Egoist okur

Murakami’den bir aşk öyküsü: Yüzde 100 Kusursuz Kız

Sokakta hayatının aşkına rastlayan bir adamın zihninden geçenler ve sonrası… Aşk üzerine, cesaret üzerine, hayat üzerine bir öykü. Okumalısınız, çünkü çok güzel. Ayrıca ünlü romanı 1Q84’ün bu öyküden çıktığını yazarın kendi söylüyor. Güzel Bir Nisan Sabahı Yüzde 100 Kusursuz Kıza Rastlamak üzerine Güzel bir nisan sabahı, Tokyo’nun işlek Harujuku mahallesindeki dar bir sokakta, yüzde 100 […]

Read More

Asil Türkan, hafifmeşrep Müjde, elmasları seven Ajda

Bu ülkede yayıncıların nedense pek ilgi göstermediği biriciğim Erica Jong’un kitaplarına yeniden daldığım şu günlerde aklıma geldi bu konu. Jong romanlarına gerçek hayattan tanıdığı kişileri; yazarları, şairleri, aktrisleri, yönetmenleri konuk ediyor sık sık ve onların kırılabileceklerine, incinebileceklerine aldırmadan yazıyor. Bazılarını gerçek adlarıyla, bazılarını takma isimlerle anlatıyor. Çok da tepki alıyor bunu yaptığı için. Daha doğrusu […]

Read More

Anna Karenina’nın bıyıkları: OKURKEN NE GÖRÜRÜZ

Tabii okurken gördüklerimiz kadar görmediklerimizi de hesaba katmalıyız. “Yazarlar deneyim küratörleridir. Dünyanın gürültüsünü filtreden geçirir ve bu gürültüden en saf sembolü bulup çıkarırlar. Tek fark, bunu kitap formunda yapmalarıdır,” diyen bir dahi tasarımcıdan okurken gördüklerimiz üzerine harikulade bir kitap… Huzurlarınızda Peter Mendelsund ve Metis Yayınları’ndan çıkan şahane kitabı “Okurken Ne Görürüz”… Kitap kapaklarından okura göz […]

Read More

Dünyayı değiştiren birkaç özel kedi

Kediler için ‘nankör’ diyenlere sakın inanmayın. ‘Gamsız’ diyenlere ara sıra inanabilirsiniz. Zira dünya kedilerin çevresinde döner ve tabaklarında yiyecek, kutularında temiz kum olduğu ve tabii ki sevilip okşandıkları müddetçe başkalarının ne yaptığını, ne dediğini, ne düşündüğünü pek umursamazlar. Buna rağmen bilim insanları, sanatçılar, adli tıpçılar hatta devlet başkanları… Kedilerin büyüsüne kapılmayan mühim şahıs adeta yok […]

Read More

Binalar insanları mutlu eder mi?

“Bir eve ‘güzel’ dediğimizde, aslında onun bize önerdiği yaşam tarzını sevdiğimizi söylemek istiyoruz” diyor Alain de Botton. “Büyü gibi. Beğendiğiniz ev bir ev değil de insan olsa, tanımak isteyeceğimiz türden bir insan olurdu. Yine de mimari tek başına kimseyi mutlu biri haline getiremez. Etkisi hava durumuyla karşılaştırılabilir ancak. Güneşli, güzel bir gün, zihinsel durumunuzu olumlu […]

Read More

50 parlak mimarlık fikri

En büyük tutkusu mimarlık olan İngiliz yönetmen Peter Greenaway’le 1990’ların sonunda bir röportaj yapmıştım. Sanırım “The Belly of an Architect” filmini gecikmeli bir şekilde seyrettiğim zamanlardı. Mimarinin niçin en üstün sanat dalı olduğunu şöyle anlatmıştı: “Sizi rahatsız eden bir müziğe katlanmak zorunda değilsiniz. Ya o müziğin işitildiği mekândan çıkıp gidersiniz ya da sesini kısarsınız. Aynısı […]

Read More

Picasso’nun boğaları + kadınları

20’inci yüzyıl sanatının en büyük temsilcisi ressam, heykeltıraş, taşbaskı ve seramik ustası Pablo Picasso’nun eserleri, şehrin yeni simgelerinden biri olmaya şimdiden aday gösterilen Antalya Kültür Sanat’ta sergilenmeye başladı. Picasso Vakfı ile Picasso Evi Müzesi Koleksiyonu’ndan derlenen gravür ve seramiklerden eserlerden oluşan “Picasso: Kadın ve Boğa” sergisini 28 Şubat’a kadar gezebilirsiniz… Picasso Antalya Kültür Sanat’ta 20’inci […]

Read More

UYKU: Murakami’nin “Anna Karenina”sı

Alman yönetmen Rainer Werner Fassbinder, “Ölüler uyuyamaz” diye şahane bir söz sarf etmiş. Hayranlarını her sene sükûtu hayale uğratan ve besbelli ilelebet “Gönüllerin Nobellisi” kalacak Haruki Murakami de onun gibi düşünüyor olmalı. Kat Menschik’in gece mavisi mürekkeple hazırladığı muazzam illüstrasyonlar eşliğinde yayınlanan nefis -ve korkunç- novella’sındaki yorgun anlatıcıyla tanıştığınızda, siz de anlayacaksınız: Uykusuzluk denen şey, […]

Read More

Huzurlarınızda dünyanın EN TUHAF kitapları

Deli işi kitaplar sırf bizde çıkıyor sanmayın. Dünyanın en tuhaf isimli kitaplarına verilen pek şenlikli bir yarışma size bir fikir verebilir. Ben de tuhaf kitaplar okumak istiyorum… İngiltere’de çıkan kitap dergisi The Bookseller’ın geleneksel bir ödülü var. The Bookseller, 1978’den beri her yıl en tuhaf isimli kitaba ödül veriyor. Derginin editörlerinden Bruce Robertson, 78’de Frankfurt […]

Read More

Shakespeare hakkında bilmek istediğiniz her şey

Üniversitede upuzun iki yılımı hem de Akşit Göktürk gibi mükemmel bir hocayla çalışarak Shakespeare’e verdiğim halde, her seferinde dünyanın bu en büyük şairi ve oyun yazarı hakkında yeni şeyler öğrenebildiğimi fark ederek şaşırıyorum. O yüzden Alfa Yayınları etiketiyle çıkan “Shakespeare Kitabı”nı görür görmez atlayıp sayfalarını karıştırmaya başladım; içindeki fotoğraflara baktım, şurasını burasını okudum ve “Tamam” […]

Read More

Nobel ödüllü Svetlana Aleksiyeviç: “Şefkat taraf tutmaz…”

Belaruslu yazar Svetlana Aleksiyeviç’in 2015 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması ayrıca ele alınmayı hak ediyor. Zira çoğumuz onun adını Nobel’le birlikte ilk kez duymuş ve şaşırmıştık, dolayısıyla gönül rahatlığıyla “Putin mutlu olmuş mudur acaba?” diye merak edebilirdik. (Vladimir Putin, Rus edebiyatının “dünyadaki saygınlık ve etkisini arttırmak için” elinden geleni yapacakmış ya, o bakımdan.) Ama yok, Aleksiyeviç’in […]

Read More

“Rus edebiyatı öldü mü”

Başlık bana ait değil, Foreign Policy dergisinden. Geçen yılın başlarında yayınlanmış bir yazıdan. 2015 Nobel Edebiyat Ödülü hiç beklenmeyen birine, “gazeteci kitapları” yazan Belaruslu Svetlana Aleksiyeviç’e gidince bu eski tartışma alevlendi tabii. Gerçekten ben de merak diyorum: Bana ve tüm edebiyat severlere muhteşem okuma deneyimleri yaşatan Rus edebiyatı neden yıllardır yeni büyük yazarlar çıkarmıyor? Tolstoy, […]

Read More

Şantaj, gözdağı ve dolandırıcılıkla var olan bir cemaat

Kendini “Kilise” olarak anan Scientology bazılarına göre 50 bin üyeli bir tarikat, bazılarına göreyse dünyanın bir numaralı dolandırıcılık tezgâhı… Geçtiğimiz günlerde “Going Clear” adlı belgesel HBO’da yayınlanınca yeniden gündeme geldi. Üstelik ilk kez Tom Cruise’un ayrılma ihtimalinden söz ediliyordu… Araştırdıkça çok şey öğrendim. 138 dandik bilim kurgu yazmış bir adamın sonunda kendi kitaplarının büyüsüne kapılarak […]

Read More

Bir Jane Austen romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?

Daha önce “Bir Borges öyküsünün içinde olduğumu nasıl anlarım?” ve “Bir Murakami romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?” konulu testleri yayınlamıştım. The Toast’ta bu testi bulunca heyecanla atladım. Fakat heyhat… Şimdiye kadar hayatımın bir Jane Austen romanına benzemesini isteyişim ne büyük hataymış! Jane Austen ne garip bir kadınmış, romanları ne acayipmiş… Bunu böyle madde madde okuyunca […]

Read More

İstanbul Ansiklopedisi için yeni bir “Eskici Erhan” aranıyor!

Reşat Ekrem Koçu’nun tüm eserlerini yeniden yayınlamaya başlayan Doğan Kitap’a teşekkürü bir borç biliyorum. Fakat onlardan ya da memleketin diğer yayıncılarından bir ricam var: Reşad Ekrem Koçu’nun tarih boyunca İstanbul için önemli kim varsa zengin yoksul, güçlü güçsüz, akıllı meczup, terbiyeli edepsiz ayırt etmeden müthiş bir titizlik, adalet ve sahicilikle anlattığı şaheseri “İstanbul Ansiklopedisi”ni de […]

Read More