Posted by gülenay börekçi on September 7, 2016 · Leave a Comment
Bu yazının konusu, sanıldığından çok daha politik bir yazar olan, mesela sosyal medyada islamofobiye karşı bir ara epey kararlılıkla mücadele veren J.K. Rowling’in Harry Potter’larındaki alt metinler… Ayrıntılar sizi çok şaşırtabilir. Harry Potter romanlarında bile siyaset oyunları oynanıyor ve kötülük her yerde aynı İnsanlığın bilmediği, şahit olmadığı bir hayat biçimi ya da sistemi hayal edecek […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on July 17, 2016 · 1 Comment
“Shakespeare Müslüman’mış, gerçek adı da şeyh Pir’miş.” Haydaaa! Ortalık birbirine girdi tabii. Bana gelince, Shakespeare hakkında o kadar çok söylenti işitmiştim ki, şaşırmadım.Yine de işin aslını astarını araştırmayı ihmal etmedim tabii… Burada bazı Shakespeare’lerin hikayesini bulacaksınız: Müslüman Shakespeare, Kraliçe Shakespeare, Hırsız Shakespeare, Kasap Shakespeare, Casus ve Anarşist Shakespeare, Çapkın Shakespeare, Ayyaş Shakespeare… Şahsi fikrim, hiçbiri […]
Read More
Tahereh Mafi ve Ransom Riggs ikilisinden epeydir söz etmek istiyordum. Ünlü yönetmen Tim Burton’ın, Riggs’in romanından uyarladığı “Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları”nın fragmanlarının dönmeye başlaması vesile oldu. Tabii serinin İthaki etiketli devam kitaplarının yayınlanması da… Acayip fotoğraflar ve tuhaf çocukların yazarı Ransom Riggs’le röportaj Ransom Riggs + Tahereh Mafi: Fantastik edebiyatın iki süperstarı Fantastik edebiyatın son […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 12, 2016 · 1 Comment
Yayın dünyasının birkaç yıldır yeni bir fenomeni var: Norveçli Karl Ove Knausgaard… Yazarın, 4000 sayfalık “Kavgam” adlı romanının ikinci cildi “Âşık Bir Adam” çıktı. Peki ama Knausgaard neden bu kadar büyük ün kazandı. Doğrudan kendi hayatından yola çıkarak yazan ilk yazar o muydu, yoksa bunu daha önce başkaları da yapmış mıydı? Knausgaard röportajı: “Hayatı kitaplar […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 10, 2016 · Leave a Comment
William Goldman’ın aynı adlı romanından uyarlanan filmi “Princess Bride”, Westley adlı bir genç adamın, büyük aşkı Prenses Buttercup’ı bulma macerasını anlatıyor. Westley, prensesini ararken bin türlü belayı atlatıyor, defalarca vuruluyor, yaralanıyor hatta bir keresinde ölüyor ve “sihir yardımıyla” diriltiliyor. Masal bu ya; sonunda da aşkına kavuşuyor. Gelin görün ki o zorlu yolculuktan geriye birkaç küçük […]
Read More
“Biliyoruz ki aşırı düşünmek zevki azaltır ve sürekli mutluluğu kovalamak insanı pekala mutsuz edebilir. Tıpkı bunun gibi, tadı güzel mi, değil mi diye gereğinden uzun düşünürsek şaraptan aldığımız zevk de başka bir şeye dönüşmez mi?” Açıkçası, sırf bu sorudan ötürü, ben şarabın da felsefesi olduğuna ikna oldum. Başlığa bakıp “Iyy!”, üstteki alıntıya bakıp şarap… Yok, […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on May 3, 2016 · 4 Comments
Bir roman… Susan Sontag’ın bir sahafta bulduğu unutulmuş başyapıt, bir mücevher. Ve bir film… Neredeyse aynı tarihlerde aynı kitapçıda geçen ama yarım kalmaya mukadder bir aşkı anlatan bir başka kitap. Aslında bu ikincisine aşk denir mi, bilemiyorum, gerçek hayatta birbirini hiç görmemiş iki insanın arasındaki derin dostluk belki. Ama yok, aşk bence. Hem de çok […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 12, 2016 · Leave a Comment
İstanbul’un en güzel, köklü tarihiyle en etkileyici semtlerinden biri olan Üsküdar, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da şairlere ilham veriyor. II. Uluslararası Üsküdar Şiir Festivali sebebiyle, 15 ülkeden 33 şair, 16 Nisan’a kadar Üsküdar’da buluşuyor, şiirden, edebiyattan, hayattan konuşuyor… İşte şiiri, heyecanı ve İrlandalı ünlü şair ve romancı Nick Laird’in de aralarında bulunduğu özel […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on March 28, 2016 · 6 Comments
Kütüphane Haftası’nın en çok okunan kitabı olmuş “Kürk Mantolu Madonna”.Çok güzel haber, sevineceğiz elbette. Ama Madonna’nın sırrının ne olduğunu merak da edeceğiz, sorular soracağız… Sabahattin Ali’nin diğer romanları, mesela bir “Kuyucaklı Yusuf” ya da “İçimizdeki Şeytan” neden aynı ilgiyi görmüyor? Genç okurlar bu tuhaf ve hazin aşk hikayesinde tam olarak ne buluyor? 28 adındaki genç […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on March 12, 2016 · 15 Comments
“Küçük yaşta yazarlığa, 59 yaşında mezarlığa adım attı. Dalgalarla sörf yapıp, nehir bile denmeyecek bir kaşık suda boğuldu. Bilinç akışı mı, nehir akışı mı? Odalarda ışıksızdı. Paranoyaklığı zaten Shakespeare’in olmayan kız kardeşi üzerine saatlerce konuşmasından belliydi. Geri gelir mi? Gelirse gelsin, kim korkar bakire kurttan? Bkz: Nicole Kidman.” 5 Çayı’nda Tolga Meriç’le bu hafta yukarıda […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on March 3, 2016 · Leave a Comment
Tarihin savaşlardan, devrimlerden ve büyük ihanet ve kahramanlık hikâyelerinden ibaret olduğunu düşünüyorsanız, size Karen Dolby’nin “Bir Nefeste Cinsellik Tarihi” adlı kitabını tavsiye ederim. Geçmişin çeşitliliği ve yaratıcılığı hayret verici Kelli felli mizah yazarı Mark Twain’in “1601” adında erotizm sınırlarını aşan bir roman yazdığını biliyor muydunuz? Kraliçe II. Elizabeth’in nedimelerinden birinin ağzından günlük formunda yazılmış bir […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on March 1, 2016 · Leave a Comment
Güzel aşk romanları başka dünyalardan gelen benzer ruhların buluşmasıdır. Satürn’den, Plüton’dan değil, zengin-yoksul, güzel-çirkin, iyi-kötü, genç-yaşlı, Doğulu-Batılı, ne bileyim, yeraltı-yer üstü gibi farklılıklardan bahsediyorum. Klişeleri arttırabilir, işin içine orijinal buluşlar da katabilirsiniz ama değişen bir şey olmaz. Romanlarda âşıklar hep “uzaklardan” bulur birbirlerini. “Çalıkuşu” Feride ile sinir kuzeni Kâmran gibi aynı evde büyümüş olsalar bile… […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on February 21, 2016 · Leave a Comment
Arkadaşım Tolga Meriç’le genellikle hafta sonları buluşup çay içiyor, arada da en çok edebiyat konuşuyoruz. Çok yazı malzemesi çıkıyor ama mahalle baskısı mı demeli, otosansür mü bilmem, nedense yazmayı ihmal ediyoruz. Tehlikeli sulara girdiğimiz de oluyor… Dün bir karar aldık ve ne çıkarsa diyerek kayıt cihazını çalıştırdık. Son günlerin pek popüler Barış Bıçakçı eleştirilerinden başladık, […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on February 21, 2016 · Leave a Comment
“Küçümseme”, İtalyan edebiyatının önemli yazarlarından Alberto Moravia’nın aşk, evlilik, sadakat gibi kavramları sorguladığı ve bize buzdağının görmediğimiz, görmemeyi tercih ettiğimiz kısımlarını göstermeyi denediği bir saplantı, delilik ve yalnızlık hikâyesi. Modernizme, II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’sının değişen değerlerine, günümüzde kadınla erkek arasında yaşanan derin iletişimsizliğe, en önemlisi sorguladıkça gerçeklerden uzaklaşan şüpheci entelektüele yönelik bir eleştiri ayrıca. […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on February 20, 2016 · Leave a Comment
“Umberto Eco ölmüş. Ben buna hiç hazır değildim. (‘Bir sınırımız var, pek heves kırıcı, küçük düşürücü bir sınır: Ölüm’ demişti.)” diye yazdım Twitter’da. Ama hazırmış aslında, İstanbul’da Orhan Pamuk’la söyleşisinde açıklamıştı bunu: “İnsanların yüzde 100’ü değil belki ama yüzde 50’si aptal olduğuna göre, ben de ölmeye hazırım.” Çok önemli bir edebiyatçı, çok önemli bir araştırmacıydı. […]
Read More