Egoist okur

Çaresizliğin buruk tadı

İletişim Yayınları‘ndan çıkan “Aksi Gibi” adlı öykü kitabında Pınar Öğünç, annesine benzemekten korkanların, kendisini beklemediği bir kavganın başaktörü olarak bulanların, bir masayla aynı evde otuz beş yıl yaşamaktan ruhu çürüyenlerin dünyasına çeviriyor bakışlarını. Çoğu öykünün sonunda, ağızda haklılığın ve çaresizliğin buruk tadı kalıyor. “Aksi Gibi”, gün içinde kendini birkaç kez mutlaka hatırlatıyor. Semih Büyü Sıradanın gücü, haklı […]

Read More

Anlamak, sevmek ve bilmeyi istemek için: 50 FİKİR

Tüm dünyada bir milyonun üzerinde satan Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Fikir serisini yazmayı epeydir erteliyordum. Derken bir vesileyle yeniden karşıma çıktılar ve açıkçası birçok konuda hakikaten çok işe yarayabileceklerini fark ettim. Hayır, derin okumalar için değil elbette ama el altında dursunlar ve ihtiyaç durumunda az da olsa yolumuzu aydınlatsınlar diye. Domingo Yayınları etiketli bu eğlenceli ve bilgilendirici seriyi şahsen […]

Read More

Roboski utancı: Unutmamak için…

“Ülkemizde adalet maalesef prangalarla bağlıdır. Önce idrak, ikrar, daha sonra tövbe ve özür olmadığı sürece de bu prangalar çözülmeyecektir. Roboski katliamının acılı ailelerine ve gözümüzün önünden hiç gitmeyecek o cenaze konvoyundaki bütün canlara sonsuz sevgi ve saygıyla.” (Rakel Dink’in yazısından) 28 Aralık 2011’de, Türkiye’ye ait savaş uçakları, Şırnak/Uludere’de Roboski (Ortasu) ve Bejuh (Gülyazı) köylerinin sınıra […]

Read More

KENDİ GECESİNDE: İnci Aral’dan hayaletler sahilinde aşk

“Hayaletler sahili, diye mırıldandım… Sahil hayaletleri kucaklayıp benimser. Deneyimli ve sevecendir. Kısa bir sonsuzluk duygusu bağışlar onlara. Kimlikler gizlidir, gerçekler konuşulmaz. Hiçbir şey anlatılmaz. Herkes geçici, yüzler maskedir, birilerinin kendine dair bir şeyler söylemesini beklemenin anlamı yoktur. Ertesi sabah kesinlikle unutulur yaşananlar. Herkes dıştan görünen ve bilinen kimliğine, evine, işine döner. Bütün hikâyeler başka yerlerden […]

Read More

Nasıl yani! Edebiyatta ekonominin yeri var mı?

Thomas Piketty‘nin beklenen kitabı Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital çıktı. (İş Kültür Yayınları) Ben kitabı atlaya atlaya, daha doğrusu sadece edebiyat eserlerine referans veren bölümlerine göz atarak okudum. Okudum sayılmaz yani, karıştırdım. Ardından büyük romanları iktisatçıların gözüyle inceleyen Edebiyattaki İktisat geldi. (İletişim Yayınları) Gördüm ki edebiyat ve ekonomi birbirlerine o kadar da uzak disiplinler değilmiş… Roman dediğimiz […]

Read More

“Yapmayacağım, gülmeyeceğim, konuşmayacağım, belki de yaşamayacağım…”

Size bugün farklı coğrafyalarda ama aynı tarihlerde yazılmış, benzer atmosferleri olan iki başyapıttan bahsedeceğim… Herman Melville‘in Yazıcı Bartleby‘si, sadece Jorge Luis Borges, Paul Auster ve Stephen King gibi yazarların değil, Kurt Cobain gibi rock’çıların da başucu kitaplarındandı. Dostoyevski‘nin Öteki‘sine gelince; yazara göre başyapıtı, hayatı boyunca yazdığı en kusursuz şeydi. Bu yıl başka sinema kapsamında başrolünü Jesse […]

Read More

Oya Baydar kitabı, Zeki Müren sergisi

“Üç çeyrek asra yayılmış hüzün, acı, keder, heves, mutluluk, heyecan, haz anlarının şahitliğini; darbelere, kıyımlara, zorunlu göçlere, sürgünlere maruz kalmanın yorgunluğunu; bireysel ve toplumsal değişimlerde yaşanan hayal ve umut kırıklıklarını okumak, ince bir keder barındırmasının yanında insana kendi geçmişini de çağrıştırıyor.” Semih Büyü bu kez Oya Baydar’ın Can Yayınları’ndan çıkan “an’lar kitabını”, Yetim Kalacak Küçük […]

Read More

Aşırı tutkulu okurlar, ŞEHRAZAT SENDROMU’na dikkat!

Maryanne Wolf imzalı “Proust ve Mürekkepbalığı”, “okuyan beynin” tarihini, yazının icadından başlayarak anlatıyor: İlk okuma nasıl gerçekleşti? Sokrates yazıya neden karşı çıktı? Beyin okumayı nasıl öğrendi, öğrenmeseydi ne olurdu? Peki ya Şehrazat sendromunun konuyla ilgisi? Gülenay Börekçi “O iyi kalpli Bay Holmes’u mu öldüreceksin? Arthur, sakın buna cüret edeyim deme!!” Stephen King’in “Misery”sinin manyak karakteri […]

Read More

MYTHPUNK: Öfke, keder, hır gür, karmaşa, isyan…

İslam mitolojisini dijital kültürle buluşturan Elif. Kadim Rus efsanelerini 21’inci yüzyıla taşıyan Ölümsüz. Mythpunk türünde ürün veren yeni kuşak fantastikçilerden bazıları… İki roman da Monokl Yayınları’ndan çıktı. Gülenay Börekçi MYTHPUNK’a küçük bir giriş Monokl, Alain Badiou, Emmanuel Levinas, Jean-Luc Nancy, Michel Henry, Jacques Derrida, Jacques Lacan, Pierre Bourdieu, Felix Guattari, Maurice Blanchot, Georges Bataille ve […]

Read More

Lydia Davis’in öyküleri… Motive edici, çünkü çok kötü!

Neslihan (Siz Mutlu Gözler) dün bir mesaj attı ve Lydia Davis‘in arkadaşım olup olmadığını sordu.  “Yooo” dedim, “Arkadaşım falan değil.” İsmine ve kapağına bayıldığı bir Lydia Davis kitabını almış ve… nefret etmiş. Sonra da oturup Egoist için yazmış. Acaba yayınlar mıyım diye soruyor. “Lydia kankam da olsa fark etmez” dedim. Neyse işte, böylece gecenin bir […]

Read More

Şeytanın Sözlüğü: “Madem kaçsak gidecek yerimiz yok; gülelim bari!”

Ambrose Bierce‘ın Şeytanın Sözlüğü, hakikatin dilinden konuşan bir hiciv başyapıtı. Okurken içinizden şunu tekrarlıyorsunuz: “Madem bu dünyadan kaçsak gidecek yerimiz yok, biraz gülelim bari.” Gülenay Börekçi Şeytanın Sözlüğü Ambrose Bierce’ın başyapıtı Şeytanın Sözlüğü, ilk olarak 1881’de haftalık bir gazetede tefrika edilmeye başladı. O yıllarda adı, “Gülen Şeytan”dı. 1875’te Bierce uzun bir Avrupa seyahatine çıktığında bile […]

Read More

James Frey’in kıyameti, Fenerbahçe Stadı’nda başlıyor

Adını ilk kez Bir Milyon Küçük Parça skandalıyla duyduğumuz Amerikalı romancı James Frey tüm dünyayı bir hazine avına davet ediyor… Endgame üçlemesinin ilk kitabı olan Çağrı’daki bilmeceyi çözene vaat edilen ödül 500,000 dolar. Devamı da var: Ödül ikinci kitapta 1 milyon, üçüncüde 1,5 milyon dolar. Yani bu kitapları okuyarak toplam 3 milyon dolar kazanabilirsiniz. Kitap bizde de […]

Read More

AYLİN BALBOA + Belki Bir Gün Uçarız: Bu kadın arıza!

Merve Açıkgöz gönderdi bu yazıyı. Aylin Balboa‘nın İletişim’den çıkan kitabı Belki Bir Gün Uçarız‘ı okuyup aşık olunca…  Öyle güzel anlatmış ki sanırım birazdan ben de Balboa’nın kitabını okumaya başlayacağım. Çünkü bugünlerde her şeyden çok uçabilmeye ihtiyacım var… Gülenay Börekçi Fotoğraf bu adresten alındı.   “Ben uçtum, Aylin Balboa ile…” Bak bu genç kadınlar böyle kanatlı […]

Read More

Ne yani, hep sizin aşkınızı mı konuşacağız?

Acayip bir kitap tavsiye edeceğim size bugün. Edebi Şeyler’den çıktı. Dr. Tatiana’nın Tüm Canlılar Âlemine Seks Tavsiyeleri, adı üstünde, aşka ve sekse dair bir kitap. Künyeye bakıp kimi öveceğimi şaşırdım. Yayınevi olan Edebi Şeyler‘i mi, kapağı tasarlayan Ozan Erdoğan‘ı mı, illüstrasyonları çizen Çetin Ural‘ı mı, yoksa hayvanlar âlemini ve Dr. Tatiana’yı mı… Hayvanlar her daim en sevdiğim elbette, birinciliği kaptırmazlar. Dr. Tatiana […]

Read More

Sansürsüz Dorian Gray

Oscar Wilde romandaki üç karakterle ilgili şunları söylemişti: “Basil Hallward benim. Lord Henry Wotton herkesin olduğumu sandığı kişi… Dorian Gray ise keşke benzeseydim dediğim…” Dorian Gray’in Portresi’nden bahsediyorum. Zekası, yeteneği, cüretkârlığıyla yıllar önce kalbimi çalmış bulunan büyük şair, denemeci, masalcı, oyun yazarı ve nüktedan Oscar Wilde’ın tek romanından. Dünyanın en tuhaf, en sihirli, en tekinsiz […]

Read More