Egoist okur

Şahane 1 Kitap: Yeni Yılla Gelen Kedi

Sahaflarda bilemezsiniz ne tatlı kitaplara rastlıyor insan. İşte Yeni Yılla Gelen Kedi de hiç beklemediğim bir yerde bulduğum çok tatlı bir kitap. Remzi Kitabevi’nin Murathan Mungan’ın editörlüğünde hazırlanan Çilek Serisi’nden çıkmış. Şahane bir macera, kedilere adanmış bir “iyi dilekler” kitabı… Benim için gelmiş geçmiş en güzel iki kedi kitabından biridir, onu da söyleyeyim. Birincisi elbette […]

Read More

Mario Vargas Llosa’nın kaleminden iki ayrı Cortázar

Geçenlerde kaybettiğimiz Mario Vargas Llosa’yı bir başka Latin Amerikalı dev edebiyatçıyla dostluğu çerçevesinde ele alalım istedim. İşte Llosa’nın kaleminden yazar olmaya ilk heveslendiği yıllar ve Paris’te Julio Cortázar’la tanışması, dostluğu, Cortázar’ın siyasi değişimine tanıklık etmesi… Cortázar ve Llosa Mario Vargas Llosa’nın kaleminden iki ayrı Cortázar “Sanırım birçok Latin Amerikalı, kendini Latin Amerikalı olarak hissetmeye “boom” […]

Read More

Ada romanlarından insan manzaraları

Bu yazıda çevirmen yazar Akşit Göktürk kılavuzluğunda Robinson Crusoe’yu ziyaret ediyor, oradan Hay bin Yakzan’a ve Fazıl bin Natık’a geçiyoruz. Finlandiyalı ressam-yazar Tove Jansson’un Yaz Kitabı’nı, Jean Rhys’ın Geniş, Geniş Bir Deniz’ini, William Golding’in Sineklerin Tanrısı’nı, Agatha Christie’nin adına hâlâ tam alışamadığım On Kişiydiler’ini dolaşıyoruz sonra. Bitirirken de Mavi Yunuslar Adası’na uğruyoruz. Tove Jansson’un eserlerinden ve […]

Read More

Tim Parks’tan okumayla ilişkimize dair denemeler

Benim sevmediğim bir kitabı başkaları nasıl sevebilir? Bir eseri yeniden okumanın bana ya da bir başkasına ne faydası olabilir? İnsan daha iyi okuyabilir mi? Eğer öyleyse, bunu nasıl yapar? Başucumda bu kez, Europa, Kader, Ben Buradan Okuyorum, Ölümü Resmetmek, Zihnin Ucu Bucağı gibi kitaplarıyla tanıdığım Tim Parks’ın edebiyatla kurduğu aktif ve sorgulayıcı ilişkiyi ortaya koyan […]

Read More

Orwell evreninde kirpiler, nergisler, güller

George Orwell’in hayatının bir döneminde, İspanya İç Savaşı’na katılmayı hayal ederken ve henüz Hayvan Çiftliği ya da Bin Dokuz Yüz Seksen Dört gibi yapıtlarını kaleme almamışken giriştiği küçük, şiirsel bir “güzelliğe saygı” eylemin hikayesi. Orwell’in Gülleri, Rebecca Solnit Rebecca Solnit + Darren Aronofsky işbirliği “Ancak dünyanın sunduğu güzelliklerin kıymetini bilen biri onun dertleriyle kederlenebilir,” diyor Rebecca Solnit […]

Read More

Sait Faik’ten denize, adaya ve İstanbul’a çağıran öyküler

Hatırlayacaksınız, birkaç yıl önce Sabahattin Ali ile Mehmet Şevket Esendal’ın eserleri teliften düşmüştü ve onlarca yayınevi bu iki yazarın eserlerini yayımlamaya başlamıştı. (Bir eserin teliften düşmesi için yazarının ölümü üzerinden 70 yıl geçmesi gerekiyor.) Şimdi aynı şeye Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerinde tanık oluyoruz. Birçok yayınevi onun öykülerini, romanlarını, şiirlerini basıyor. İyi tarafından bakarsak, 2025’te Sait […]

Read More

Ağaçların gizemli hayatına dair

Bir sabah uyandığınızda ağaçların gitmiş olduğunu görseydiniz ne hissederdiniz? 2019 Pulitzer kurgu ödülü sahibi Richard Powers, Her Şeyin Hikâyesi adlı romanında bu akıl almaz cürmün, ağaçların acımasızca kesildiği bir dünyada yaşamanın bize neler yapabileceğini gösteriyor. Her Şeyin Hikâyesi, Richard Powers Ağaçlar da güler ağlar, konuşur Ağaçların gizemli hayatına dair Bazılarının duygusuz, akılsız zannettiği ağaçlar, Pulitzer ödüllü […]

Read More

Hem tanıdık hem de alabildiğine yabancı: Doppelganger

Alt başlığı “Ayna Dünyaya Yolculuk” olan Doppelganger, Hayır Demek Yetmez, Yanıyoruz, Bu Her Şeyi Değiştirir, No Logo ve Şok Doktrini gibi kitapların yazarı Naomi Klein’ın son kitabı. Klein, “ayna dünya” kavramıyla gerçek dünyanın çarpıtılmış ve kurgusal bir versiyonunun dijital ortamda egemen hale geldiğini ve bu durumun bireylerin gerçekle bağlantısının kopardığını anlatıyor. Doppelganger, Naomi Klein “Gölgesiyle karşılaşıp onu kabul edemeyen kişi, kayıp bir ruhtur” […]

Read More

Selim’i o büyük sofraya uğurlarken

Yazının bir iki paragrafını almıştım ama madem sayı artık piyasada değili, tamamını koyabilirim o halde… Gene de girişi falan ellemedim, öyle bıraktım :) Canım Filiz Aygündüz’ün ricasıyla Milliyet Sanat dergisine bir Selim İleri yazısı yazdım. “Hepimizin bildiği Selim İleri’yi istemiyorum bu yazıda, onu daha içeriden anlat,” dedi Filiz. Ben de öyle yaptım. Aşağıda yazının başlarından […]

Read More

“Başka kimsede olmayan bir Kafka havası”

Yazıyı birkaç ay önce, öykücü, romancı, denemeci, yayıncı Ferit Edgü’yü kaybettiğimizde yazmıştım, “Şimdi onu yeniden, yeniden okumak ve tartışmak zamanı. Bir edebiyatçının en ihtiyaç duyacağı şey bu çünkü. Göçüp gittiğinde bile,” demiştim. Siteye henüz ekleyemediğim yazıları yavaş yavaş bir araya getiriyorum, o yüzden bu anma yazısı geç de olsa burada yerini alsın. Birkaç yıl önce Egoist Okur’a gönderdiği yargıç Karak’ı […]

Read More

“Hikâye satıcılığı”na dönüşen hikâye anlatıcılığı

Gelin ateşin etrafına toplanmış gibi yaparak Byung-Chul Han’a kulak verelim… Anlatının Krizi Felsefe Muhabbetleri: “Iyy!” dediğimde gerçekte ne derim? “Hikâye satıcılığı”na dönüşen hikâye anlatıcılığı Macar yazar Peter Nadas, ortasında devasa büyüklükte bir yabani armut ağacı bulunan köyden bahsediyormuş bir denemesinde. Sıcak yaz akşamlarında köylüler ağacın altında toplanıp birbirlerine hikâyeler anlatıyorlarmış. Bu köy bir anlatı topluluğuymuş […]

Read More

PATİKALAR ÜZERİNE: Yeryüzünün bağlantıları

Yürümek herkese iyi gelir. Fiziksel olarak bizi daha sağlıklı yaptığı yetmiyormuş gibi zihnimizi sakinleştirmek, düşüncelerimizi berraklaştırmak için de mükemmel bir araçtır. Kanıt isteyenler en yaratıcı fikirlerini yürürken bulduklarını söyleyen Nietzsche, Kant ve Rousseau gibi düşünürlere başvursun. Yahut Robert Moor’un Patikalar Üzerine adlı kitabını okusun. Patikalar Üzerine: Bir Keşif Umay Ana, nasıl Al Karısı oldu? Patikalar […]

Read More

Aydınlıkta ve karanlıkta Paul Auster

Yaşadığı süre boyunca Paul Auster kadar sevilmiş az yazar vardır. Oysa zamanında onu kıyasıya eleştirenler de olmuştu. New Yorker dergisinin ünlü eleştirmeni James Wood bunlardan biriydi mesela. İstedim ki, Auster’ı bir yazıyla anarken hem onun hayatına ve vasiyet romanı Baumgartner’a gelene dek yazdıklarına kısaca bir göz atalım hem de eleştirenlerin söylediklerine kulak verelim… Paul Auster’a […]

Read More

Zavallılar’ı niçin okumalı?

Alasdair Gray’in Zavallılar romanını beyazperdeye uyarlayan Yorgos Lanthimos’un -nedense- atladığı çok mühim kısımlarından bahsedeceğim bu yazıda. En basitinden kitapta kahramanın bizzat Alasdair Gray tarafından çizilmiş portresinin altında neden “Bella Baxter” değil de “Bella Caledonia” yazıyor olabilirdi mesela? Sonra Gray niçin kahramanımızı anlatırken “Geleceği parlak bir ulusun emekleme günlerinden” söz ediyordu. Bella neden durmadan “Bana daha çok […]

Read More

Lorrie Moore’un yürek burkan öyküleri: Amerika Kuşları

Lorrie Moore’un Amerika Kuşları kitabı, insanlık hallerini, ruhun karanlık köşelerini zeka, mizah ve duyarlılıkla araştıran kısa öykülerden oluşuyor. Adını 18. yüzyıl doğa bilimcisi ve ressam John James Audubon’un eşsiz külliyatından alan Amerika Kuşları, aynı anda hem komik hem de yürek burkan öyküler içeren bir başyapıt. Amerika Kuşları Lorrie Moore: “Yazmak için size biraz nezaketsizlik gerek” […]

Read More