Egoist okur

O / STEPHEN KING: Sizinle şu meşum sahneyi konuşmalıyız

Palyaçolardan niye korkulur? Ya da korkulur mu hakikaten? Ben korkmam mesela ama bu konu açıldığında nedense hemen herkes tersini söylüyor. Oysa palyaçolar, genellikle çocukları, kısmen de yetişkinleri güldürmeye çalışan, zaten hayatlarını da böyle kazanan insanlar değil mi? Yine de palyaço korkusunun bir dayanağı, temeli olmalı. Sizce ne kadar geriye gidebiliriz palyaçoların kökenini araştırırken? Biraz inceleyelim bunu. […]

Read More

Stephen King: “Popüler roman nedir bilmiyordum, kimse anlatmamıştı”

Şu sıralar eskiden kısaltılmış olan romanları yeniden ve bu kez orijinale sadık kalınarak çevrilen ve Altın Kitaplar tarafından yeniden basılan Stephen King, bir vakitler Paris Review dergisine onlarca sayfalık bir röpoortaj vermişti. İşte oradan küçük bir bölüm… Gülenay Börekçi “Çocuktum; popüler roman nedir bilmiyordum, kimse anlatmamıştı ve ne bulursam okuyordum” Yazmaya başladığınızda kaç yaşındaydınız? İster […]

Read More

Meraklı bir çocuğun seyahat günlükleri

Hep siz mi gezi kitapları okuyup yurtdışı seyahatleriniz öncesinde planlar yapacaksınız? Boynuz kulağı geçiyor, haberiniz yok! Özge A. Lokmanhekim’in yazdığı Kemal’in Londra Günlüğü, çocuklara farklı ülkeleri, farklı kültürleri tanıtmayı amaçlayan şahane bir serinin ilk kitabı. Gökçe Gökçeer Gökçe Gökçeer yazdı: Kemal’in Londra Günlüğü Hep siz mi gezi kitapları okuyup yurtdışı seyahatleriniz öncesinde planlar yapacaksınız? Boynuz […]

Read More

Tutkulu bir okurundan Stephen King’in yayıncısına mektup

İsmail Yaprak’ı Serbestiyet ve Sinematopya’daki yazılarından tanıyor olabilirsiniz. Ara sıra Egoist Okur’a da yazıyor. Kendisi tutkulu bir Stephen King hayranı aynı zamanda. Arkadaş olmamızın sebeplerinden biri bu. Ve Türkiye’deki yayıncılarının Stephen King’e büyük haksızlık ettiğini, onu “yanlış” yayınladıklarını düşünüyor. Haklı. Orası burası kesilip kuşa döndürülmüş  berbat çeviriler, kimi zaman çok saçma tasarlanmış kapaklar, dizgi hataları, […]

Read More

Bir deli dahi, bir şair ve iki şahane film karakteri

Ilsa ile Rick, yani şu meşhur “Casablanca” filminin kederli ve cazibeli âşıkları yeniden çıkıyor karşımıza… Bir Emily Dickinson cildinin gizlediklerini keşfediyoruz… Amber’in Zaman Kapsülü’nde geçmişini geleceğe taşıyanların öyküsünü dinliyoruz… Kıvrım kıvrım ince bıyıklarıyla  bir çocuk kitabının sayfalarında boy gösteren egzantrik dâhi Salvador Dali’yi selamlıyoruz… Hayaltoplayan’la hayalî maceralara çıkıyoruz… Güzel güzel eğleniyor, güzel güzel hüzünleniyor, çocuklar için hazine değerinde […]

Read More

Her eve lazım bir DİKTATÖR!

Bir küçük diktatör… Kime nasıl hükmedeceğini şaşırmış. Her şeye sataşıyor; uçan kuşlara bile. ‘’Uç,’’ diyor saksağana, “itişin kakışın,” diyor karıncalara. Sonra hızını alamıyor “SUSUN!” diye bağırıyor taşlara! Taşlar susuyor. Sanıyor ki kendi susturdu. “Sürekli karar vermek güç iş,” diyerek bir çam ağacına yaslıyor sırtını. Her diktatör gibi, sinirden ve kibirden kafasını yeterince iyi çalıştıramıyor! Hep söylüyorum, Gökçe […]

Read More

Hercule Poirot ve Pera Palas’taki hayalet

Agatha Christie’ye ve kahramanlarından Hercule Poirot’ya dair her şey… Üstelik bu yazı Pera Palas’ta, tam da Agatha Christie’nin kaldığı odada yazıldı. Yani çok heyecanlı. Gülenay Börekçi Pera Palas’ta hayalet avı Tarihi Pera Palas Oteli’nin artık Agatha Christie’yle özdeşleşen 411 numaralı odasında kaldığım geceyi anlatacağım bugün. Yani 19. yüzyılın sonunda, İstanbullu Levanten Alexander Vallaury tarafından tasarlanan […]

Read More

Onur Baştürk: “Vay be, sahiden kötüymüşüm meğer!”

Onur Baştürk’le çok eski arkadaşız. Ama işe bakın ki Egoist Okur’a ilk kez konuk oluyor. Heyecanlıyım. Röportaj için buluşmaya gidince fark ediyorum, o da heyecanlı. Halbuki sakin olmamız gerekir. Nihayetinde ikimiz de bugüne kadar ünlü ünsüz sayısız insanla röportaj yapmışız. Ama bu farklı işte. Arkadaşıma soru sormak bazen, hele arada bir kayıt cihazı varsa, en […]

Read More

Celil Oker: “Hayatın içindeki yeni icatları şahane buluyorum”

Polisiye bu ülkede ezelden beri “tu kaka” edilen bir tür olmaktan çıktıysa, bunda Celil Oker’in büyük payı vardır. Zira polisiye denince akla hemen hemen sadece Dashiel Hammet, Raymond Chandler ve Simenon gibi yazarların geldiği ülkemizde Celil Oker ilk “saf polisiye” romanları kaleme alan kişi olarak okurun gönlünde haklı bir yer edinmiştir. Bir de kahramanı vardır […]

Read More

Dan Brown’ın kaleminden İkonografinin 50 Tonu

Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Kayıp Sembol gibi kitaplarıyla listelerin üst sıralarının değişmez ismi haline gelen Amerikalı yazar Dan Brown’un yeni romanı Cehennem (Inferno) aylardır bekleniyordu. Çıkar çıkmaz satış rekorları kırmasına bu yüzden kimse şaşırmadı. Brown, Dante Alighieri ve İlahi Komedya’dan yeni bir bilim dalı olan transhümanizmden, ölümsüzlükten, yapay olarak hızlandırılmış bir evrimin mümkün […]

Read More