Posted by gülenay börekçi on March 17, 2018 · Leave a Comment
The Mysteries Of Pittsburgh, Fountain City ya da Curtis Hanson tarafından sinemaya uyarlanan ve 90’ların en heyecan verici filmlerinden biri olarak hatırlanan Wonder Boys (Bizde gösterime girmedi) adlı kitaplarıyla Amerikan edebiyatının en ilginç isimlerinden biri olarak kendini kabul ettiren Michael Chabon’un en ünlü romanı elbette The Amazing Adventures Of Kavalier & Clay. 1930’larda hayatlarını çizgi […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on October 13, 2017 · 1 Comment
Biri istiridyesiz yazamıyor, diğeri fıstıksız düşünemiyor. Zihnini koyunun koyusu kahveyle açan da var, elma sirkesiyle açan da… Peki ya koegzistans? İşte edebiyatçıların yazma rutinleri… Edebiyatçıların vazgeçemedikleri alışkanlıkları Yazarların yaratma süreci esnasında vazgeçemedikleri alışkanlıkları var. Mesela Walt Whitman güne istridye ve etle başlamazsa iyi yazamıyormuş, Gustave Flaubert ise yumurtalı, sebzeli, peynirli ve meyveli hafif bir kahvaltının […]
Read More
John Green, “Aynı Yıldızın Altında” ve “Kâğıttan Kentler” gibi romanların yazarı. Gençler için yazıyor ve yazdığı her şey çok büyük başarı kazanıyor, sinemaya uyarlanıyor. Peki ama yazmak onun için nasıl bir şey? bu kadar popüler ve başarılı bir yazarın da kafasının karıştığı, konu bulmakta yahut hikâyesini yazmakta zorlandığı oluyor mu? Oluyormuş! Peki nasıl çıkıyormuş işin […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on March 12, 2016 · Leave a Comment
Resmetmek ve romancılık acaba hakikaten birbirine çok mu uzak sanatlar? İşte romancı Orhan Pamuk’un ressam Orhan Pamuk’tan -ya da bazı kitaplarında ortaya çıkan alçakgönüllü karakterden ödünç alarak kullandığı mahlası tercih edenler için- Ahmet Işıkçı’dan öğrendikleri… Gülenay Börekçi “Zihnin niyetlenmediği, elin teşebbüs etmediği tesadüfi güzellikler” “Otobiyografik kitabım ‘Istanbul: Hatıralar ve Şehir’de ve daha sonra yazdığım ‘Şeylerin […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on February 17, 2016 · Leave a Comment
“W.G. Sebald, son yaratıcı yazma dersini 2001 sonbaharında Doğu Anglia Üniversitesi’nde vermişti. Edebiyat dünyasında hızla büyük bir ün kazanıyordu, ilk üç kitabı sansasyonel bir başarı elde etmişti, aynı yıl “Austerlitz” yayınlanmıştı. Sınıfta, aralarında David Lambert’la benim de bulunduğum 16 öğrenci vardı. Sebald sessiz, neredeyse utangaçtı, ona “Max” dememizi istedi. Yazdıklarımıza bakarken anekdotlar veriyor, bizi yüreklendiriyordu, […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on February 9, 2016 · 4 Comments
Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan “Ayasofya Konuştu” için röportaj yaptığımda, çocuklar ve gençler için yazı atölyeleri düzenlediğini anlatmıştı Füsun Çetinel. Etrafta yaratıcı yazma dersi veren çok kişi var ama içimde derslerde ne yaptıklarını izleme isteği uyandıran pek az. Bu bir furya ve geçecek gibi geliyor bana daha çok. Füsun Çetinel içinse böyle düşünmedim, röportajımızda derslerde yapmaya çalıştığı […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on January 24, 2016 · Leave a Comment
Neil Gaiman’ın sihirli çizgi roman dizisi Sandman’de bir karakter şöyle yazıyor günlüğüne: “Aklıma geldikçe okulda öğretmedikleri şeylerin listesini yapıyorum. Okulda bir insanı nasıl seveceğinizi öğretmezler. Artık sevmediğiniz birini nasıl terkedeceğinizi, başkalarının zihninden geçenleri okumayı, ölmekte olan birine tam olarak ne söylemek gerektiğini de öğretmezler. Aslında bilmek gereken hiçbir şeyi öğretmezler.” Öğrenemezsiniz, evet. Sevdiğiniz birini incittiğinizde […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on January 24, 2016 · Leave a Comment
“İnanın, bir tür neo-komünist hücre yaratmanın peşinde değilim. Hakikat komiteleri istemiyorum. Sadece arkadaşlar arasında mini romanlar sel olup aksın istiyorum. Hep birlikte metamfetamin aldığınızda kafalar kıyaklaşır, yahut bazen “Ah, evet, meğer herkesin kendini olaya dahil olmuş hissedip mutlu ayrıldığı türden bir orji de mümkünmüş” dersiniz ya, bütün o endişe ve risk karşılığında ödülünüz işte tam öyle bir şey olacak. Bir tür emprovize ütopya…” “Politics” […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on January 24, 2016 · Leave a Comment
Bizde “Zona”, “İçimdeki Yağmur”, “Bir Hışımla”, “Venedik’te Aşk Varanasi’de Ölüm” adlı kitapları yayınlanan Geoff Dyer’a “İngiliz edebiyatının yaşayan en orijinal yazarı” deniyor. Açıkçası “en”lerle pek ilgilenmiyorum ama Dyer’ın yazdıklarının şahane buluyorum. Kendisi 2012’de bir dönem, bir ara uzun uzun anlatmak istediğim Iowa Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık Okulu’nda konuk öğretmen olarak ders vermiş. Burada ondan yazarlık dersi […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on January 23, 2016 · Leave a Comment
Çağdaş edebiyatın “feminen” seslerinden Lorrie Moore’un son öykü kitabı “Havlama”, Cem Alpan çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı. Moore öykülerinde ikili ilişkileri, yola devam etmeyi güçleştiren kaygıları, karşılık bulmayan arzuları, hayat karartan travmaları anlatıyor. Çoğunlukla melankolik ve kederli öyküler ama ruhunuzu kasvet sarmıyor, çünkü Moore’un üslubu cesur ve komik aynı zamanda. Biraz da haşin. “Havlama”dan sonra yazarın […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 20, 2015 · Leave a Comment
Yıllarca Crosby Stills, Nash & Young gibi grupların, Santana ve Jewel gibi müzisyenlerin vokalistliğini de yapan besteci, söz yazarı ve şarkıcı, Bella Andre bugün yazdığı aşk romanlarıyla tanınıyor. Kitaplarının her biri milyonlarca satıyor. Üstelik büyük yayıncılardan biriyle çalışmak yerine kendi yayınevini kurmuş ve böylece ülkesinin önde gelen bağımsız yayıncılarından biri olmuş. Ondan edebiyat sırlarını değil ama […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 9, 2015 · Leave a Comment
Francis Ford Coppola’dan yazarlık dersi almak ister misiniz? İşte ayrıntılar… Francis Ford Coppola’nın evinde yazarlık dersi Zoetrope, “Kıyamet” ve “Baba” filmlerinin efsane yönetmeni Francis Ford Coppola’nın film şirketi. Yönetmen birkaç yıldır sinema dışında işlere de zaman ayırıyordu. Bunlardan biri şarap üreticiliği, ikincisi ve asıl önemlisi ise edebiyat dergiciliğiydi… Sadece öykü yayınlayan ve çok satan All-Story […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 18, 2015 · Leave a Comment
Sarah Jio, “Mart Menekşeleri”, “Böğürtlen Kışı” gibi çiçekli, meyveli isimleri ve naif kapak illüstrasyonlarıyla dikkat çeken romanlarında çok uzun zaman önce yaşanmış bir aşk hikayesini alıyor ve onu günümüzde, genellikle de doğup büyüdüğü yer olan Seattle’da geçen bir hikayeye paralel anlatıyor. Jio’nun sırrını, neden bu kadar okunduğunu merak etmiyor değilim. Ondan bir yazma dersi okumaya ne […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on January 4, 2015 · Leave a Comment
Öğretmen bir anne babanın oğlu olan büyük Amerikalı yazar Dave Eggers, kendi hayatından yola çıkarak yazdığı Müthiş Bir Dahiden Hazin Bir Eser adlı romanıyla Pulitzer’e aday olmuştu. Ne Nedir, Vahşi Şeyler, Hızımızı Tadacaksınız öteki önemli eserleri. (Hepsi Siren Yayınları’ndan çıktı.) Eggers, yazarlık dışında editörlük, dergicilik ve yayıncılık da yapıyor. Ve en önemlisi o, bir öğretmen. Kurduğu Valencia […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 13, 2014 · Leave a Comment
Tanıdığım en zeki ve yetenekli yazarlardan biri olan ve sıklıkla “Keşke daha çok yazsa” dediğim çok sevgili arkadaşım Tuna Kiremitçi’den Egoist Okur’un Yaratıcı Yazarlık Dersleri bölümüne bir yazı, ne bileyim işte, bir nevi şahsi yazarlık sırlarını isteyeli bir ay oluyor. Bir sohbetimizde öyle enfes şeyler anlattı ki “Bunları hemen yazıp bana ver, başkaları, yazmak isteyenler […]
Read More