Egoist okur

Karamazov Kardeşler’i Nietzsche yazsaydı?

Hayır, hayır, yanlış görmediniz. Ama tabii böyle bir kitap aslında yok. Kapağı Pierre Bayard’dan ilhamla ben hazırladım.

Ama düşünmeye değmez mi? Sahiden de Yabancı’yı Camus değil Kafka, Rüzgâr Gibi Geçti’yi Margaret Mitchell değil Tolstoy yazsaydı, Potemkin Zırhlısı filmini Eisenstein değil Hitchcock çekseydi bize ne olurdu?

Peki, Ya Eserler Yazar Değiştirseydi?

“Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum!

Karamazov Kardeşler’i Nietzsche yazsaydı?

“Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum!” başlıklı yazımın müsebbibi Pierre Bayard, edebiyat öğretmeni ve denemeci olarak tanınıyor ama kendi deyişiyle o aslında “bir şarlatan, hatta bir edebiyat atmasyoncusu…” Sebebi sorulunca “Çünkü üniversitede ders veriyor ve öğrencilerime çoğu zaman kapağını bile açmadığım kitapları anlatıyorum,” diyor. Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz? adlı kitabı yazmasının sebebi de zaten tam olarak bu.

Okumanın hâlâ bir eylem olarak kutsallaştırıldığı toplumlarda yaşadığımızı söyleyen Bayard, okur ve eğitimci olarak karşılaştığı temel baskıdan söz ediyordu o kitapta. Bunların ilki, “okuma mecburiyeti”, ikincisiyse “baştan sona okuma mecburiyeti”ydi. Size irkiltici geldiğinin farkındayım ama kendisini açıklamasına izin versek iyi olur belki de çünkü Bayard’a göre, bu baskıların neticesinde insanlar daha çok falan okumuyor, bunun yerine kelimenin en düz anlamıyla riyakârlaşıyor, yani okumadığı kitapları okuduğunu söylüyor.

Her neyse, onu burada hatırlamamın sebebi, yeni kitabı. Adı, Peki, Ya Eserler Yazar Değiştirseydi?

Borges ve Roland Barthes’ın izinde

Yabancı’yı Camus değil Kafka, Rüzgâr Gibi Geçti’yi Margaret Mitchell değil Tolstoy yazsaydı, Potemkin Zırhlısı filmini Eisenstein değil Hitchcock çekseydi biz okurlara ne olurdu? Bayard, Don Quijote’yi bir 20. yüzyıl bilimkurgu yazarına atfeden Jorge Luis Borges’in ve 1968’de “müellifin ölümü”nü ilan eden Roland Barthes’ın yolundan ilerliyor, Nietzsche’yi Karamazov Kardeşler’i yazmaya iten sebepleri sorguluyor, Balzac’ın Parma Manastırı’ndaki üslubunu inceliyor, kısacası hepimize hayal kurduruyor, kurduğumuz hayallere mikroskopla baktırıyor, özetle sıra dışı bir okuma yöntemi öneriyor.

Hakikaten Karamazov Kardeşler’i Dostoyevski değil de Nietzsche yazsaydı şahane olmaz mıydı? (Dostoyevski’ninki olduğu gibi kalsın tabii, Nietzsche’ninki de bir fan fiction örneği olarak kenarda dursun.

Gülenay Börekçi

Subscribe
Notify of
0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments