Egoist okur

Nasıl yani! Edebiyatta ekonominin yeri var mı?

Thomas Piketty‘nin beklenen kitabı Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital çıktı. (İş Kültür Yayınları) Ben kitabı atlaya atlaya, daha doğrusu sadece edebiyat eserlerine referans veren bölümlerine göz atarak okudum. Okudum sayılmaz yani, karıştırdım. Ardından büyük romanları iktisatçıların gözüyle inceleyen Edebiyattaki İktisat geldi. (İletişim Yayınları) Gördüm ki edebiyat ve ekonomi birbirlerine o kadar da uzak disiplinler değilmiş… Roman dediğimiz […]

Read More

“Yapmayacağım, gülmeyeceğim, konuşmayacağım, belki de yaşamayacağım…”

Size bugün farklı coğrafyalarda ama aynı tarihlerde yazılmış, benzer atmosferleri olan iki başyapıttan bahsedeceğim… Herman Melville‘in Yazıcı Bartleby‘si, sadece Jorge Luis Borges, Paul Auster ve Stephen King gibi yazarların değil, Kurt Cobain gibi rock’çıların da başucu kitaplarındandı. Dostoyevski‘nin Öteki‘sine gelince; yazara göre başyapıtı, hayatı boyunca yazdığı en kusursuz şeydi. Bu yıl başka sinema kapsamında başrolünü Jesse […]

Read More

AYLİN BALBOA + Belki Bir Gün Uçarız: Bu kadın arıza!

Merve Açıkgöz gönderdi bu yazıyı. Aylin Balboa‘nın İletişim’den çıkan kitabı Belki Bir Gün Uçarız‘ı okuyup aşık olunca…  Öyle güzel anlatmış ki sanırım birazdan ben de Balboa’nın kitabını okumaya başlayacağım. Çünkü bugünlerde her şeyden çok uçabilmeye ihtiyacım var… Gülenay Börekçi Fotoğraf bu adresten alındı.   “Ben uçtum, Aylin Balboa ile…” Bak bu genç kadınlar böyle kanatlı […]

Read More

HAKAN BIÇAKCI: “Hayatımı yazsam roman olmaz yani!”

Hakan Bıçakcı’yla sekiz on yıl önce tanıştığımızda ilk romanı yeni çıkmıştı. Kahve içtik, kısa bir röportaj yaptık ve Hakan şu hayatta sahiden “arkadaşım” olduğuna inandığım nadir insanlardan biri oldu. Bir sürü kitap, röportaj, konser ve sohbet sığdı bu on yıla. Geçen hafta, acayip sıcak bir günde yeniden buluştuk. Bu sayfalardaki değişmez röportaj mekanım Brasserie Bomonti […]

Read More

Bir Borges öyküsünün içinde olduğumu nasıl anlarım?

“Biri dedi ki: Sen uyanıklığa değil, önceki bir düşe uyanmışsın.O düş bir başka düşle sarmallıdır, o da bir başkasıyla ve bu böyle sonsuza kadar gider, sonsuz da kum tanelerinin sayısıdır. Geriye dönerken izlemen gereken yolun sonu yoktur ve sen bir daha gerçekten uyanmadan öleceksin.” The Toast adlı internet sitesinde bulduğum bir testi sizinle de paylaşmak istedim. Hayatınız […]

Read More

Hayaletli evlerin yeni ev sahibi Murat Başekim

Bir süredir Twitter’da Abandoned Pics diye bir adresi takip ediyorum. Dünyanın dört bir yanından terk edilmiş evlerin, alışveriş merkezlerinin, hastanelerin, okulların, otellerin, lunaparkların; bilumum metruk mekanın fotoğraflarını yayınlıyorlar. Bu mekanlar bana güzel geliyor. Her biri başka bir şahane hayalet hikayesinin ilhamı gibi oluyor. Takılıyorum işte, uyumadan önce mutlaka yeni ne koyduklarına bakıyorum. Daha önce burada sözünü […]

Read More

“Bana dayım olacak it öğretmişti bu moonwalk denen naneyi”

Deliduman, taşrada başlıyor ama sonra İstanbul’da hatta 31 Mayıs 2013 sonrası Gezi Parkı’nda, barikatların arkasında buluyoruz kendimizi, on yedi yaşındaki Çağlar İyice’yle beraber. Çağlar, kız kardeşi Çiğdem’i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz’i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor bize. Ve çok güzel anlatıyor. […]

Read More

Ercan Kesal: “Herkes kendi içindeki cinayetin peşinde”

Aktör, yazar ve senarist (hekimliğini saymıyorum bile) Ercan Kesal yıllar önce Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde birkaç yıl geçirmiş. Henüz 23 yaşında, yeni mezun genç bir hekimmiş o sıralar. Ve Anadolu’daki mecburi hizmeti sırasında bir cinayete tanık olmuş, daha doğrusu kendini bir cinayet soruşturmasının tam ortasında bulmuş. Hiç aklından çıkmayan o olayı daha sonra, “3 Maymun” filminde […]

Read More

İHSAN OKTAY ANAR’dan yeni roman: Galîz Kahraman

Ne yazarlarsa merakla beklediğimiz, çıkar çıkmaz okuduğumuz yazarlar vardır. İhsan Oktay Anar onlardan biri… Az konuştuğu, mülakat vermekten de hiç hoşlanmadığı için okurun onunla esas iletişimi romanları aracılığıyla gerçekleşiyor. Bu sebeple de açıkçası İhsan Oktar Anar ne yazacak diye beklerken sevdiğimiz öteki yazarları beklerken olduğumuzdan daha heyecanlı, daha sabırsız oluyoruz. Her neyse, lafı uzatmayarak yazarın […]

Read More

Ercan Kesal: “Anadolu’nun sır kâtibiydim”

Gerçekte hekim olan Ercan Kesal’ı Cannes’da Altın Palmiye kazanan “Üç Maymun”un senaristi ve başrol oyuncularından biri olarak tanıdık. Ceylan’ın “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminde de vardı. Sonra Taylan Biraderler’in “Vavien”, Onur Ünlü’nün “Sen Aydınlatırsın Geceyi”, Ali Aydın’ın “Küf” ve Mahmut Fazıl Coşkun’un “Yozgat Blues” adlı filmlerinde rol aldı.  Ama bu röportaj bunlarla değil, Kesal’ın ilk kitabıyla […]

Read More

Çok tatlıdır bizim dilimiz, beyefendi!

Küçücük bir kitap Beyefendi ama Kontrol Kulesi’nin bekçisi Deniz Durukan’ın da bu yazıda belirttiği gibi önemli ve kıymetli bir kitap. O yüzden ikinci kez konuk oluyor Egoist Okur’a… Hatice Meryem erkekleri ve kadınları, onların ezeli beraberliklerini ve çatışmalarını bu çok tekinsiz ama büyüleyici metin aracılığıyla yorumlarken cinsiyetçi zihniyeti ve yaklaşımları da acı bir ironiyle eleştiriyor. […]

Read More

BEYEFENDİ: Erkeklere Methiye

Şen, kışkırtıcı ve ayarsız bir dilin yaratıcısı olarak edebiyatta kendine has bir yeri olan Hatice Meryem, Siftah, Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar ve Aklımdaki Yılan gibi kitapların ardından Beyefendi: Erkeklere Methiye adlı tuhaf ve güzel metniyle yeniden okur karşısında. Beyefendi’yi herhangi bir türün sınırları içine dahil etmek güç. […]

Read More

Sezgin Kaymaz: “Romanı yazarken bir taraftan da meraktan ölerek okurum”

Ateş Canına Yapışsın, Sandık Odası, Zindankale, Geber Anne, Kaptanın Teknesi ve Uzunharmanlarda Bir Davetsiz Misafir gibi romanların yaratıcısı Sezgin Kaymaz 30 senelik bir spor adamı, hentbol milli takımının eski antrenörü. Türkiye Voleybol Federasyonu İcra Kurulu Koordinatörü olarak çalışmaya başlayınca hentbolu bırakmış. Gerçi dört ay önce voleybola da veda etmiş. Paralel yürüttüğü öteki işini, yani romancılığıysa aralıksız sürdürüyor. […]

Read More

HAYDAR KARATAŞ: “Bizde edebiyat sorunlu büyüdü; cüssesi var ama zihni, ruhu eksik…”

Haydar Karataş son yıllarda üzerine en çok yazılan, çizilen edebiyatçılardan. Murathan Mungan onun için “canavarcasına bir yazar damarı var” diyor. Murat Uyurkulak, Behçet Çelik, Kaan Arslanoğlu gibi başka edebiyatçılar da Karataş’ın romanlarında yarattığı dille ilgili hayranlık ve övgü yazıları kaleme alıyorlar. Yazarın iki kitabı var. İkisi de Dersim’le, 1938’de yaşananlarla alakalı… Gece Kelebeği’nde her şeyi […]

Read More

Burhan Sönmez: “Hakikat, geçmişin kendini gelecekte var etmesidir”

Burhan Sönmez, 2009’da yayımladığı ilk romanı Kuzey’in ardından Masumlar ile şimdiden adını edebiyatın kalıcıları arasına yazdırdı. Neden, çünkü Masumlar, daha dumanı tüterken, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2011 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’ne değer bulundu. Tabii bir de bu kadar kısa zamanda fanlarını yaratmış olması da bu iddianın diğer nedeni. Öyle ki genç bir çift, birbirlerine duydukları aşkı […]

Read More