Egoist okur

BİR ZAMANLAR BLOGGING: Montaigne’in denemeleri

Bazı kitaplarla aranızda ilk görüşte aşk olur. Daha kapağını gördüğünüzde, içinizde coşkuya benzer bir şey kabarır. “Bunu hemen okumalıyım” dersiniz. Kendinizi kitabın isminin yahut kapağının vaat ettiği dünyaya yakın hissettiğinizden mi, yoksa size o kitapta hayatınızı kolaylaştıracak, güzelleştirecek bir sır varmış gibi geldiğinden mi, bilmem… İşte Sarah Bakewell’in tam adı “Nasıl Yaşanır ya da Bir […]

Read More

BOB DYLAN: Son troubadour

Nobel’iyle ilgili eleştirileri Mehmet Hakan Kekeç’in yazısında okumuştuk, sıra methiyelerde… Bob Dylan’ın bir vakitler “şair” olarak Allan Ginsberg, Jack Kerouac, Kenzoburo Oe hatta Samuel Beckett gibi edebiyatçıların hayranlığını kazanmış olduğunu şahsen yeni öğrendim. Şeytanla sözleşme ve troubadourluk meselesine gelince; ayrıntıları aşağıda… Bob Dylan önümüzdeki ay İsveç’te düzenlenecek Nobel ödül törenine katılmayacakmış. Katılacağını düşünmemiştim zaten. Yine […]

Read More

Shakespeare hakkında bilmek istediğiniz her şey

Üniversitede upuzun iki yılımı hem de Akşit Göktürk gibi mükemmel bir hocayla çalışarak Shakespeare’e verdiğim halde, her seferinde dünyanın bu en büyük şairi ve oyun yazarı hakkında yeni şeyler öğrenebildiğimi fark ederek şaşırıyorum. O yüzden Alfa Yayınları etiketiyle çıkan “Shakespeare Kitabı”nı görür görmez atlayıp sayfalarını karıştırmaya başladım; içindeki fotoğraflara baktım, şurasını burasını okudum ve “Tamam” […]

Read More

Yazarlar hakkında ne dedikodular, ne sırlar, ne hikayeler…

Ünlü ve büyük yazarların hayatlarını niye okuruz? Pek çok sebepten. Ama biraz da şundan: James Joyce’ın kırık gözlüğünü, Agatha Christie’nin altındaki yara bandını ve Mark Twain’in çenesindeki jilet kesiğini fark etmek için. Başka bir deyişle onları insanca yaraları ve zaaflarıyla da tanımak için. W.G. Sebald’ın ölmeden 3 gün önce girdiği dersten notlar PATTI SMITH: “Ölüler konuşuyor […]

Read More