Egoist okur

Selim İleri: “Bugünün romanıyla ilgili büyük endişem şu: İnsan acısı yok!”

37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı olması vesilesiyle çağdaş edebiyatımızın büyük ustası Selim İleri’nin iki romanı arka arkaya yayımlandı, bir de elbette fotoğraflı anılar kitabı. Romanların ikisi de birer ikisi de birer “yalnızlık haykırışı”… Kumkuma bir dönem “Şair-i Azam” olarak anılan ve yere göğe sığdırılamayan ama sonra hızla unutuluşa terk edilen Abdülhak Hamid Tarhan’ın […]

Read More

Selim İleri: “Bu filmi mutlaka seyretmenizi rica edeceğim sizden”

Selim İleri sohbetinde bir arkadaşımın sorusunu da götürmüştüm yanımda. İşte o soruyu yönelttiğimde, Selim İleri’yi de, Türkan Şoray’ı da daha fazla sevmeme yol açan bir an yaşandı. Röportajın bu kısacık bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum. Röportajda bahsi geçen filmin YouTube’da bulduğum bir kopyasını da sona ekliyorum. Gülenay Börekçi “Bugünün romanıyla ilgili büyük endişem şu: İnsan acısı […]

Read More

Çernobil’den Sealand’e gerçek görünmez kentler, ülkeler

“Yıktığımız bu yer köy sayılmaz, sonuçta hiçbir haritada yok” diyen mi istersiniz, “4 kişilik krallık da krallıktır sonuçta” yargısına varan mı? Feng-shui’ye uygun tasarlanmış bir şehircilik felaketi mi, 1000 yıl sonrasına kadar “sanki dün gibi” kalacak şehir mi? Lanetli beldeler, cehenneme benzeyen cennetler ve daha neler neler… Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap “Harita Dışı”. […]

Read More

YABANIN ÇAĞRISI’nın efsane yazarı Jack London’la röportaj

Öykü ve roman yazarlığının yanı sıra boksörlük, siyaset, sendikacılık, insan ve hayvan hakları savunuculuğu, gazetecilik, yayıncılık da yapan Jack London’ın en önemli iki yapıtı Turkuvaz Kitap’tan çıktı. “Yabanın Çağrısı”, ehlileşmiş bir köpeğin ruhunun derinliklerinden gelen çağrıya uyarak yabanıl hayata dönmesi konu ediyor. “Beyaz Diş”te ise London hikayeyi tersine çeviriyor, yani yabanıl bir köpeğin insanlarla tanıştıktan […]

Read More

Sanat ne işe yarar?

Herkes sanattan söz ediyor ama sanatın ne işe yaradığı meçhul. Tamam, koleksiyonerler, galeri sahipleri, yayıncılar ve daha bir sürü profesyonel için önemini anlıyoruz. Ama bir sanat eseri ona hayranlık duyan kişide ne gibi bir değişime yol açar, işte o biraz belirsiz. Bu hafta sanat kitapları arasında dolaşıp bu konuyu ele alalım istiyorum… Gülenay Börekçi Broegel’in […]

Read More

“İç sesime sorarsanız, okumak tembellere göre bir şey”

Knausgaard ne okur, ne sever, merak ediyorsanız bu röportaj size göre. Uzun uzun konuşmuş, kendiniz bakın. Ama en sevdiği kitabı buraya alayım bekletmeden. Diyor ki Karl Ove, “‘Savaş ve Barış’ dışında çılgınca bir arzuyla okuyabileceğim başka kitap yok. İlk okuduğumda 12 yaşındayım. Zayıf hafızama şükürler olsun, o sayede her beş yılda bir yeniden okuyorum.” Yazarlar […]

Read More

AZ SİHİR/ÇOK TER: Marquez’den yazar adaylarına 9 tavsiye

Hukuk ve gazetecilik öğrenimini yazarlık kariyerine odaklanmak için yarım bırakan Marquez, ilk romanı “Yaprak Fırtınası”nı 1952’de yayınladı. 1961’de “Albaya Mektup Yok”, 1962’de “Hanım Ana’nın Cenaze Töreni”ni geldi. Birkaç yıl sonra ise defalarca silip defalarca yeniden yazdığı başyapıtı “Yüzyıllık Yalnızlık”la dünya edebiyatına damgasını vurdu. Sonrasını biliyorsunuz.  Peki şimdi bu büyük edebiyatçıdan yazma üzerine 9 tavsiye okumaya ne dersiniz?  Gülenay […]

Read More

Afarin Sajedi’den şişmiş gözler, kırmızı burunlar

Kırmızı burunlar, şişmiş gözler, alına saplanmış çatallar ve balıklar… Şirazlı ressam Afarin Sajedi yıllardır tuval üzerine akrilik ya da yağlıboya çalışarak olağanüstü güzel, kırılgan, cesur kadın imgeleri yaratıyor. Görünce aşık olduğum resimlerine siz de bakmak ister misiniz? Gülenay Börekçi Ressamın işlerini şahsi web adresinden takip edebilirsiniz. Şişmiş gözler, kırmızı burunlar ve balık kayganlığı Afarin Sajedi, […]

Read More

İnsana kibrini ve zayıflığını gösteren çocuk klasiği

İngiliz yazar Kenneth Grahame’in çocuklar için yazdığı “Söğütlükte Rüzgar”ı okudunuz mu? Bu kitap bir masal, kahramanları da yabanıl ormanda yaşayan türlü çeşit minik hayvan, mesela iyi huylu Köstebek, fedakâr Fare, kendini beğenmiş Karakurbağası ve huysuz Porsuk… İyi huylu Köstebek, bir sabah bahar temizliği yapmaktan sıkılıp süpürgesini bir kenara atar. Yeşil kırlarda amaçsızca dolaşırken nehir kıyısında […]

Read More

Julio Cortázar: “İnsan yazmak için yaratılmışsa, yazar…”

Latin Amerikalı yazarlar arasında en sevdiğim şüphesiz Julio Cortázar. Aşağıda Seksek, Gözlemevi, Öteki’nin Rüyası, Andres Fava’nın Güncesi gibi kitapların yazarı Cortázar’ın Paris Review dergisine verdiği röportajdan parçalar bulacaksınız. Fantastiğe yakınlığının sebebini, edebiyatın onun için ne zaman bir oyuna dönüştüğünü, nasıl yazdığını, amatör trompetçi olduğuna dair söylentilerin neden kaynaklandığını, hayatla yazmak arasındaki ahengi nasıl kurduğunu, şöhretle nasıl […]

Read More

‘Stephen King’i okumasaydım, yazar da olamazdım’

Başka birçok önemli ödülün yanı sıra “Bram Stoker Romanda Üstün Başarı Ödülü”ne de layık bulunan “Kafamdaki Hayaletler”in yazarı Paul Tremblay’in aldığı en büyük ödül, türün yaşayan en büyük ustası Stephen King’in hayranlığını kazanması elbette. Kitabı okuyunca, “Korkuyu iliklerime kadar hissettim ve bilirsiniz beni korkutmak zordur” demiş King. Tremblay ilki gibi yine Numen Yayınları’ndan çıkan ve […]

Read More

Teoman: “Edebiyatta da hayatta da kırık dökük şeyleri seviyorum”

Teoman’la tanıştığımız günün üzerinden çok zaman geçti. Müzikte adını yeni yeni duyuruyordu. Röportaj yapmak için Cihangir’deki evine gittiğimde, bıkkın bir ifadeyle siyah-beyaz bir İtalyan filmi seyrediyordu. Ekrana gözüm iliştiğinde, altyazı falan görememiştim; İtalyanca da bilmiyormuş. “Eh, o zaman niye?” diye sormuştum haliyle. Bilmediği bir dilde film seyretmek ona daha eğlenceli geliyormuş. “Hikayeler uydurup diyaloglar yazıyorum. […]

Read More

Jo Nesbo: “Polisiye yazmak, bir çeşit punk rock yapmaktır”

Polisiye edebiyatın yıldız yazarı Jo Nesbø, her yerde çalışabilme yeteneğini ve hikaye anlatmanın neden şarkı yazmaya benzediğini anlattı. Bilmeyenler için açıklayayım: Nesbø 1990’lı yılların başından beri Di Derre adlı bir müzik grubunun üyesi. Ne tarz müzik yaptığını videoda izleyebilirsiniz.  Gülenay Börekçi “Sanki hikaye havada başıboş dolanıyormuş da ben öylece uzanıp onu yakalıyormuşum gibi…” Punk rock, […]

Read More

Sima Özkan’la kitaplar hakkında konuştuk

Sima Özkan’ı çevirmen olarak tanıyoruz. Bugüne dek, Neil Gaiman, Emily Gravett, Isol, Steve Antony, Claire Freedman, Julia Donaldson ve Marion Deuchars yazarların eserlerini aktardı dilimize. Temiz, Bir Daha!, Dinozorlar Don Sever ve tabii sonrasında tüm don severler serisi, Uzay Denen Karanlık, Bob ve Gaga Sanatı çevirilerinden bazıları. Bir de elbette kendi yazdığı kitaplar var. Bunlardan […]

Read More

John Berger, ölüme meydan okurken

Bu yazı yazar, şair, romancı, ressam ve “iyi adam” John Berger’in “Görme Biçimleri” adlı kitabındaki bir anekdottan yola çıkarak yazıldı. Hayata, ölüme ve sanata dair. Gülenay Börekçi Berger ve Kokoschka anekdotları vesilesiyle bir başka ressamın, Cezanne’ın söylediklerini hatırlayalım: “Dünyanın yaşamından bir dakika geçiyor, onu olduğu gibi resmedin.” Ölüme meydan okuyanlar John Berger ve Oskar Kokoschka […]

Read More