Egoist okur

Abarat: Sevgi neydi? Sevgi her şeyi üç kere kontrol etmekti…

“Hatasız kul olmaz” diyen Arzu Akgün, başına gelen en talihsiz olaylardan birini anlatıyor. Hikaye gibi ama karakterler gerçek. Yazar, çevirmen, editör, dizgici… Her şey çok karışık. Eh ama n’apalım ki “İnsan ölümlüdür. Yine de bütün çabası bunu inkâr olduğu için kalıcı bir şeyler bırakmak ister. Kalıcı işin kalıcı hataları oluyor işte. Hem sevgi neydi? Sevgi […]

Read More

ÇAY: Dünyanın en çok tüketilen içeceğinin hikayesi

En sevdiğim yayınevlerinden biri olan Kitabevi Yayınları’yla tek derdim bir internet siteleri olmaması. Yine de yeni, güzel neler yapmışlar diye internetten bakmaktansa Cağaloğlu’na gidip Memet Varış’ın çayını içmek ve oradaki başka kitap tutkunlarıyla sohbet etmek elbette çok daha güzel. Kitabın yerini hiçbir şey tutamasa da insan insanla terakki eder çünkü. Birçok güzel kitabından başka sadece […]

Read More

21. yüzyılın ilk önemli sanatsal hamlesi: İSTEME SANATI

Yapımcıların manasız isteklerine uymak yerine dinleyicilerini yapımcısı haline getirmeye karar veren şarkıcı Amanda Palmer hayranlarından 100 bin dolar istedi, kısa bir sürede tam 1 milyon 200 bin dolar geldi. Kimilerinin 21. yüzyılın ilk önemli sanatsal girişimcisi saydığı, kimilerininse ikiyüzlülükle suçladığı Palmer sonradan bu macerayı kitaplaştırdı. “The Art of Asking” (İsteme Sanatı) almanın ve vermenin önemine […]

Read More

“Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum!

Belki de okumadıklarımızdan değil, bazı okuduklarımızdan utanmamız gerekiyordur, kim bilir… Pierre Bayard’ın “Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz” başlıklı eserinin aklıma getirdikleri üzerine… Yazıda birkaç itiraf da var. Gülenay Börekçi “Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum! Parisli Fransız edebiyatı profesörü Pierre Bayard’ın “Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz” başlıklı eseri, görür görmez kaptığım kitaplardan oldu. Joyce’un “Ulysses”ini okumadığımı […]

Read More

Bir edebiyat besleyicisinden, Fatih Özgüven’den hikâyeler

Fatih Özgüven, bir edebiyatçıdan çok, edebiyatçıları ve edebiyatı besleyen şaşırtıcı, aykırı ilham vericilere benziyor; yazanlardan değil de, yazdıranlardan sanki. Hayatın içinde bir star gibi dolaşmayı becerebilen bu tipler, edebiyatın ne olduğunu, nerede saklı bulunduğunu yazarak değil de, yaşayarak gösterirler. Avcı yazarlar, bu çekici insanları görür görmez anlar ve ondan beslenmeye başlar. Yazabilen biriyseniz, bayağı bayağı […]

Read More

Asil Türkan, hafifmeşrep Müjde, elmasları seven Ajda

Bu ülkede yayıncıların nedense pek ilgi göstermediği biriciğim Erica Jong’un kitaplarına yeniden daldığım şu günlerde aklıma geldi bu konu. Jong romanlarına gerçek hayattan tanıdığı kişileri; yazarları, şairleri, aktrisleri, yönetmenleri konuk ediyor sık sık ve onların kırılabileceklerine, incinebileceklerine aldırmadan yazıyor. Bazılarını gerçek adlarıyla, bazılarını takma isimlerle anlatıyor. Çok da tepki alıyor bunu yaptığı için. Daha doğrusu […]

Read More

Anna Karenina’nın bıyıkları: OKURKEN NE GÖRÜRÜZ

Tabii okurken gördüklerimiz kadar görmediklerimizi de hesaba katmalıyız. “Yazarlar deneyim küratörleridir. Dünyanın gürültüsünü filtreden geçirir ve bu gürültüden en saf sembolü bulup çıkarırlar. Tek fark, bunu kitap formunda yapmalarıdır” diyen bir dahi tasarımcıdan okurken gördüklerimiz üzerine harikulade bir kitap… Huzurlarınızda Peter Mendelsund ve Metis Yayınları’ndan çıkan şahane kitabı “Okurken Ne Görürüz”… Gülenay Börekçi Peter Mendelsund […]

Read More

Dünyayı değiştiren birkaç özel kedi

Kediler için ‘nankör’ diyenlere sakın inanmayın. ‘Gamsız’ diyenlere ara sıra inanabilirsiniz. Zira dünya kedilerin çevresinde döner ve tabaklarında yiyecek, kutularında temiz kum olduğu ve tabii ki sevilip okşandıkları müddetçe başkalarının ne yaptığını, ne dediğini, ne düşündüğünü pek umursamazlar. Buna rağmen bilim insanları, sanatçılar, adli tıpçılar hatta devlet başkanları… Kedilerin büyüsüne kapılmayan mühim şahıs adeta yok […]

Read More

Binalar insanları mutlu eder mi?

“Bir eve ‘güzel’ dediğimizde, aslında onun bize önerdiği yaşam tarzını sevdiğimizi söylemek istiyoruz” diyor Alain de Botton. “Büyü gibi. Beğendiğiniz ev bir ev değil de insan olsa, tanımak isteyeceğimiz türden bir insan olurdu. Yine de mimari tek başına kimseyi mutlu biri haline getiremez. Etkisi hava durumuyla karşılaştırılabilir ancak. Güneşli, güzel bir gün, zihinsel durumunuzu olumlu […]

Read More

50 parlak mimarlık fikri

En büyük tutkusu mimarlık olan İngiliz yönetmen Peter Greenaway’le 1990’ların sonunda bir röportaj yapmıştım. Sanırım “The Belly of an Architect” filmini gecikmeli bir şekilde seyrettiğim zamanlardı. Mimarinin niçin en üstün sanat dalı olduğunu şöyle anlatmıştı: “Sizi rahatsız eden bir müziğe katlanmak zorunda değilsiniz. Ya o müziğin işitildiği mekândan çıkıp gidersiniz ya da sesini kısarsınız. Aynısı […]

Read More

Francis Ford Coppola’dan yaratıcı yazarlık dersi

Francis Ford Coppola’dan yazarlık dersi almak ister misiniz? Peki yöneteceğiniz korku filminin yapımcılığını Danny DeVito üstlense nasıl olur? Hollywood’un bu ünlü isimleri, yeni yetenekleri keşfetmek için internet siteleri kurdu. İşte ayrıntılar ve adresler… Gülenay Börekçi Francis Ford Coppola’nın evinde yazarlık dersi Zoetrope, “Kıyamet” ve “Baba” filmlerinin efsane yönetmeni Francis Ford Coppola’nın film şirketi. Yönetmen birkaç […]

Read More

Picasso’nun boğaları + kadınları

20’inci yüzyıl sanatının en büyük temsilcisi ressam, heykeltıraş, taşbaskı ve seramik ustası Pablo Picasso’nun eserleri, şehrin yeni simgelerinden biri olmaya şimdiden aday gösterilen Antalya Kültür Sanat’ta sergilenmeye başladı. Picasso Vakfı ile Picasso Evi Müzesi Koleksiyonu’ndan derlenen gravür ve seramiklerden eserlerden oluşan “Picasso: Kadın ve Boğa” sergisini 28 Şubat’a kadar gezebilirsiniz… Gülenay Börekçi Picasso Antalya Kültür […]

Read More

Edebiyat yemekleri: Yazarlardan ağız sulandıran tarifler

Yemek kitaplarına merakım, malumunuz. Şu sıralar kitapların yanına pek şahane birkaç blog da eklendi. Okuyorum, öğreniyorum… Yapamıyorum ayrı. Neyi mi? Patricia Highsmith’in fıstık ezmeli granüllerini, J.R.R. Tolkien’in baharatlı yoğurtla marine edilmiş mantar salatasını, Victor Hugo’nun böğürtlen soslu geyik etini, Friedrich Nietzsche’nin kuşkonmaz ve naneli limon risottosunu. İsterseniz deneyin. Benim gibi beceremeyecek olanların da gözleri bayram […]

Read More

Philip Kerr’den dönem filmi havasında 11 polisiye

Philip Kerr’in polisiye serisi Bernie Günther, 11 kitaptan oluşuyor. Bunlardan sekiz tanesi Alfa Yayınları tarafından yayınlandı. Moda deyimle “zamanın ruhu”nu başarıyla yansıtan bu kitaplarda karakterlerin anlatılmasından mekânların tasvirine her şey adeta bir dönem filmi gibi. Serideki favorimse “Mart Menekşeleri”… Arzu Akgün Yıl 1936, sahne Berlin… Kahramanımız Bernie Gunther, eski sekreteri Dagmar’ın düğününe gidiyor. 16 yıl […]

Read More

Birbirimizi iyiliğe nasıl ikna edeceğiz?

İyilik nedir? İçten içe tehlikeli bulup uzak durmayı tercih ettiğimiz bir şey mi, yoksa bulaşıcı bir eylem mi? Victor Hugo’dan Adam Phillips’e, Philip Zimbardo’dan Tunç Kılınç’a iyilik üzerine fikirler, öneriler… Gülenay Börekçi Yaşasın iyilik! Yakın arkadaşlarımdan biriyle konuşuyoruz. Daha doğrusu o içini döküyor, ben dinliyorum. Bana göre derdi dert değil, onun içinse mesele büyük… “Etrafımdakilerin […]

Read More