Egoist okur

Her eve lazım bir DİKTATÖR!

Bir küçük diktatör… Kime nasıl hükmedeceğini şaşırmış. Her şeye sataşıyor; uçan kuşlara bile. ‘’Uç,’’ diyor saksağana, “itişin kakışın,” diyor karıncalara. Sonra hızını alamıyor “SUSUN!” diye bağırıyor taşlara! Taşlar susuyor. Sanıyor ki kendi susturdu. “Sürekli karar vermek güç iş,” diyerek bir çam ağacına yaslıyor sırtını. Her diktatör gibi, sinirden ve kibirden kafasını yeterince iyi çalıştıramıyor! Hep söylüyorum, Gökçe […]

Read More

“Kendi çölümü kuracaktım…”

“Onu ilk defa salıncakların yanındaki kum havuzunun kenarında, ince uzun parmaklarıyla kumları avuçlayıp avuçlayıp bacaklarından aşağıya dökerken görmüştüm. Omuzlarından aşağıya kıvrılan saçları rüzgârda tıpkı bir yılan gibi askılı bluzunun boş bulduğu yerlerinden içine doğru sokuluyordu. Kimsesizliği tuhaf bir şekilde hoşuma gitmişti. Oraya her ne nedenle geldiyse uzaktan da olsa o nedenin bir parçası olmayı istiyordum. […]

Read More