Egoist okur

Kemalettin Tuğcu: İçindeki yaşama sıkıntısına iyi gelen tek şey hiç durmadan yazmaktı!

20. yüzyıl Türk yayın dünyasının en üretken kalemlerinden biriydi. 94 yıllık hayatı boyunca üç yüzün üzerinde roman yayınladı, tercümeler yaptı, dergiler çıkardı. Onu daima 70’li yıllarda yayımladığı iç burkan çocuk romanlarıyla hatırlarız. Oysa Tuğcu yaşamı boyunca yazının her türlüsüne bulaşmış, çok farklı alanlarda kalem oynatmıştı. Bütün bunları da çoğu kez bilinçli bir tercihle değil, daha çok maddi zaruretler nedeniyle yazmıştı. Kısacası, o sadece hayatını yazarak kazanmaya çalışan üretken bir yazardan başkası değildi. Ama hayat gailesi onu tarzdan tarza, konudan konuya savurmuş.

“Bizi Hatırlayınız”da bu kez bin kılıklı bir kalemi, Kemalettin Tuğcu’yu hatırlıyoruz. Daha doğrusu her zaman olduğu gibi bir kez daha Egoist Okur için, Başar Başarır hatırlıyor… Okuyunuz, okutunuz, hatırlayınız, hatırlatınız…

kemalettin tugcu egoistokur basar basarir 1

BAŞAR BAŞARIR’ın misafiri bu kez Kemalettin Tuğcu (1902-1996)

Çengelköy’deki o büyük bahçeli evde doğduğunda ruhu gibi ayakları da içe dönüktü. Tedavi edilemeyen bu fiziksel sakatlık yüzünden hayatı boyunca daima zorluklarla karşılaştı. 30 yaşına kadar ne okula gitti, ne de doğru düzgün bir işte çalışabildi. Kendi kabuğunda yaşadı, okudu ve tercüme yapacak kadar Fransızca bile öğrendi. Ama içindeki yaşama sıkıntısını ezmek için tek bir çare bulabiliyordu: Hiç durmadan yazmak!

Başar Başarır

 

 

11
Leave a Reply

5 Comment threads
6 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
6 Comment authors
  Subscribe  
newest oldest most voted
Notify of
ALİ TUĞCU

Merhaba,
Dicle Üniversitesi Ergani MYO’nda Öğretim Görevlisiyim. Okulumuz kütüphanesine Kemalettin TUĞCU’nun elinizde mevcut kitaplarından hediye gönderirseniz çok memnun oluruz. 0532.6983594

Dilek Bıyıkoğlu

Ben Türkçe öğretmeniyim. Çocukluğumda hep Kemalettin Tuğcu okudum. Yaşadığı dönemin toplumsal gelişmelerini çok iyi ele almış fakat bana edebi anlamda hiçbir getirisi olmadığı gibi hayata karamsar bakmaya güdülemiştir. İyi ile kötünün keskin çizgilerle ayrıldığı bu eserler güvensizlik aşılıyor. Ben öğrencilerimi bu eserleri okumamaları yönünde yönlendiriyorum. Ruhsal gelişimlerini olumsuz etkilediğini düşünüyorum. İleriki yaşlarda tercihleri doğrultusunda okumaları daha sağlıklı olacak kanısındayım.

FAZLA SÖZE GEREK YOK; Tuğcu eserleri aksine kendine güven ve yaşama sevinci aşılar…. “Kemalettin Tuğcu’nun eserlerine baktığımızda fevkâlade yoğun bir duyarlılık görüyoruz. Topluma dönüp baktığımız vakit, en çok acı çeken kitlenin yoksul kesim olduğunu gördüğümüz gibi. Bu ikisi zannediyoruz yoğun duyarlılık potansiyeliyle Kemalettin Tuğcu’yu o tarz mahallelere, o tarz insanlara itmiştir.” Selim İleri “Gülten Dayıoğlu, bizim kuşağın Kemalettin Tuğcusu’dur. Bu benzetmeyi, iki yazarın yapıtlarında koşutluklar gördüğüm için yapmıyorum. Kemalattin Tuğcu, küçük okurunu yüreğinin tam ortasından vurur, acıma-acındırma duygusunu bütün olanaklarıyla kullanır. “Sömürür” diyemiyorum, çünkü Kemalettin Tuğcu’yu “sömürü”nün çirkin kıyılarına uzanan bir yazar olarak görmüyorum. Onun çocuk edebiyatımızda önemli bir yeri… Read more »

YÜKSEL AKSU anlatıyor: Gorki’nin Ana’sı Kemalettin Tuğcu melodramına yakındı. Biz onu okuyan son kuşağız galiba. Tuğcu bana “diğergam”lığı öğretti. Zorda kalan anne babaya veya kardeşlerine bakmak zorunda kalan çocuklar… Dört kardeştik biz, annem babama bir şey olursa kardeşlerime şöyle bakarım, böyle çalışır, şöyle adam olurum, onlara sahip çıkarım diye düşünürdüm. Öteki bilinci dediğimiz duyarlılık vardır ve bu duyarlılık Tuğcu da çok sıcaktır, kadim değerleri çok iyi anlatır. Bir de Bekir Yıldız’la Fakir Baykurt’u severdim. Yazları dedemlerin köyüne giderdik. Orada Keklik, Yılanların Öcü, Kaplumbağalar gibi kitaplarının sahne karşılığını görürdüm. 60’lı yıllar köy gerçekçiliği romanlarını o dekorun içinde okumak çok hoşuma giderdi.… Read more »

Reca ederiz efendim :)

oca

Kemalettin Tuğcu’nun bir kitabını arıyorum yardımcı olursanız çok sevinirim, orta okul yıllarımda okumuştum, çok küçüktüm o zamanlar, hayal meyal hatırlıyorum, küçük bi çocuk vardı bi de dedesi vardı, bu küçük çocuk ayakabı boyacısı mı neydi, sanırım kitabın sonunda dedesi ölüyordu, baya duygusal bir kitaptı. Nehir Yayınları’na aitti okuduğum kitap ama hangisiydi, onu hatırlayamıyorum