Egoist okur

Arzu nesnesi eski takıları gün ışığına çıkaran Uniqera Vintage

Ceyda Subaşı, dünyanın dört bir yanından getirdiği vintage ya da antika takıları Uniqera Vintage markası altında internet ve Instagram üzerinden takipçileriyle buluşturuyor uzun süredir. Instagram’da keşfettiğimden beri, Uniqera Vintage’ın sayfasına ve sürekli değişen koleksiyonuna bakmadığım gün yok. Ceyda’nın Kapalıçarşı’dan takı ustalarıyla birlikte oluşturduğu bir el yapımı takı koleksiyonu, yani Artisan by Uniqera Vintage var bir […]

Read More

Bayan Aphra Behn, bu çiçekler size…

“Bütün kadınlar birleşip Aphra Behn’in mezarına çiçekler serpiştirmeliler, çünkü akıllarından geçen her ne varsa yazıya dökme hakkını kadınlara kazandıran odur,” diyor Virginia Woolf, bir çeşit manifesto niteliği taşıyan ünlü eseri “Kendine Ait Bir Oda”da. Aphra Behn sadece roman türünün ilk örneklerinden birini ortaya koymakla kalmamış, daha köleliğin kaldırılması yolunda mücadele başlamadan çok önce kölelikle mücadele […]

Read More

“Boyun eğme ekolünden olmayan iki kadın”

8 Mart haftası şerefine birkaç yıl önce yaptığım eski röportajlarımdan ikisini bugün arka arkaya buraya alayım istedim. İlkinde, gazeteci yazar İpek Çalışlar, erkek dünyasında var olma mücadelesi vermiş iki kadını anlatıyor. Biliyorsunuz, İpek Hanım, Mustafa Kemal Atatürk’la yaptığı fırtınalı evlilikle anılan Latife Hanım’ın ve aktivistliğiyle olduğu kadar Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olmasıyla da tanıdığımız […]

Read More

“Elinden tutulması gereken bir çocuk kadın olmayı reddetti”

Yayınlayacağım röportajlardan ikincisi, kadınsız inkılabın mümkün olamayacağını savunan ve cumhuriyet yönetimine kadınların da katılması için mücadele eden aktivist yazar Nezihe Muhiddin’le ilgili. İktidarın topluma dayattığı “resmi cumhuriyet kadını” elbisesine sığamayıp erkeğin gölgesindeki “çocuk kadın” olmayı reddedince usulsüzlükle suçlanmış, yargılanmış, ismi antolojilerden bile silinmişti. Ben de hikâyesini, “Kadınsız İnkılap” adlı kitabın yazarı Yaprak Zihnioğlu’na sormuştum. Gülenay Börekçi Yaprak […]

Read More

Schopenhauer’a göre zor iş bir kirpinin bir kirpiye sarılması

Alman felsefeci Schopenhauer bir vakitler kirpileri gözlemleyerek insanları, iç dünyalarındaki boşluklarla tekdüzeliklerin buluşturduğunu öne sürmüştü. Schopenhauer’a göre, insanlar ancak sayısız gel-gitler yaşadıktan sonra birlikte olabilecekleri ortak bir noktada buluşabiliyordu. Belki biraz daha detay gerek, anlatayım… Nereden çıktı anlamadım ama konuya bir biçimde siyaset bilimci Isaiah Berlin, edebiyatçı Tolstoy ve tilkiler de dahil oldu. Bence siz […]

Read More

Freud’a göre dünyada 4 çeşit kirpi ve 4 çeşit âşık var

Sigmund Freud’un “kirpi” saplantısını duymuş muydunuz? Şu dikenli ve sevimli hayvandan bahsediyorum. Freud Müzesi’ne giderseniz, Freud’un çalışma masasının üzerinde minik bir kirpi biblosu göreceksiniz. Psikanalizin babasının sağlığında da böyleymiş, kirpi biblosunu bir an bile gözünün önünden ayırmazmış. İşte Freud’un, Schopenhauer’den ilhamla oluşturduğu “kirpi kuramı” ve edebiyat dünyasından birkaç âşık kirpi… Gülenay Börekçi Freud’a göre dünyada […]

Read More

William Golding ve “Sineklerin Tanrısı”nın büyük yanılgısı

“Sineklerin Tanrısı”, William Golding’in en önemli eserlerinden. Yazarın Nobel kazanmasıyla büyük üne kavuşan bu eser, ıssız ada deneyimini bambaşka bir yönden ele alıyor, davranışlara ve karakter analizlerine odaklanıyor, dahası masum çocukların bile kendilerini amansız bir hayatta kalma mücadelesi içinde bulduklarında ne kadar vahşileşebileceklerini göz önüne seriyor. Arka kapakta böyle yazıyor. Öyle romanlar vardır ki, etraflarına […]

Read More

Bu kitap cevapları değil soruları önemseyenler için

Hilal Bebek’in kaleme aldığı ve Tara Kitap etiketiyle çıkan “Çemberin Dışı”, okuru hayata dair önemli konuları sorgulamaya, yeni bakış açıları geliştirmeye davet ediyor, değişimin, gelişimin, hayat sapaklarında doğru yolu tutturmanın izini sürüyor. Şahsen yazarın kişisel gelişim kitaplarını eleştirirken söylediği şu cümleye bayıldım: “Düşünün, mutluluk satan bir dükkân sahibi olsanız müşterilerinizin mutlu olmasını ister misiniz?” Doğru soruya […]

Read More

Edebiyatçının TROL olarak portresi: ARTHUR CRAVAN

Sürrealist şair Arthur Cravan otuz bir yaşında Meksika sahillerinde sırra kadem bastığında, kendi ölümünü sahnelediği şeklinde rivayetler dolaşmaya başlamıştı. Ölümünün bile gerçek olmadığının düşünülmesi doğaldı çünkü Cravan bir bakıma günümüz sosyal medya trollerinin yüz yıl önceki karşılığıydı. Şiir de yazsa, dergi de çıkarsa, boks ringine de çıksa öncelikli amacı sansasyon yaratmak, her eylemiyle kendini bir […]

Read More

Edebiyatın Marlon’u: TREVANIAN

“Senin en büyük kusurun tecrübesizliğin değil, kayıtsızlığın. Yenilgilerini senden daha zeki ya da yetenekli olanların elinden tatmayacaksın. Seni yenenler, sabırlı, sinsi, vasat insanlar olacak, çünkü sen kendi parlaklığının ortasında dururken gözlerin öylesine kamaşıyor ki, odanın kuytu, karanlık köşelerini göremiyorsun.” Bunları “Şibumi” adlı kitabında Trevanian yazmıştı. İlk okuduğum yıllarda, Trevanian’ın kimliği meçhuldü, kendisi benim için âşık […]

Read More

Edebiyatçının bir marangoz olarak portresi: MARQUEZ

Gabriel Garcia Marquez’in yıllar içinde başta Paris Review olmak üzere birkaç dergiye verdiği röportajlardan çıkardığım bir mini yazma dersi. Yazar adayları ve roman severler için… Daha önce yazmıştım ama bu genişletilmiş hali… Marquez, Paris Review dergisine verdiği röportajda edebiyatçının aslında bir tür marangoz olduğunu söylemiş, nedenini de şöyle açıklamıştı: “Edebiyatçı da, marangoz da sıkı çalışır. […]

Read More

Binnur Kaya ile korkular, zaaflar ve aşka dair

Binnur Kaya ile bu röportajı Vavien filminin setinde yapmıştım, anlatayım. Senaryosunu Engin Günaydın’ın yazdığı ve Taylan Biraderler’in yönettiği Vavien, Tokat’ın Erbaa ilçesinde çekiliyordu. Kalktım gittim röportaj için. İlk sabah uyandığımda kaldığım otelin kahvaltı salonuna indim. Baktım Binnur Kaya da orada, açık büfede. Bir çay alayım, sonra da yanına gidip kendimi tanıtayım diye düşündüm. Bir baktım […]

Read More

Nabokov’un çevirmen olarak portresi

Vladimir Nabokov beş yıl çalışarak Puşkin’in 250 sayfalık manzum romanı Yevgeni Onegin’i Rusçadan İngilizceye çevirdiğinde ortaya 1500 sayfalık bir metin çıkmıştı. Uzun açıklamaları ve yorumlarının yanı sıra çeviride uyguldığı stratejiyi ayrıntılı anlattığı makalelerle dikkat çeken bu şerhli çevirinin hikâyesini Nabokov sonradan bir makalesinde anlatmıştı. Meraklısına minik bir tüyo: İngiliz düello kurallarının Rusya’da nasıl uygulandığını, bankacılığı, […]

Read More

Tolstoy’un esrarengiz turtası ve zihin açan naneli kurabiyeleri

Egoist Okur olarak epeydir ihmal ediyordum yemek tariflerini. Tolstoy’ların ailecek oluşturdukları tarif kitabıyla bir dönüş yapayım dedim. Büyük yazarın kızı Anna Tolstoy da kendi Lev Tolstoy biyografisinde, babasının çok sevdiği geleneksel naneli kurabiyelerin tarifini veriyordu, onu sona ekledim. İlginize, bilginize, merakınıza… Gülenay Börekçi Tolstoy’un esrarengiz turtası ve zihin açan naneli kurabiyeleri Lev Tolstoy hakkında birçok […]

Read More

BÜYÜK SORU: Dünyanın beklediği on birinci romancı kim?

Kemal Tahir’in, 1960 tarihli bir mülakatta söyledikleri öyle etkileyiciydi ve düşündürücüydü ki. Yazar bu kısacık mülakatta hem hâlâ nihayetlenmemiş bir tartışmayı başlatıyor hem de okurlarıyla roman sanatı, romancının sorumluluğu gibi konulardaki fikirlerini paylaşıyordu. Hatta araya eşsiz bir yazma dersi bile sıkıştırıyordu. (yazma dersi kısmını birazdan ayrı bir postta paylaşacağım.) Gülenay Börekçi Birkaç büyük romancı. Dünyanın […]

Read More