Egoist okur

Calibro’nun harikalar diyarını keşfettiniz mi?

Türkiye’nin kitap ekosistemi Libronet, yayıncılık dünyası için bir devrim anlamına gelen dijital kitap teknolojisini kendi ürettiği elektronik okuma cihazıyla Türkiye’ye taşıdı. Basic ve dokunmatik ekran özellikli Touch Lux olmak üzere iki modeli bulunan ve ekran ışığı ortama göre ayarlanabilen Calibro adlı bu cihaz, ülkemizin en yeni kitap satış ve okuma platformu babil.com’la bağlantılı olarak çalışıyor. Calibro Harikalar Diyarı’nın ayrıntıları aşağıda…

Gülenay Börekçi

calibro egoistokur babil gulenay borekci 1

Calibro

Kütüphanesini çantasında taşımak isteyenler için…

Kitapları benim kadar seven biri için çok kitaba sahip olmak harika bir şey, kabul ediyorum ama bunun ağır bir yüke de dönüşebileceğini iki yıl önce, mecburen ve hızlı bir şekilde evimi taşımak zorunda kaldığımda öğrenmiştim. Kitapları kutulara yerleştirmek, kitaplık raflarını ertesi gün bir daha monte ettirmek üzere sökmek, en kötüsü de bütün o cilt cilt kitabı tozlarını alıp temizleyerek ve kategorize ederek teker teker yeniden raflara yerleştirmek… Bu arada taşıyanların özensizliği yüzünden hırpalanan, bazen de kaybolan kitaplar… Açıkçası zahmetli ve yıpratıcıydı. Dahası bu kaçıncıydı! Demek istediğim her taşınmada durum iyice katlanılmaz hale geliyordu.

O yaz moral bozukluğuyla kitaplarımın üçte ikisini isteyenlere yahut ihtiyacı olduğunu düşündüklerime dağıttım. Bu radikal kararı almamda e-kitabın kolaylıklarını, güzelliklerini keşfetmemin etkisi büyük oldu. Şimdi artık iki yıldır her gece başta çeşitli e-kitap platformlarına bakıyor ve haftada en az birkaç kitap satın alıyorum. Şöyle ki…

30 saniyede istediğim kitap benim 

Aklıma gelen, almak istediğim herhangi bir kitaba 30 saniye içinde sahip olmak müthiş bir şey. Bunun için evden çıkıp arabaya, metroya binmem, kitapçıya gitmek için yağmur çamur demeyip yürümem gerekmiyor… Ayrıca e-kitap platformlarının hemen hepsinde kitapların ilk birkaç bölümünü ücretsiz okuyabiliyorum. Beğenmezsem, satın almıyorum… Dünya edebiyatının klasikleri bonus olarak genellikle bedava. Bağımsız genç yazarları keşfetmek içinse açıkçası e-kitapçılardan daha şahane bir yer bulamadım şimdiye dek.

E-kitabın bir güzelliği de insana “Aman, kitabımın üstüne kahve döküldü”, “Kedi sayfalarını yedi, kapağını kemirdi”, “Vapurda unuttum”, “Arkadaşım aldı geri vermedi” gibi nahoş şeyler yaşatmaması. (Esasen bunlar bizim evde olağan hadiselerdir.)

Tek sorun Türkçe e-kitap platformlarının henüz yeterince zengin sayılmayacak durumda olması ama birkaç yıl içinde bunun değişeceğine eminim.

Kâğıt kullanılmadığı için çevre dostu

Gelelim bağımlılığımı perçinleyen olaya, yani bu yazıyı yazmamın sebebine… Tamamen yerli yatırımla hayata geçen ve Türkçe kitaplara daha rahat ulaşma olanağı sağlayan e-kitap okuyucu Calibro geçen hafta çıktı. Test edeyim, şurasına bakayım, burasını kurcalayayım derken kaptırıp gitmişim. iPad’de okumaktan en önemli farkı gözü yormamasıydı. Tablette teknik olarak gözünüz 20 dakikada yorulmaya başlıyor, Calibro’da ise saatlerce yorulmadan okuyabiliyorsunuz. Aynı gerçek kitap gibi. Bir de ekran ışığını ayarlayabildiğiniz için zifiri karanlıkta da, güneş ışınlarının dimdik ve çok keskin geldiği plaj kenarlarında da -yorulmadan- okuyabiliyorsunuz. (Bu “yorulmadan” kelimesi e-kitap için çok büyük önem taşıyor, dolayısıyla bu kelimeyi birkaç kez kullanabilirim.)

Yayıncılar açısından da kâğıt, baskı, stok, dağıtım gibi giderleri ortadan kaldırdığı için e-kitapların fiyatları daha ucuz. Bu da korsanla savaşta etkili bir silah olarak çıkıyor karşımıza. Baskısı tükenmiş kitapları okurla buluşturarak yeniden ekonomik hayata döndürmek de yayınevleri için küçümsenemeyecek bir maddi kazanç sayılmalı. Kâğıt kullanmak için ağaçları yok etmek gerektiğini düşürseniz bu cihazlar ayrıca çevre dostu.

Gene de… 

Özetle e-kitapla ilişkimde durum bu. Halihazırda balayı dönemimizi yaşıyoruz… Kitaplarımın çoğunu dağıttığımı yazının başında söylemiştim ama orijinal baskıları, hayatımda önemli yeri olan, tasarımlarını beğendiğim yahut tarafıma imzalanmış kitapları saklıyorum. Üzerlerindeki mürekkep lekelerini, sayfalarındaki kırışıklıkları bile sevdiğim ve kolay kolay vazgeçemeyeceğimi bildiğim eski kitaplarım da duruyor. Onlarla bir geçmişimiz var çünkü; her birini ne zaman aldığımı, kiminle okuduğumu, ilk okuduğumda ne hissettiğimi hatırlıyorum… Bunu da e-kitap okumanın kolaylığına ve kütüphanemi cebimde gezdirmenin rahatlığına bile değişmem, doğrusu.

Gülenay Börekçi

calibro egoistokur babil gulenay borekci 3

Üstteki Sue Zheng imzalı illüstrasyonlar bu adresten alındı.

İlk yerli e-kitap okuyucusu Calibro’nun teknik özellikleri

Türkiye’nin kitap ekosistemi Libronet, yayıncılık dünyası için bir devrim anlamına gelen dijital kitap teknolojisini kendi ürettiği elektronik okuma cihazıyla Türkiye’ye taşıdı. Basic ve dokunmatik ekran özellikli Touch Lux olmak üzere iki modeli bulunan ve ekran ışığı ortama göre ayarlanabilen Calibro adlı bu cihaz, ülkemizin en yeni kitap satış ve okuma platformu babil.com’la bağlantılı olarak çalışıyor.

Diğer özelliklerine gelince… 6 inç ekran büyüklüğüne sahip ve 3.000 kitap alabiliyor. Çantanızda hatta cebinizde taşıyabileceğiniz kadar hafif. İstediğiniz kitabı 30 saniyede indirebiliyor, Sesli Sözlük desteğiyle okurken istediğiniz kelimeye bakarak anlamını öğrenebiliyorsunuz. Kâğıt doğallığındaki ekranı gözü yormuyor. Kitaplar üzerinde istediğiniz bölümleri işaretleyebiliyor, not tutabiliyor, seçtiğiniz metinleri sosyal medyada paylaşabiliyorsunuz. Cihazın şarj süresi 10 bin sayfa okumaya yetiyor, bu da tam 1 ay demek.

Calibro, elektronik mürekkep özelliği taşıyan ve “paper sense” yani “kâğıt hissi” veren ekranı sayesinde bilgisayar ve tabletlerin aksine gözü yormuyor. (Kindle, Kobo ve Reeder gibi bu tarz diğer cihazlarda da kitaplar, kâğıda benzer yüzeylerde mürekkebin elektronik etkiyle değişmesi sayesinde okunuyor. Tablet, akıllı telefon ve bilgisayarların aksine, doğrudan yayılan ışıkla değil, dışarıdan yansıyan ışıkla okuyorsunuz, bu da -gene- gözünüzün daha az yorulacağı anlamına geliyor.) Ayrıca Babil.com’a üye olduğunuz takdirde kitaplarınıza sadece Calibro okuma cihazından değil, markası ne olursa olsun bilgisayarınız, Android ve iOS destekli akıllı cihazınızdan da ulaşabilirsiniz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Comments
4 Responses to “Calibro’nun harikalar diyarını keşfettiniz mi?”
  1. Duygu says:

    Bu illüstrasyonlarla beni tanıştırdığın için teşekkür ederim, bayıldım.

  2. lale simsek says:

    Merhaba Gülenay,
    Ben de geçen nisan ayında Hollanda’dan getirtmiştim Kobo Glo marka, benim amacım daha çok Hollandaca kitap okurken HOL.-HOL. sözlükten faydalanabilmekti. Çok memnunum, Türkçe kitap da okuyabiliyorum tabi..Peki Calibro’da hangi dilde sözlük var? sadece Türkçe mi?

Leave A Comment