Egoist okur

AZ SİHİR/ÇOK TER: Marquez’den yazar adaylarına 9 tavsiye

Hukuk ve gazetecilik öğrenimini yazarlık kariyerine odaklanmak için yarım bırakan Marquez, ilk romanı “Yaprak Fırtınası”nı 1952’de yayınladı. 1961’de “Albaya Mektup Yok”, 1962’de “Hanım Ana’nın Cenaze Töreni”ni geldi. Birkaç yıl sonra ise defalarca silip defalarca yeniden yazdığı başyapıtı “Yüzyıllık Yalnızlık”la dünya edebiyatına damgasını vurdu. Sonrasını biliyorsunuz.  Peki şimdi bu büyük edebiyatçıdan yazma üzerine 9 tavsiye okumaya ne dersiniz?  Gülenay […]

Read More

Julio Cortázar: “İnsan yazmak için yaratılmışsa, yazar…”

Latin Amerikalı yazarlar arasında en sevdiğim şüphesiz Julio Cortázar. Aşağıda Seksek, Gözlemevi, Öteki’nin Rüyası, Andres Fava’nın Güncesi gibi kitapların yazarı Cortázar’ın Paris Review dergisine verdiği röportajdan parçalar bulacaksınız. Fantastiğe yakınlığının sebebini, edebiyatın onun için ne zaman bir oyuna dönüştüğünü, nasıl yazdığını, amatör trompetçi olduğuna dair söylentilerin neden kaynaklandığını, hayatla yazmak arasındaki ahengi nasıl kurduğunu, şöhretle nasıl […]

Read More

Jo Nesbo: “Polisiye yazmak, bir çeşit punk rock yapmaktır”

Polisiye edebiyatın yıldız yazarı Jo Nesbø, her yerde çalışabilme yeteneğini ve hikaye anlatmanın neden şarkı yazmaya benzediğini anlattı. Bilmeyenler için açıklayayım: Nesbø 1990’lı yılların başından beri Di Derre adlı bir müzik grubunun üyesi. Ne tarz müzik yaptığını videoda izleyebilirsiniz.  Gülenay Börekçi “Sanki hikaye havada başıboş dolanıyormuş da ben öylece uzanıp onu yakalıyormuşum gibi…” Punk rock, […]

Read More

“Okurken zevkten öleceğim romanı yazmayı düşlüyorum”

The Mysteries Of Pittsburgh, Fountain City ya da Curtis Hanson tarafından sinemaya uyarlanan ve 90’ların en heyecan verici filmlerinden biri olarak hatırlanan Wonder Boys (Bizde gösterime girmedi) adlı kitaplarıyla Amerikan edebiyatının en ilginç isimlerinden biri olarak kendini kabul ettiren Michael Chabon’un en ünlü romanı elbette The Amazing Adventures Of Kavalier & Clay. 1930’larda hayatlarını çizgi […]

Read More

John Green: “Terk edilmiş romanlar bitenlerden daha vaatkâr”

John Green, “Aynı Yıldızın Altında” ve “Kâğıttan Kentler” gibi romanların yazarı. Gençler için yazıyor ve yazdığı her şey çok büyük başarı kazanıyor, sinemaya uyarlanıyor. Peki ama yazmak onun için nasıl bir şey? bu kadar popüler ve başarılı bir yazarın da kafasının karıştığı, konu bulmakta yahut hikâyesini yazmakta zorlandığı oluyor mu? Oluyormuş! Peki nasıl çıkıyormuş işin […]

Read More

Orhan Pamuk’un resim sanatından aldığı 5 ders

Resmetmek ve romancılık acaba hakikaten birbirine çok mu uzak sanatlar? İşte romancı Orhan Pamuk’un ressam Orhan Pamuk’tan -ya da bazı kitaplarında ortaya çıkan alçakgönüllü karakterden ödünç alarak kullandığı mahlası tercih edenler için- Ahmet Işıkçı’dan öğrendikleri… Gülenay Börekçi “Zihnin niyetlenmediği, elin teşebbüs etmediği tesadüfi güzellikler” “Otobiyografik kitabım ‘Istanbul: Hatıralar ve Şehir’de ve daha sonra yazdığım ‘Şeylerin […]

Read More

W.G. Sebald’ın ölmeden 3 gün önce girdiği dersten notlar

“W.G. Sebald, son yaratıcı yazma dersini 2001 sonbaharında Doğu Anglia Üniversitesi’nde vermişti. Edebiyat dünyasında hızla büyük bir ün kazanıyordu, ilk üç kitabı sansasyonel bir başarı elde etmişti, aynı yıl “Austerlitz” yayınlanmıştı. Sınıfta, aralarında David Lambert’la benim de bulunduğum 16 öğrenci vardı. Sebald sessiz, neredeyse utangaçtı, ona “Max” dememizi istedi. Yazdıklarımıza bakarken anekdotlar veriyor, bizi yüreklendiriyordu, […]

Read More

Füsun Çetinel’den yazmak için muhteşem garip nedenler

Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan “Ayasofya Konuştu” için röportaj yaptığımda, çocuklar ve gençler için yazı atölyeleri düzenlediğini anlatmıştı Füsun Çetinel. Etrafta yaratıcı yazma dersi veren çok kişi var ama içimde derslerde ne yaptıklarını izleme isteği uyandıran pek az. Bu bir furya ve geçecek gibi geliyor bana daha çok. Füsun Çetinel içinse böyle düşünmedim, röportajımızda derslerde yapmaya çalıştığı […]

Read More

Neil Gaiman’dan yazar adayına mektup: “DUVAR ÖR!”

“Aklıma geldikçe okulda öğretmedikleri şeylerin listesini yapıyorum. Okulda bir insanı nasıl seveceğinizi öğretmezler. Artık sevmediğiniz birini nasıl terkedeceğinizi, başkalarının zihninden geçenleri okumayı, ölmekte olan birine tam olarak ne söylemek gerektiğini de öğretmezler. Aslında bilmek gereken hiçbir şeyi öğretmezler.” Neil Gaiman’ın yarattığı karakterlerden biri, meşhur çizgi roman “Sandman”de böyle söylüyordu. Gaiman fantastik edebiyat sevenlerin yakından takip […]

Read More

Yazma dersleri + emprovize ütopyalar: CANAVAR OL!

“İnanın, bir tür neo-komünist hücre yaratmanın peşinde değilim. Hakikat komiteleri istemiyorum. Sadece arkadaşlar arasında mini romanlar sel olup aksın istiyorum. Hep birlikte metamfetamin aldığınızda kafalar kıyaklaşır, yahut bazen “Ah, evet, meğer herkesin kendini olaya dahil olmuş hissedip mutlu ayrıldığı türden bir orji de mümkünmüş” dersiniz ya, bütün o endişe ve risk karşılığında ödülünüz işte tam öyle bir şey olacak. Bir tür emprovize ütopya…” “Politics” […]

Read More

Geoff Dyer: “Pişmanlıklarınız olsun. Ateşleyici etkileri vardır; arzuya dönüşürler”

Bizde “Zona”, “İçimdeki Yağmur”, “Bir Hışımla”, “Venedik’te Aşk Varanasi’de Ölüm” adlı kitapları yayınlanan Geoff Dyer’a “İngiliz edebiyatının yaşayan en orijinal yazarı” deniyor. Açıkçası “en”lerle pek ilgilenmiyorum ama Dyer’ın yazdıklarının şahane buluyorum. Kendisi 2012’de bir dönem, bir ara uzun uzun anlatmak istediğim Iowa Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık Okulu’nda konuk öğretmen olarak ders vermiş. Burada ondan yazarlık dersi […]

Read More

Lorrie Moore: “Yazmak için size biraz nezaketsizlik gerek”

Çağdaş edebiyatın “feminen” seslerinden Lorrie Moore’un son öykü kitabı “Havlama”, Cem Alpan çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı. Moore öykülerinde ikili ilişkileri, yola devam etmeyi güçleştiren kaygıları, karşılık bulmayan arzuları, hayat karartan travmaları anlatıyor. Çoğunlukla melankolik ve kederli öyküler ama ruhunuzu kasvet sarmıyor, çünkü Moore’un üslubu cesur ve komik aynı zamanda. Biraz da haşin. “Havlama”dan sonra yazarın […]

Read More

Bella Andre: “Yazmak için BEYAZ GÜRÜLTÜ’den uzak dur”

Yıllarca Crosby Stills, Nash & Young gibi grupların, Santana ve Jewel gibi müzisyenlerin vokalistliğini de yapan besteci, söz yazarı ve şarkıcı, Bella Andre bugün yazdığı aşk romanlarıyla tanınıyor. Kitaplarının her biri milyonlarca satıyor. Üstelik büyük yayıncılardan biriyle çalışmak yerine kendi yayınevini kurmuş ve böylece ülkesinin önde gelen bağımsız yayıncılarından biri olmuş. Ondan edebiyat sırlarını değil ama […]

Read More

Sarah Jio: “Seni korkutan şey neyse, onu yaz!”

Sarah Jio, “Mart Menekşeleri”, “Böğürtlen Kışı” gibi çiçekli, meyveli isimleri ve naif kapak illüstrasyonlarıyla dikkat çeken romanlarında çok uzun zaman önce yaşanmış bir aşk hikayesini alıyor ve onu günümüzde, genellikle de doğup büyüdüğü yer olan Seattle’da geçen bir hikayeye paralel anlatıyor. Jio’nun sırrını, neden bu kadar okunduğunu merak etmiyor değilim. Ondan bir yazma dersi okumaya ne […]

Read More

Dave Eggers: “Şu kahrolası kitabı yaz; dünya seni bekliyor!”

Öğretmen bir anne babanın oğlu olan büyük Amerikalı yazar Dave Eggers, kendi hayatından yola çıkarak yazdığı Müthiş Bir Dahiden Hazin Bir Eser adlı romanıyla Pulitzer’e aday olmuştu. Ne Nedir, Vahşi Şeyler, Hızımızı Tadacaksınız öteki önemli eserleri. (Hepsi Siren Yayınları’ndan çıktı.) Eggers, yazarlık dışında editörlük, dergicilik ve yayıncılık da yapıyor.  Ve en önemlisi o, bir öğretmen. Kurduğu Valencia […]

Read More