Egoist okur

“İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm?”

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi ile İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Bizans hakkında yapılmış bilimsel araştırmaları inceleyen “İstanbul’dan Bizans’a” sergisiyle eşzamanlı olarak, Bizans’ın popüler kültürdeki temsillerini ele alan başka bir sergiyi de ziyaretçilerle buluşturuyor. “İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm? Popüler Kültürde Bizans” sergisi, edebiyattan video oyunlarına, çizgi romandan müziğe, sinemadan modaya farklı alanlarda Bizans algısına ait ortak temaları bir araya getiriyor. Sergi 23 Kasım-6 Mart tarihleri arasında Pera Müzesi’nde görülebilecek.

İSTANBUL’DAN BİZANS’A: Yeniden Keşfin Yolları, 1800-1955

“İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm? Popüler Kültürde Bizans” adlı sergi, 6 Mart tarihine kadar Pera Müze’sinde ziyaret edilebilir.

Popüler Kültürde Bizans: “İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm?”

İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm? sergisi adını Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Panorama adlı romanından alıyor. Türkiye’nin yakın tarihinden bir dönemi, İkinci Dünya Savaşı sonrası yılların toplumsal ve siyasal karmaşasını konu edinen romanda “Bu Ne Bizantinizm?” ifadesini romanın esas karakteri kullanıyor ve yazar, karakterinin ağzından çıkan bu sözle, genç cumhuriyetin vatandaşları arasındaki kültürel ayrışmanın giderek keskinleşmesini, kimlik bunalımını ve çare olarak kör inançlara tutunmasını ele alıyor.

Bizantinizm kavramını farklı çehreleri ve tezahürleriyle ele alan sergi, Bizans’ı simgeleyen ya da ona atfedilen sembollerin ve değerlerin farklı sanat mecralarında nasıl yer bulduklarını da ortaya koyuyor. Serginin küratörü Emir Alışık, “Konstantinopolis/İstanbul hem tarihsel hem de coğrafi açıdan Bizantinizm’in yuvasıdır,” diyor ve serginin arka planını şu sözlerle özetliyor: Bizans’ın on dokuzuncu yüzyılda ve yirminci yüzyılın başında akademik ve arkeolojik ‘yeniden keşfi’ birçok sanatsal ifadede -resim, mimari, tiyatro, müzik, edebiyat vb.- geniş bir yankı uyandırdı ve Bizans merakı zamanla büyüyerek yeni ufuklara, alışılmadık literatür ve müzik türlerinden resim ve film yapım tekniklerine, tekstile ve hatta grafik romanlar gibi yeni anlatım araçlarına ulaştı. Bizans tarihi bazen tarihsel bilginin manipülasyonu yoluyla düşmanlığın uyandırılmasına alet edilse de Bizans mirası karmaşık sosyopolitik meseleleri yansıtmak için de sık sık kullanılır oldu. Bu sergi Bizantinizm’in onu aramadığımız yerlerde bile karşımıza çıkan, etki alanı geniş bir olgu olduğunu ortaya koyuyor.”

Necdet Yılmaz, Seraphim Gli, 2020

Scadarts, Bo-Katan, 2020

Aleksander Todorovic, Saint Mr. Zuck, 2018

Taha Alkan, Mosaic Incarnation, 2017

Xanthe P. Russell, Chen as a Golden Devil, 2018

İkonalar, ikonik karakterler, süper kahramanlar

İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm? sergisi, Bizans kiliselerinde ana mekân ile yalnızca din adamlarının girebildiği bölümü birbirinden ayıran bir ikonostasis ile açılıyor. Geleneksel olarak, kutsal kitabı betimleyen resimlerle kaplı bu duvar, bu kez Pera Müzesi’ndeki çağdaş tasarımla, Bizans ikonalarının zamanımızın ikonik karakterleri ve süper kahramanları üzerindeki etkilerini sergiliyor.

Sergide 50’yi aşkın sanatçı, yazar, illüstratör, müzisyen, sinemacı ve moda tasarımcısının Bizans’a atfedilen eşsizliği ve egzotizmi farklı açılardan yorumlayan ve görselleştiren işleri yer alıyor.

Max Bedulenko, Aluísio Cervalle Santos ve Yurii Nikolaiko, sergide dijital illüstrasyonları ile yer alan sanatçılar. Sergide, Bizans şehrine ve şehrin anıtsal mimarisine yeni perspektifler getiriyorlar. Jonathan Godoy, Stelios Faitakis, Taha Alkan, Xanthe P. Russell, kutsal kitaptan alınan sahneleri dönüştürürken Peter Tirpak bir pop-art ikonunu, Aleksandar Todorovic ise Facebook’un kurucusunu birer aziz olarak betimliyor. Sıra dışı portreleriyle tanınan Scadarts bu kez iPhone aracılığıyla İmparatoriçe Irene mozaiğiyle oynuyor. Moda tasarımcısı Özgür Masur, Bizans ‘20 adını verdiği koleksiyonu, Ayşe ve Ece Ege’den oluşan Dice Kayek ise Victoria & Albert Müzesi ödüllü Ayasofya tasarımı ile Bizans ikonografisinin moda alanındaki yansımalarını işaret ediyorlar. Marco D’Amico’nun Vogue İtalya için çektiği fotoğraflar da yine Bizans imgesini öne çıkarırken bu ikonografinin çizgi roman dünyasındaki yansımalarını Romain Sardou’nun yazdığı ve Carlos Rafael Duarte’nin resimlediği tarihi macera temsil ediyor.

Stelios Faitakis, Enlightenment, 2018

Peter Tirpák, Icon! The Pop-Art Icon!, 2018-2019

Murat Sertoğlu, Bizansın Aşk İlahesi Teodora kapağı, 1948

Max Bedulenko, Streets of Constantinople, 2020

Benjamin Baumhauer, Neo-Constantinople, 2020

Jonathan Godoy, The Byzantine Stones, 2007

Marco D’Amico, The Way of Byzantium, 2012

Dice Kayek, Hagia Sophia, 2010

Ozgur Masur, Byzantium’20

Göksel bir varlık olarak Gli

İllüstratör-tasarımcı Necdet Yılmaz sergideki işinde geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Ayasofya’nın ünlü kedisi Gli’yi bir göksel varlık olarak canlandırıyor. Tefrikalarıyla tanınan gazeteci ve romancı Murat Sertoğlu’nun 1948 tarihli romanı Bizansın Aşk İlahesi Teodora kitabının kapağı ve Kartal Tibet’in canlandırdığı Tarkan karakterinin yer aldığı Bizans Çöküyor filminin afişi ise Bizans’ı neredeyse her alanda bir antitez olarak kullanan, milliyetçi söylemlerle yüklü tarih yazımının sorunlarına ışık tutuyor.

İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm? sergisine eşlik eden katalog ise sanatın çeşitli alanlarındaki tüm bu temsilleri ayrı ayrı, derinlemesine inceleyen ve yorumlayan 10 tarih araştırmacısının makalelerini bir araya getiriyor. Popüler kültürün birçok alanında karşımıza çıkan “Bizantinizm”leri tartışan ve sınıflandıran bu makaleler, Roland Betancourt, Felice Lifshitz, Brigitte Pitarakis, Sinan Ekim, Yağmur Karakaya, Elif Demirtiken,  Jeremy J. Swist, Marco Fasolio, Haris Theodorelis-Rigas ve Emir Alışık’ın imzasını taşıyor.

Subscribe
Notify of
0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments