Egoist okur

Efkâr Karması / Çiğdem Erken: Sevişememişler, kavuşamamışlar coğrafyasında

Çiğdem Erken, yıllardır Yıldız Teknik Üniversitesi’nde piyano ve oda müziği dersleri veriyor. Ayrıca çeşitli tiyatro oyunlarına yaptığı müziklerle bugüne kadar birçok ödül kazanmış. Geçen yıl Kız Kafası adlı bir albüm çıkardı. Bugünlerde ben ve arkadaşlarım buna takılmış durumdayız… İsmi bile albümü sevmem için sebep. Şarkılar da öyle: Ölürsen Haber Ver, Saçlarım Daha Uzunken, Soyunma, Ağlayamazsın… Bir de tabii şu hayatta en sevdiğim insanlardan biri olan Mete Özgencil var. Ne yapsa güzel ve doğru yapan Mete Çiğdem’in albümünün süpervizorü.

Anlayacağınız Egoist Okur Çiğdem Erken’i, Çiğdem de kulağıma geldiği kadarıyla Egoist Okur’u seviyor… Tanışalım kendisinden bir Efkar Karması istedim. Svdiklerinden, yoldaşlarından, mesela Antonio Carlos Jobim’den, Kazım Koyuncu’dan, Tom Waits’ten, Hümeyra’dan ve diğerlerinden oluşan bir hüzün kolyesi dizdi. Sadece seçtiği şarkıları göndermekle kalmadı, bir şeyler de kaleme aldı… Olmamışlar, gelmemişler, sevmemişler, sevişememişler, kavuşamamışlar coğrafyasından “dumanlı” kelimeler yolladı bize. İlk fırsatta onu burada yeniden görmek dileğiyle, kalpten teşekkürler…

Gülenay Börekçi

Hüznün Kolyesi

“Speak love when you speak love…”

William Shakespeare

Hüzün benim göbek adım. Daha çok küçük bir çocukken dinlediğim müziklerden bu geceye bir rota çizsek yollar hep aynı şehrin içinden geçer. Bir kenara yazdığım şeyler de hep bu duygudan bana eser. En mutlu gününde bile şen şakrak tek bir dize yazamamışlardanım. Olmamışlar, gelmemişler, sevmemişler, sevişememişler, kavuşamamışlar coğrafyasının başı dumanlı tanımı içimdeki. Bildiklerimi, sevdiklerimi, zor zamanlarda yoldaşlık etmişlerimi bir sıraya dizmek, onlardan adeta hüzünden bir kolye yapmak ne zormuş. Hüznün kolyesi yanına tanıdık anıları da aldı geldi. Benim bu şarkıların hepsiyle uzun mesailerim oldu. Çoğu da geceden güne uzanmış fazladan mesailer… Arkaik bir Anadolu töreni ile gömülsem giderken yanımda götürmek isteyeceğim, kalbime çöreklenmiş gizliler.

teni ipek,/ kokusu nane,/ uzun ince rakı bardağım,/ gözleri gözlerim,/ ince kadehte özlem,/ açık yara düşlerim,/ bitmemiş öyküler,/ zor zaman günlükleri,/ işte böyle bir şeyler…

İz bırakıp geçenlere ayarsız sevgiler,/ Her şeye rağmen iyi ki geldiler,/ Safalar getirdiler,/ Bir ömür boyu rüyalarda misafirler…/ Bir kızılderi atasözü: Ağlama sevgilim ölmeyeceğim…

Çiğdem Erken

Like a Bridge Over Troubled Water, Simon and Garfunkel

Throw it Away, Abbey Lincoln

You Can Never Hold Back Spring, Tom Waits

Insensatez, Antonio Carlos Jobim

She, Elvis Costello

Ravel Concerto for Piano and Orchestra in G 2nd Movement, Herbie Hancock

Dvorak Slavonic Dance Op72 No.2, Itzhak Perlman-Yo-Yo Ma-Seiji Ozawa

Chopin Prelude Op.28 No.4, Marta Argerich

Vehaeir Eineinu, Giora Feidman

Villa Lobos Bachianas Brasileiraz No.5, Karita Mattila-Academy of St Martin in the Fields

Oblivion, Astor Piazzola

Asiye, Kazım Koyuncu (Arr. Cem Tuncer)

Geceyi Neyleyim, Hümeyra

Fotoğraflar: Mehmet Turgut

2
Leave a Reply

2 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
  Subscribe  
newest oldest most voted
Notify of

İçime sinen efkâr karmalarından birisi olmuş. Çiğdem Erken’i albümü çıktıktan çok kısa bir süre sonra dinlemeye gitmiştim. Şarkılarından bazılarını internetten biliyordum. Ama benim asıl ilgimi çeken şey piyanonun başında, şarkılarını çalarken bedeninin duruşu olmuştu. Kadınca bir duyguydu elbette hissettiğim. Orada parmaklarının ucunda başlayıp tüm bedenine ve ruhuna yayılan bir hesaplaşma, bir açıdan kabulleniş, haykırış. Bütün duygularının güzel bir karmasıydı yansıyanlar.

tolgasahbaz

işte tam benlik bir efkar listesi :))