Hikmet Hükümenoğlu: Defter, çalışma masası, Hellboy ve diğer mühim şeyler
“Roman yazarken, daha doğrusu herhangi bir şey yazarken, defterlerle çarpık bir ilişkim var. Elimde kalem, önümde boş bir sayfa olunca kafam daha iyi çalışıyor, o yüzden defter tutmayı seviyorum. Ayrıca fiziksel olarak defterleri ve kalemleri seviyorum, yazı yazma sevgisini onlardan ayrı tutmam imkansız.” “Buraya kadar gayet normal. Normal olmayan tarafı defterlerimi okumaktan karabasanlardan kaçar gibi […]
Read MoreAudrey Niffenegger: “Lütfen şenliği yarıda kesip milletin tadını kaçırmayın”
“Esas soru şu: Neden böyle oluyor? Neden biliyor musunuz arkadaşlar, çünkü bu iş müthiş eğlenceli. Tamamen hayalinizin ürünü birtakım karakterler yaratıyor ve onlara içinde yaşasınlar diye bir dünya veriyorsunuz. Sadece sizin zihninizde yaşamalarına rağmen bir süre sonra onların arkadaşlıklarından felaket hoşlandığınızı da fark ediyorsunuz. Sonra aniden zihninizin içinde bir şenlik başlıyor. (Hani şu eski Talking […]
Read MorePeter Straub’dan özel ders: “Yazmak gerçekliği icat etmektir!”
Ünlü müzisyen Nick Cave’in bile hayranlık ifadesi olarak iki şarkısını ithaf ettiği korku romanları yazarı Peter Straub aşağıda genç hayranı ve meslektaşı Christopher Morris’e içini döküyor, yazmaya ilişkin tavsiyelerde bulunuyor. Daha doğrusu Morris ona bir mektup yazıp yazarlıkla ilgili kafasını karıştıran birkaç soruyu cevaplayıp cevaplayamayacağını soruyor, o da üşenmeyip cevaplıyor. Hatta sonra hem Morris’in mektubunu, […]
Read MoreHikmet Hükümenoğlu: Yüzme dersleri
Norveçli bilim adamlarından roman sanatına dair ne öğrenebilir insan? O olmaz belki ama içindeki yaratıcı motivasyona dair bir şeyler öğrenebilir. Psikopatlık testini hevesle hem de gözlerinizin önünde yapan ben bu noktada biraz duruyor ve Norveçli bilim adamlarının yaratıcılık testini şimdilik es geçiyorum. Korkağım çünkü, tırsıyorum gerçekleri göreceğim ve muhtemelen o gerçekler hoşuma gitmeyecek diye… Zen […]
Read MoreHikmet Hükümenoğlu: Zen ve romana başlama sanatı
Biliyorsunuz, Egoist Okur’da ilk günden bu yana Yazma Dersleri diye bir bölüm var. Bazen ciddi ciddi kafa ütüleyen, mesela karakter nasıl yaratılır, hikaye nasıl kurgulanır türünden pek hoşlanmadığım dersler de oluyor ama çoğunlukla okumaktan zevk aldığım yazılara yer vermeye çalışıyorum. Bir de teorim var bu konuda; hakikaten iyi yazarlar bu tip dersleri de lezzetli bir […]
Read MoreLeyla Erbil ve Sait Faik’le bir gün
Yıllar önce Murat Gülsoy’un yaratıcı yazarlık atölyelerinden birine gitmiştim. Ama acayip bir gidiş olmuştu, bir kere sanıyorum gelmiş geçmiş en devamsız öğrencisi bendim. Daha da beteri atölyeye kendi adımla yazılmıştım ama ilk ders başladığında aniden adımı değiştirmeye ve Gaye Birsam olmaya karar vermiştim. Tamam, lütfen bir şey demeyin. Yaptığımın çok kötü olduğunu biliyorum. Her neyse, […]
Read MoreChuck Palahniuk’tan 13 tavsiye
Hiç hesapta olmayan çeşitli rastlantılar sonucu Egoist Okur, Chuck Palahniuk seven bir site haline geldi. Arkadaşım Samed Karagöz de tutup Palahniuk’un yazar adaylarına tavsiyelerini gönderince, Chuck-Palahniuk-seven-site imajımız iyice kuvvetlendi. Bir sakıncası yok aslında, Egoist de ben de halimizden gayet memnunuz… İşe yarayıp yaramayacaklarını bilmiyorum, ama Chuck P.’nin tavsiyelerini okumak eğlenceli… Dahası bir gerçeği açıkça ortaya […]
Read Moreİnci Aral: “Yazar kadın cesur, vahşi ve yırtıcı olmalı”
Yazma Büyüsü adlı bir kitabı da bulunan İnci Aral, Seferihisar Edebiyat Günleri’nde bütün bir sabahı ve öğleden sonrayı kapsayan bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Yola çıkış noktası ilk romanı Ölü Erkek Kuşlar’dı. Aral önce yoğun bir öykü yazarlığı tecrübesinin ardından romana geçmiş ve doğal olarak bunun zorluklarını yaşamıştı. Yazarın “Şimdi olsa yayınlamadan önce 100 sayfasını çıkarırdım” […]
Read MoreMario Levi: “Yazar olmak istiyorsanız, katil olmayı göze alacaksınız!”
Türkiye’nin ilk yavaş şehri yani cittaslow’u olarak kalbimizde ayrı bir yer edinen salyangoz simgeli güzel şehirde, yani Sefirihisar’da geçen yıl bir edebiyat festivali düzenlenmiş, yazarlar, şairler 1 hafta boyunca katılımcılara yazma dersleri vermişti. Mario Levi’nin atölyesi en ilham verici olanlardan biriydi. Levi bize “nasıl katil olunacağını” anlatmıştı. Kulağa korkutucu geliyor biliyorum ama değil aslında! Zor belki, […]
Read MoreCamilla Läckberg’den Polisiye Okulu
Buz Prenses’in yazarı Camilla Läckberg’le röportaj yapmak için gittiğim Stockholm’de, onun aynı zamanda bir yaratıcı yazarlık hocası olduğunu öğrendim. Hatta Camilla yıllar önce bu sebeple İstanbul’a bile gelmiş. Şöyle ki; İsveç’teki bir yazarlık kursu öğrencilerini zaman zaman başka ülkelere de götürüyormuş. Farklı yerler görüp farklı insanlar tanısınlar, ufukları açılsın diye… Kursun öğretmenlerinden olan Camilla da […]
Read MoreStephen King’den yazar adaylarına 7 tavsiye
Yazmak Üzerine adlı bir kitabı da olan ünlü korku ve gerilim romanları yazarı Stephen King’in, yazar adaylarına birkaç tavsiyesi var… Stephen King’den yazar adaylarına 7 tavsiye 1. Olay örgüsünü, hikayenin başladığı ana nasıl gelindiğini bir kenara bırakıp duruma odaklanın. 2. Metaforlara özen göserin. Benzetmeye yapmaya uğraşırken, inandırıcı olamazsanız, komik olursunuz. Dil oyunlarından elbette yararlanın ama […]
Read MoreBüyük ustalardan yazar adaylarına tüyolar
Ernest Hemingway, yazar adayları için en iyi egzersizin gidip kendilerini tavana asmaları olduğunu söylüyor. “Kadınlara elinizin tersini göstermelisiniz. O zaman belki önünüzde sürünürler” diyen “maço” William Faulkner başarıyı kadınlara benzetiyor. Truman Copete yazarın üslubunun göz rengi gibi doğuştan belirlendiğine, yani değiştirilemeyeceğine inanıyor. Stephen King, bütün romanlarının aynalarımızdaki çatlaklardan faydalanılarak yazıldıklarını itiraf ediyor. İşte Paris Review […]
Read More










