Egoist okur

KAÇAK KAHRAMANLAR, Küçük Prens’le buluşuyor…

Fadime Uslu’nun yazdığı Kaçak Kahramanlar çocuklar için de yetişkinler için de şahane bir macera. KaVeYe’den, yani şu sıralar ortalığı sarmış durumdaki Kaygı Veren Yetişkinler’den uzak durmaya çalışan herkes bu romanı okuyup zevk alabilir. Hele dünyanın hâlâ harikulade bir keşif alanı olduğunu ve etrafa meraklı gözlerle bakmanın ihmal edilemeyecek kadar mühim bir iş sayılması gerektiğini düşünüyorsanız, Kaçak Kahramanlar’a bayılacaksınız.

Hem ne biliyorsunuz, belki bizi ehlileştirip kendilerine ait kılabildikleri için bazı roman kahramanlarını ötekilerden çok daha fazla seviyoruzdur, olamaz mı? Ne demişti Tilki, Küçük Prens’e? “Beni evcilleştirirsen birbirimize ihtiyaç duyarız. Sen benim için dünyada bir tanecik olursun, ben de senin için…”

Kaçak Kahramanlar, yetişkin okurlara hem Holden Caulfield’den Küçük Prens’e ve Sherlock Holmes’e çok sevdikleri roman kahramanlarını, hem de Christine Nöstlinger’den Roald Dahl’a ve Saint-Exupery’ye hayran oldukları yazarları hatırlatacak.

Çocuk okurlara gelince; onlar bu romana dalıp canları istediği müddetçe orada kalmayı hak ediyor bence… Çünkü anlattığı her şey çok eğlenceli…

Bana inanmıyorsanız, buraya bakın…

Gülenay Börekçi

kacak kahramanlar gunisigi kitapligi egoistokur fadime uslu 1

Kelli felli yazarların hakikatte o kadar da kelli felli olmayabileceği, en azından kendilerini çok saçma bazı durumların ortasında bulduklarında ne yapacaklarını bilmeden öylece kalakalacakları gelmiş miydi hiç aklınıza?

Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan Kaçak Kahramanlar’da yazmakta olduğu yeni romanıyla ilgilenmek için gecenin bir vakti bilgisayar başına geçen Ekrem Deniz’in başına gelenleri okurken, insan tam da böyle bir duruma, yani bir yazarın en güçsüz anlarına şahit oluyor.

Zira talihsiz -ve daha da beteri yazarlık hünerleri bakımından epeyce yeteneksiz- Ekrem Bey bir gece bakıyor ki henüz tamamlanmamış romanının en önemli karakterlerinden üç tanesi sırra kadem basmış. Hem de geride hiç iz bırakmamacasına…

Siz onun yerinde olsaydınız, ne yapardınız?

Ekrem Bey bir yandan en yakınlarına, mesela eşine, oğluna romanının genç kahramanları Burge, Doruk ve Aras’ı neden bir an evvel bulmak zorunda olduğunu anlatıyor, bir yandan da başına gelenlerin esas sebebini bulmaya çalışıyor…

Neyse ki yalnız değil; cesur ve hayal gücü kuvvetli bir çocuk olan oğlu Cem, babasına yardım etmeye kararlı. Hem romanı size satır satır anlatmayayım ama hakiki bir dedektif yardımcısı bile var.

kacak kahramanlar gunisigi kitapligi egoistokur fadime uslu

Görseller bir Tic Motion projesidir. Çizdiği bu karakterin hangi kitapla uçtuğunu görebiliyorsunuz değil mi?

Kaçaklara, yani hikayeyi terk eden karakterlere gelince; onların da işi kolay değil. İnsanların dayanılmaz gürültülü ve karmaşık buldukları dünyasına da, kendilerini dışarı zor attıkları o “berbat” romandakine de benzemeyen bambaşka bir dünyada bulmuşlar kendilerini.

Berbat demişken, Ekrem Bey’in hiç aklına gelmiyor tabii kahramanlarının beceriksiz yazarlık hamleleri yüzünden ona feci şekilde kırgın olduğu… Oysa Burge, Doruk ve Aras ne kitaptaki isimlerinden memnun, ne kurgusal tercihlerinden… Kendilerine hiç uymayan bir hayatı yaşayıp mutsuzluktan ölecek gibi hissettikleri için kaçmışlar aslında. Daha özgür, bağımsız olabilmek için… Ve başta Küçük Prens olmak üzere bu macerada karşılaştıkları her kurgusal karakter de haklılıklarının kanıtı. O karakterler arasında kimler yok ki; ziyan olmuş kahramanlar, vazgeçilenler, kopyalananlar, başkasının romanından apartılanlar…

Bir de tabii Fadime Uslu’nun şahane buluşlarından söz etmek gerek… KaVeYe’den, yani Kaygı Veren Yetişkinler’den uzak durmaya çalışan çocuklara kendini yakın hisseden herkes bu romanı okuyup zevk alabilir. Hele dünyanın hâlâ harikulade bir keşif alanı olduğunu ve etrafa meraklı gözlerle bakmanın ihmal edilemeyecek kadar mühim bir iş sayılması gerektiğini düşünüyorsanız, Kaçak Kahramanlar’a bayılacaksınız.

Hem ne biliyorsunuz, belki bizi ehlileştirip kendilerine ait kılabildikleri için bazı roman kahramanlarını ötekilerden çok daha fazla seviyoruzdur, olamaz mı? Ne demişti Tilki, Küçük Prens’e? “Beni evcilleştirirsen birbirimize ihtiyaç duyarız. Sen benim için dünyada bir tanecik olursun, ben de senin için…”

Kaçak Kahramanlar, yetişkin okurlara hem Holden Caulfield’den Küçük Prens’e ve Sherlock Holmes’e çok sevdikleri roman kahramanlarını, hem de Christine Nöstlinger’den Roald Dahl’a ve Saint-Exupery’ye hayran oldukları yazarları hatırlatacak.

Çocuk okurlara gelince; onlar bu romana dalıp canları istediği müddetçe orada kalmayı hak ediyor bence… Çünkü her şey çok eğlenceli…

Gülenay Börekçi

Leave a Reply

  Subscribe  
Notify of