Egoist okur

Bohem, flâneur, seri masalcı, romancı: Richard Fariña

Bohem. Flâneur. Seri masalcı. Kendi deyişiyle “aynalar tasarlayan adam”. Yalandan da olsa gerilla. Şair sonra, öykücü. Thomas Pynchon’un hem arkadaşı hem de hayran olduğu bir romancı. Bob Dylan’ın hem dostu hem de sıkı rakip gördüğü bir müzisyen. New York’un folk müzik patlaması yaşadığı yıllarda sahneye çıkıp şarkılar söylemiş, masallar anlatmış. Kendine maceralar uydurmuş ve hayatının […]

Read More

Bayan Aphra Behn, bu çiçekler size…

“Bütün kadınlar birleşip Aphra Behn’in mezarına çiçekler serpiştirmeliler, çünkü akıllarından geçen her ne varsa yazıya dökme hakkını kadınlara kazandıran odur,” diyor Virginia Woolf, bir çeşit manifesto niteliği taşıyan ünlü eseri “Kendine Ait Bir Oda”da. İşte karşınızda Aphra Behn ve birkaç çok yetenekli kadın yazar. İlklerimiz. Aphra Behn sadece roman türünün ilk örneklerinden birini ortaya koymakla kalmamış, […]

Read More

Schopenhauer’a göre zor iş bir kirpinin bir kirpiye sarılması

Alman felsefeci Schopenhauer bir vakitler kirpileri gözlemleyerek insanları, iç dünyalarındaki boşluklarla tekdüzeliklerin buluşturduğunu öne sürmüştü. Schopenhauer’a göre, insanlar ancak sayısız gel-gitler yaşadıktan sonra birlikte olabilecekleri ortak bir noktada buluşabiliyordu. Belki biraz daha detay gerek, anlatayım… Nereden çıktı anlamadım ama konuya bir biçimde siyaset bilimci Isaiah Berlin, edebiyatçı Tolstoy ve tilkiler de dahil oldu. Bence siz […]

Read More

Freud’a göre dünyada 4 çeşit kirpi ve 4 çeşit âşık var

Sigmund Freud’un “kirpi” saplantısını duymuş muydunuz? Şu dikenli ve sevimli hayvandan bahsediyorum. Freud Müzesi’ne giderseniz, Freud’un çalışma masasının üzerinde minik bir kirpi biblosu göreceksiniz. Psikanalizin babasının sağlığında da böyleymiş, kirpi biblosunu bir an bile gözünün önünden ayırmazmış. İşte Freud’un, Schopenhauer’den ilhamla oluşturduğu “kirpi kuramı” ve edebiyat dünyasından birkaç âşık kirpi… Schopenhauer’a göre zor iş bir […]

Read More

William Golding ve “Sineklerin Tanrısı”nın büyük yanılgısı

“Sineklerin Tanrısı”, William Golding’in en önemli eserlerinden. Yazarın Nobel kazanmasıyla büyük üne kavuşan bu eser, ıssız ada deneyimini bambaşka bir yönden ele alıyor, davranışlara ve karakter analizlerine odaklanıyor, dahası masum çocukların bile kendilerini amansız bir hayatta kalma mücadelesi içinde bulduklarında ne kadar vahşileşebileceklerini göz önüne seriyor. Arka kapakta böyle yazıyor. Öyle romanlar vardır ki, etraflarına […]

Read More

Edebiyatçının TROL olarak portresi: ARTHUR CRAVAN

Sürrealist şair Arthur Cravan otuz bir yaşında Meksika sahillerinde sırra kadem bastığında, kendi ölümünü sahnelediği şeklinde rivayetler dolaşmaya başlamıştı. Ölümünün bile gerçek olmadığının düşünülmesi doğaldı çünkü Cravan bir bakıma günümüz sosyal medya trollerinin yüz yıl önceki karşılığıydı. Şiir de yazsa, dergi de çıkarsa, boks ringine de çıksa öncelikli amacı sansasyon yaratmak, her eylemiyle kendini bir […]

Read More

Edebiyatın Marlon’u: TREVANIAN

“Senin en büyük kusurun tecrübesizliğin değil, kayıtsızlığın. Yenilgilerini senden daha zeki ya da yetenekli olanların elinden tatmayacaksın. Seni yenenler, sabırlı, sinsi, vasat insanlar olacak, çünkü sen kendi parlaklığının ortasında dururken gözlerin öylesine kamaşıyor ki, odanın kuytu, karanlık köşelerini göremiyorsun.” Bunları “Şibumi” adlı kitabında Trevanian yazmıştı. İlk okuduğum yıllarda, Trevanian’ın kimliği meçhuldü, kendisi benim için âşık […]

Read More

BÜYÜK SORU: Dünyanın beklediği on birinci romancı kim?

Kemal Tahir’in, 1960 tarihli bir mülakatta söyledikleri öyle etkileyiciydi ve düşündürücüydü ki. Yazar bu kısacık mülakatta hem hâlâ nihayetlenmemiş bir tartışmayı başlatıyor hem de okurlarıyla roman sanatı, romancının sorumluluğu gibi konulardaki fikirlerini paylaşıyordu. Hatta araya eşsiz bir yazma dersi bile sıkıştırıyordu. (Yazma dersi kısmını birazdan ayrı bir postta paylaşacağım.) Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya […]

Read More

Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya ne dersiniz?

Yazarlık dersi veren verene şu günlerde. Ama ben size daha iyisini teklif ediyorum: Bizzat Kemal Tahir‘den yazarlık dersi almaya ne dersiniz? BÜYÜK SORU: Dünyanın beklediği on birinci romancı kim? “En usta romancı bile, aslında çıraktır. Ustalığı bu çıraklık süresini kısaltmaya yarar.” Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya ne dersiniz? “Ben romancı olarak yaşıyor, insanlara, olaylara […]

Read More

Siz hiç Odradek gördünüz mü?

Meşhur Odradek’i bilen biliyor, peki ya siz? “Neyin nesi, kimin fesi  bu Odradek denen şey?” diyorsanız okuyun… Daha da derine dalmak isteyenler, Amerikalı feminist kuramcı Judith Butler’ın Odradek ce Kapitalizm başlıklı konuşmasını izleyebilir. Linki yazının sonunda bulabilirsiniz. KAFKA’NIN BEBEĞİ: Bir yazarın harikulâde yalanı Max Ernst’ün çizgileriyle Odradek Siz hiç Odradek gördünüz mü? Odradek, Franz Kafka’nın “Evin […]

Read More

Herkes kendi vebasını içinde taşır

Yaşadığımız Covid-19 salgınından Albert Camus’nün Veba romanının dünyada satış rekorları kırdığı gerçeği dışında öğrenebileceğimiz şeyler var mı? Düşündüm de, tüm dünyada yerleşik kurumsal süreçleri ve ekonomik sistemleri kökünden sarsacağı kesin görünen COVID-19 salgınına tepkileri değerlendirirken ya da salgının sadece insan sağlığına ilişkin değil, siyasal ve ekonomik sonuçlarını hesaplarken edebiyattan niçin yararlanılmasın? Sonuçta, klasiklerden çağdaş romanlara kadar […]

Read More

Carroll’dan mektup yazma dersleri: Yazdığımı geri alamam!

Alice kitaplarının yazarı Lewis Carroll’ın matematik ve cebir kitaplarını biliyordum da mektuplaşma adabını anlattığı bir el kitabı yazdığını bilmiyordum doğrusu. O yüzden okuma kopyasını bağımlısı olduğum internet mekânı Internet Archive’da görünce havalara uçtum ve sizinle paylaşmak istedim… Bu arada, Carroll, bu minicik kitabı güzel mi güzel bir mektup kitinin parçası olarak yazmış. Mektup kiti de […]

Read More

Can sıkıntısına karşı PORTATİF EDEBİYAT

Enrique Vila-Matas’ın edebiyat tarihiyle edebiyat dedikodusunu harmanladığı oyuncaklı romanlarından biri daha çıktı: “Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi” adlı kitapta, modernist dönemin ilk yarısında yaşamış önemli yazarların yeniliğe ve edebiyata saplantılı aşkları, karanlığa sempatileri, arsızlık sanatında yetkinlik düzeyine ulaşmalarını sağlayan doğal kabiliyetleri ve elbette her birinin özenle muhafaza ederken bir yandan da dehşetle uzak durmaya çalıştığı doppelgänger’ları, […]

Read More

En güneşli ütopyanın üzerinde bile baskıcı bir gücün gölgesi hep var

Dünyanın geleceğine dair kurulmuş aydınlık ve karanlık hayallere, ütopyalara ve distopyalara bakıyoruz bu yazıda. Ve görüyoruz ki en güneşli ütopyaların üzerinde bile baskıcı bir gücün, bir çeşit toplum mühendisliği çabasının gölgesi duruyor hep. Bu kitaplarda birilerinin ideali daima ötekilerin yıkımı, bir grubun aydınlığı mutlaka ötekilerin karanlığı oluyor. Kısacası ütopyaların peşindeki ısrarlı yolculuklar mutluluk getirmiyor. Murathan […]

Read More

İnternetten toplanan kaç cümle bir kitap eder?

Şair T.S. Eliot’ın bir sözü var. “Olgunlaşmamış şairler taklit eder, olgun şairler çalar. Kötü şairler aldıklarını tahrif eder, iyi şairlerse onu kusursuz, en azından bambaşka bir şeye dönüştürür.” Bu sözü tersinden anlayarak uygulayanların sayısı giderek artarken biz de biraz intihal vakalarına bakalım madem. Unutmadan, intihal meselesini ele alırken niye sadece Peyami Safa, Reşat Nuri Güntekin, […]

Read More