Egoist okur

Pera Müzesi’nde İstanbul’dan Bizans’a sergisi

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi ile İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Bizans’la ilgili iki sergiyi eş zamanlı olarak sanatseverlerin beğenisine sunuyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde yer alan Bizans eserlerini odağına alan bu sergilerden ilki, İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800-1955 adını taşıyor ve Bizans araştırmalarının İstanbul’daki gelişimine ışık tutuyor. Serginin küratörü, Brigitte Pitarakis.

“İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm?”

Pera Müzesi Salı’dan Cumartesi’ye 10.00-19.00, Pazar günleri 12.00-18.00 saatleri arasında gezilebilir. Cuma günleri “Uzun Cuma” kapsamında 18.00-22.00 arası tüm ziyaretçiler, Çarşamba günleri ise “Genç Çarşamba” kapsamında tüm öğrenciler müzeyi ücretsiz ziyaret edebilir.

İSTANBUL’DAN BİZANS’A: Yeniden Keşfin Yolları, 1800-1955

İstanbul’dan Bizans’a sergisi, Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün ortak çalışmasıyla, Bizans sanatı uzmanı Brigitte Pitarakis’in küratörlüğünde hazırlandı. Osmanlı başkentinin, Bizans araştırmalarının şekillenmesindeki merkezi rolünü irdeleyen sergi, bugüne kadar yeterince çalışılmamış bir alana mercek tutarken, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin Bizans koleksiyonları başta olmak üzere etkileyici bir arşiv seçkisini sanatseverlerle buluşturuyor.

Türkiye’den ve dünyadan birçok önemli kütüphane ve arşiv kurumu ile özel koleksiyonların katkıda bulunduğu sergide, döneme özgü gösterişli bir üslupta resimlendirilmiş nadir kitaplar, baskı ve haritalar, orijinal arşiv fotoğrafları, belge ve resimler tematik bir bütünlük içinde bir araya getirilmiş. Nejad Melih Devrim ve Fikret Mualla’nın Bizans’tan esinlenen resimleri, bu mirasın modern sanat üzerindeki etkisini ortaya koyarken, A. Tayfun Öner’in İstanbullu gökbilimci Eugène Antoniadi’nin olağanüstü kariyerini ele alan üç boyutlu animasyonu Bizans’a bilim kurgu merceğinden bakıyor.

Tavus kuşu parçası, 10’uncu yüzyıl. İstanbul Arkeoloji Müzeleri. Yedikule Kazıları’nda bulundu, 1927

İyi Çoban heykelciği, 4’üncü yüzyıl ortası. İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İçi sırlı ve boyalı tabak, 12’nci yüzyıl. İstanbul Arkeoloji Müzeleri. St. Andrews Büyük Saray Kazıları’nda bulundu, 1936-1937

Kesonlu taklit kapı parçası. İstanbul Arkeoloji Müzeleri. Boukoleon Sarayı Kazıları’nda bulundu, 1913

Bizans’ı yeniden keşfetmek

Bilindiği kadarıyla, on dokuzuncu yüzyıl sonu ve ve yirminci yüzyılın başında, İstanbul’da jeopolitik, diplomatik, akademik, sanatsal ve yerel çıkarların kesişmesi, zengin ve ortak bir miras olarak Bizans geçmişine dair bilinci artırdı. Konstantinopolis’e dair basitleştirilmiş oryantalist bakışı kırmaya yönelik adımlar atılarak arkeolojik buluntular akılcı bir yaklaşımla yeniden ele alınmaya başladı. İstanbul’un Bizans geçmişini belgelemeye çalışanlar, şehrin kültürel mirasının korunmasında yol gösterici olmakla sınırlı kalmayıp bilimsel araştırma yöntemleri de geliştirdi.

Bizans’a bilimsel bir yaklaşım getiren ve bugüne kadar yeterince çalışılmamış bu gelişmeler, Pera Müzesi’nde ziyarete açılan İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800-1955 sergisinde gözler önüne seriliyor.

Kadeh, bakır alaşım, altın kaplama, 9’uncu yüzyıl. İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Ayasofya, Fikret Muallâ (1903-1967) Dr. Safder Tarim Koleksiyonu

Eski eserleri inceleyen meraklı İstanbullular, 1900’ler. Büke Uras Koleksiyonu

Yeni Cami ve İstanbul Limanı, Jean-Baptiste Hilair (1753-1822’den sonra) Suna ve İnan Kıraç Vakfı

Bizans mineli eserlerin yer aldığı nadir kitap, Nikolas P. Kondakov İstanbul Arkeoloji Müzeleri Kütüphanesi

Alfons Maria Schneider’ın Ayasofya’nın avlusunda yürüttüğü kazı, 1935-1936

“Öteki”ne yönelik merak

Bizans mirasının geniş bir ilgi alanına dönüşmesinin ilk kez bu sergide irdelendiğine dikkat çeken küratör Brigitte Pitarakis, “Berlin-Bağdat demiryolunun inşası ve Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla 19. yüzyıl sonlarında modern taşımacılık ağının temelleri atıldı. Bu gelişmeyle coğrafi ufuklar genişlemeye başlarken teknolojideki gelişmelerle birlikte geçmiş uygarlıklara ve bugün ‘öteki’ diye adlandırılan insanlara yönelik merak arttı. Artan bu merak geçmiş uygarlıklar ve özellikle Bizans hakkında araştırmalar yapılmasına vesile oldu. İstanbul’dan Bizans’a sergisi, 1800’lü yıllardan 1955’e kadar Bizans’a dair bilgi birikiminin gelişimini ve Bizans araştırmalarının bir disipline dönüşme sürecini ziyaretçilerle paylaşırken bu farkındalığın oluşmasında İstanbul’un merkezî rolünü inceliyor. Sergi, karmaşık bir konu olan modern tarihte Bizans mirasına, dönemin siyasal, ekonomik ve kültürel aktörlerinin perspektifinden bakarak ışık tutuyor” dedi.

Bizans mirasının değişen anlamları

Altı bölümden oluşan serginin ilk bölümü, İstanbul’un çok kültürlü kimliğini, kültürel ve entelektüel canlılığını ve Batı’da Bizans çalışmalarının gelişmesine yol açan dinamikleri anlamak için gereken arka planı sunuyor. İkinci bölümde Bizans topografyası, mimarlığı, yazıtları ve eserleri üzerine yapılan araştırmalar sunulurken, üçüncü bölüm Bizans eserlerine gösterilen ilginin geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun modern devlet imajını perçinlemede, Müze-i Hümayûn’un (bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri) merkezî rolünü inceliyor. Dördüncü bölümde ziyaretçileri, İstanbul’un modernleşmeyle birlikte yok olan ahşap konut dokusuna ve yangın, deprem gibi nedenlerle boşalan arazilerde ortaya çıkan Bizans kalıntılarına ait belge ve fotoğraflar karşılıyor. Beşinci bölümde Bizans kalıntılarını, yapı ve topografyasını kayıt altına almak üzere mimar, fotoğrafçı, kartograf, ressam gibi farklı disiplinlerden profesyonellerin hazırladıkları ayrıntılı haritalar yer alıyor. Serginin son bölümü ise İstanbul’da Bizans’ın yeniden keşfinin yarattığı merakın sanatsal üretime etkilerini gösteriyor.

Ayasofya’dan başmelek, Alexandre Raymond, erken 20’nci yüzyıl. Ömer Koç Koleksiyonu

Thomas Whittemore ile Lord Kinross Ayasofya’da, Collège de France. Bibliothèque Byzantine. Fonds Whittemore

Ayasofya’da bir restoratör Collège de France. Bibliothèque Byzantine. Fonds Whittemore

Boukoleon Sarayı’nın deniz cephesi, Eugène Flandin, Jules Claye et Cie tarafından basıldı, 1853. Ömer Koç Koleksiyonu

Kariye Camii’nin iç narteksindeki Herod’un huzurunda müneccim krallar sahnesi, 1945–1946 Nejad Devrim (1923–1995) Serap Kayhan Koleksiyonu

Kariye Camii’nin iç narteksinde körlerin iyileştirilmesi sahnesi , 1945-1946 Nejad Devrim (1923-1995) Özel Koleksiyon, Galeri Nev izniyle

Theodora ile Justinianos Nika İsyanı sırasında, Alexandre Raymond, erken 20’nci yüzyıl. Ömer Koç Koleksiyonu

Katkıda bulunan kurumlar ve koleksiyonerler

Sergide, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde yer alan Bizans eserlerinin yanı sıra; Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu’na ait zengin fotoğraf ve kitap seçkisine, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü, Ömer Koç, Serap Kayhan, Dr. Safder Tarim, Büke Uras koleksiyonlarından ve Birmingham Üniversitesi Doğu Akdeniz Arşivi, Dumbarton Oaks Araştırma Kütüphanesi, Fransa Milli Kütüphanesi, Collège de France Bizans Kütüphanesi Fonds Whittemore, Paris EPHE, Photothèque Gabriel Millet arşivlerinden derlenen kitap, baskı, harita, fotoğraf, belge ve resimler eşlik ediyor.

İlhamını Pera Müzesi’nde düzenlenen “İstanbul’da Bizans’ı Keşfetmek: Bilim İnsanları, Kurumlar ve Mücadeleler, 1800–1955” başlıklı sempozyumdan alan, İstanbul’un 1800 – 1955 yılları arasındaki ekonomik, kültürel ve siyasal değişimlerinin Bizans mirasına etkisini, Bizans’ın yeniden keşfini ve bu mirasın geniş bir ilgi alanına dönüşümünü aktaran İstanbul’dan Bizans’a sergisi, 6 Mart 2022’ye kadar Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilir.

Subscribe
Notify of
0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments