Egoist okur

Aykırı bir aydının anısına: Walter Benjamin

Gazeteci arkadaşım Figen Yanık bu kez Walter Benjamin’i yazdı.  Hem Benjamin’i ölümünün 71. yılında anmak, hem de yazarın Pasajlar ve Tek Yön gibi kitaplarını yayımlayan Yapı Kredi Yayınları’nın dikkatini çekmek için. Böylece belki bu kitapların ilk sayfasında, yani Benjamin’i tanıtan bölümde, “26 Eylül 1940’ta Port-Bou (Fransa) yakınlarında öldü” cümlesi düzeltilebilir.

Son istasyonu Portbou’ydu

Nazi zulmünün bir gün onun kapısını da çalacağına ihtimal verseydi, üç kez gittiği Danimarka’da Brecht’in yanında kalır mıydı? Ya da rahat yazabilmek için zaman zaman uzaklaştığı İbiza’da saklanır mıydı? Nasıl bir ‘aykırı aydın’ olma haliydi ki bu, Nazilerin postallarından kaçabilmek için ayağında mokasen ayakkabılarla Pireneleri aşıp kaçma alternatifine kadar sabretti.

Sonra yanında iki kadın, bir de çocuk yaşta bir gençle çıktığı kaçış yolculuğunda hiç yürümediği dağ yollarından yürüdü; aç, sefil ve bitkin halde dağın eteklerindeki, İspanya’nın Portbou kasabasına inebildi. Birkaç gün sonra 27 Eylül 1940’da daha fazla kaçamayacağını anlayınca, küçük bir otel odasında yaşamına son verdi. 47 yaşında, arkasında Paris Ulusal Kütüphanesi’nde, hep aynı masada oturarak üzerinde çalıştığı Paris Pasajları’nı tamamlayamadan, bir dolu sırla birlikte…

Tarih felsefesiyle hiç ilgilenmemiş, yıllarca üzerinde çalıştığı halde tamamlayamadığı Pasajlar’ının yayımlanan bölümlerini okumamış bile olsanız, akademisyen ve biyografi yazarı Jay Parini’nin Dar Geçitteki Aydın (Ayrıntı Yayınları) adlı kitabı elinize geçerse, Walter Benjamin’i sonsuza kadar merak edeceksiniz. Ama bu yazı, Dar Geçitteki Aydın’a övgü yazısı değil. Parini, tartışılamayacak yeteneğini Tolstoy’un son bir yılını anlattığı, Türkçeye de çevrilen Son İstasyon’da da kanıtlıyor zaten, biyografik roman meraklılarına önerilir.

Bu yazının iki amacı var: Benjamin’i ölümünün 71. yılında anarken, Pasajlar ve Tek Yön kitaplarını yayımlayan Yapı Kredi Yayınları’nın da dikkatini çekmek. Böylece kitapların ilk sayfasında Benjamin’i tanıtan bölümde “26 Eylül 1940’ta Port-Bou (Fransa) yakınlarında öldü” cümlesini düzelttirmek.

Walter Benjamin, Pireneler’i aşmaya karar vererek dağlarda yürümeye başladı ama Fransa-İspanya sınırındaki Portbou’ya kadar gidebildi. Portbou ise Fransa’da değil, İspanya’da.

Barcelona Tren İstasyonu’ndan bindiğiniz ve Fransa sınırına kadar giden trenden inebileceğiniz her istasyon yeni ufuklar açabilir; hepsinin ayrı öyküsü var. Girona’da inip, İspanya’dan kovuldukları halde din değiştiren Yahudilerin izlerini takip edebilir, Figueres’te Dali’nin müzesinde uyuklayan fantazilerini uyandırabilirsiniz. Ama inmeyip, sınıra kadar sabrederseniz, küçük, sessiz bir sahil kasabasında inmeye hazırlanın. İstasyondan çıkıp, dar bir sokaktan geçtikten sonra karşınıza çıkan ilk binanın üstündeki tabela karşılayacaktır sizi: “Walter Benjamin burada öldü!”

Figen Yanık

Leave a Reply

  Subscribe  
Notify of