Cehennem de Bu Ellerde öyküleri kaleme alan Can Gürses‘in cevaplarını ayrıca yayınlamak istedim. Bence […]

Read More

Gökçe Gökçeer’in kitaplarla maceraları

Gökçe Gökçeer, Egoist Okur’un çocuk kitaplarından sorumlu yazarı. Momo’nun Kitap Fabrikası‘nın kurucusu… Tavsiyelerine en değer verdiğim insanlardan. Onu yıllardır başka dergilere, kitap eklerine de yazdığı yazılardan da tanıyoruz aslında. Her zaman o kadar güzel kitaplar seçiyor, o kadar güzel anlatıyor ki onu okurken daha güzel bir dünyanın pekala mümkün olduğu hissine kapılıyorum kendi adıma. O yüzden […]

Read More

“Aslında her kitap hak ettiği yere geliyor, gelecektir”

“Türkiye’de çocukları ve gençleri edebiyatın usta kalemleriyle buluşturan Günışığı Kitaplığı yirminci yılına emin adımlarla yürürken, kitaplığın rafları arasında dolaşan bir Keçi göze çarpıyor. Edebiyat bir havuz problemine nasıl dönüşür? Bir çocuk kitap fuarından ne bekler? İnsan bir kitabı neden yedi defa okusun ki? Kant’ı çocuklara anlatmak mümkün mü? Edebiyat, eğitmek zorunda olmalı mı? Bu yolcu, […]

Read More

Cem Erciyes: “El koyduğum Cevdet Bey ve Oğulları’nı yıllar sonra Orhan Pamuk’a imzalatıp sahibine geri verdim”

Cem Erciyes’i çok uzun süredir tanıyorum. Arkadaşım olmasının hatta çeşitli vesilelerle kısa süreli de olsa birlikte çalışmamızın yanı sıra o aslında benim için “Bay Radikal Kitap”. Tanıştığımızdan bu yana çok şey değişti hayatında; kendi deyişiyle, “Evlendi, biraz kilo aldı, gözlük çerçevelerini değiştirdi…” Ama Radikal Kitap’ı yönetmeye hep devam etti. Gazetede bir sürü farklı işin, Kültür […]

Read More