Egoist okur

Gençler için, 100 Temel Eser listesine alternatif geliyor

Sloganı, “Konuşulmayanı konuşmak, yazılamayanı yazmak ve korkulandan korkmamak…” olan ON8 adlı yeni yayınevi gençlere masallardan değil, ağır ve kimi zaman katlanılmaz görünen gerçeklerden söz eden kitaplar yayınlamayı hedefliyor. 100 Temel Eser’e alternatif sayılabilecek kitaplarında yetişkinlerin bile baş etmekte zorlandıkları mühim ortak dertlerimiz ele alınıyor.

Gülenay Börekçi

nsekiz kitap mine soysal egoistokur

İçinde intihar, psikiyatrik terapi, bir miktar cinsellik dahası eşcinsellik olan bir roman: “İntihar Notlarım”. Jeff, yeni yılın ilk gününde gözlerini bir psikiyatri hastanesinde açar. Bileklerindeki bandajlara rağmen, bu işte bir yanlışlık olduğunu düşünmektedir. Zaten belleğinde, kendini öldürmeyi denediğine dair en küçük bir anı bile yoktur. Ama ne ailesini ne de hekimleri 45 günlük bir terapi sürecine ihtiyacı olmadığına ikna edemez, burada tedavi gören öteki “kafadan çatlaklara” benzemediğini kanıtlama çabaları da işe yaramaz. Ancak bir süre sonra o çatlakların da aslında normal insanlar olduğunu keşfedecek hatta kendini niçin öldürmeye çalıştığını bile acı bir şekilde de olsa hatırlayacaktır.

Hikaye size yeterince ilginç gelmediyse, ruhunda kopan fırtınayı dindirmek için intihara teşebbüs eden Jeff’in henüz 15 yaşında olduğunu, “İntihar Notlarım” adlı birçok önemli ödül kazanmış bu romanın da aslında yetişkinlere değil, gençlere seslendiğini söyleyeyim. “İntihar Notlarım”, gençleri hayatta başlarına gelebilecek çeşitli sorunlara, toplum tarafından yok sayılarak hasır altı edilen konulara eğilmeyi hedefleyen yepyeni bir yayınevinin, ON8’in bizde çıkan ilk birkaç kitabından biri.

Başta irkiltici görünmekle beraber, aslında zamanı çoktan gelmişti de geçiyordu bile denebilir, çünkü Milli Eğitim Bakanlığı’nın tavsiye ettiği 100 Temel Eser listesindeki Türk ve dünya klasiklerinin gençlerin ihtiyacını karşılayıp karşılamadığı uzun süredir tartışılıyordu. Fakat doğrusu bir alternatif liste oluşturulmamıştı. Yayın yönetmenliğini Müren Beykan’ın yaptığı ON8 adlı yayınevi bu işi üstlenenlerden oldu. İki yıllık bir hazırlığın ardından harekete geçen ON8, gençlerin sorunlarını, edebiyatın gücüyle dile getirmeyi ve böylece bu sorunlara dikkat çekmeyi hedefliyor. Sloganı, “Konuşulmayanı konuşmak, yazılamayanı yazmak ve korkulandan korkmamak…”

İkinci kitaplarında da son derece önemli bir toplumsal yaraya parmak basıyorlar. “Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor” adını taşıyan bu kitap, bildiğimiz “Kırmızı Başlıklı Kız” masalının günümüze uyarlanmış biçimi. Kahramanı 13 yaşındaki Malvina. Her gün okuldan sonra en yakın arkadaşı Lizzy’yle buluşup terk edilmiş bir malikaneye gidip çocukça maceralar yaşıyor, kah korsan olup hayali denizlere açılıyor, kah mahallenin erkek çocuklarıyla savaşa girişiyor. Ama Malvina’nın Lizzy’e ya da abisi Paul’e bile itiraf edemediği bir sırrı var, ona acı veren, karanlık ve kötü bir sır, büyükbabasıyla ilgili bir şey… Yeniden mutlu bir çocuk olabilmesi içinse önce hain kurttan kurtulması yani büyükbabasının ona yaptıklarını ailesine itiraf etmesi gerekiyor.

Gençlerin onlara sunulan suya sabuna dokunmayan kitaplardan başka şeylere ihtiyacı olduğunu düşünenlerden olduğum için, ON8 kitaplarını heyecan verici bir girişim sayıyorum. Yaşananlar o kadar sahici ki! Aile içi taciz kurbanı bir küçük kız… Sevdiklerini üzmemek, utandırmamak için başına gelenleri kimseye itiraf edemeyişi, ailesinin huzuru adına susması… Günümüzün en sık karşılaşılan sorunlarından birine, aile içi cinsel tacize parmak basan “Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor” bu açıdan önemli bir kitap. Üstelik hem çözüm önerilerinde bulunuyor hem de bunu yaparken bir an bile sıkıcı olmamayı başarıyor. Yani 100 Temel Eser’in bundan sonra ayağı yere basan bir rakibi var.

ASLI TOHUMCU: “Kesinlikle sarsıcı kitaplar!”

Abis, Taş Uykusu, Yok Bana Sensiz Hayat, Şeytan Geçti gibi sert ve karanlık kitapların yazarı olan ama aynı zamanda Tomris isimli harikulade kızını büyüten anne ve yazar Aslı Tohumcu çocuk kitaplarından doğrudan yetişkin romanlarına geçmenin gençlere neleri kaybettirebileceğini anlatıyor.

Gençlik, Pıtırcık’lardan ya da Afacan Beşler’den doğrudan Le Guin’lere ya da Kafka’lara geçtiğimiz bir dönem olageldi ne yazık ki Türkiye’de. Ortasını bulamadık kitapçı raflarında. Oysa okurluk da kademeleri olan bir uğraş ve gençlerin, genç yetişkinlerin kendilerine yönelik bir edebiyata duydukları ihtiyaç da yadsınamaz.

Günışığı Kitaplığı’nın kurduğu ON8 adlı yayınevine bu açıdan bakmak gerek. Yola, gençlerin konuşmadıklarını konuşması, korktuklarından korkmamasını sağlamak için çıktıklarını söylüyorlar. Kitap seçimlerine bakınca da bu görülüyor. Gençler için özel olarak üretilmiş ve seçilmiş bu kitaplar, gençlerin bizim bilemediğimiz sorunlarını, hayallerini, sıkıntılarını ele alıyor, onlara “sen de varsın” diyor ve okuduklarında kendilerini bulmalarına imkan tanıyor. “İntihar Notları” mesela kesinlikle sarsıcı bir roman. İntihar sorununa dair gerçekçi bir roman, karanlık ama sürükleyici de. Bir de şunu söylemek istiyorum: Umarım ON8, yerli yazarların çabalarıyla iyice zenginleşir.

Müren Beykan: “Gençler, vampir ve büyücüler yerine sorunları olan gerçek insanlarla tanışsın”

Çiçeği burnunda yayınevi ON8’in genel yayın yönetmeni… Ayrıca Günışığı Kitaplığı’nın editörü.

1996’da kurulan Günışığı Kitaplığı’nın kitaplarını okuyan çocuklar büyüdüler. Biz bir alt marka yaratarak, iç dünyalarıyla, tutkularıyla yüzleşmeleri, yetişkinlerin dünyasını anlamlandırabilmeleri, acıtıcı da olsa gerçeklerle baş edebilmeleri için onlara yine edebiyatla kucak açalım istedik. Vampirlerle, büyücülerle, başka türden yaratıklarla değil sorunları olan gerçek insanlarla tanışmalarını amaçladık. Ve gençleri, kendine benzemeyene tahammüle, farklı olanla birlikteliğe, “bana-dokunmayan-bin-yaşasın” zihniyetine kafa tutmaya yönelteceğini umduğumuz yepyeni bir kitap koleksiyonu oluşturmaya karar verdik. Yaş konusunda bir üst sınırımız yok; “genç” konuları okumaktan keyif alan herkes okurumuzdur. Ancak alt sınır kesin: Hedef kitlemiz, yetişkinlerin edebiyat dünyasına adım atmaya hazır liseliler ve üniversiteliler.

ON8’in ödüllü kitapları

Lambda ve Bram Stoker Ödülleri sahibi Amerikalı Michael Thomas Ford’un yazdığı “İntihar Notlarım”, ON8’in ilk kitabı. Meraklısına bir not olarak yazarın Jane Austen’ı vampir olarak anlattığı bir fantastik roman serisi de bulunduğunu söyleyelim. “Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor” ise genç Alman romancı Beate Teresa Hanika’nın ilk ve bol ödüllü romanı. Üçüncü kitap, bir yol ve macera romanı olan”Var mısın, yok Musun?” Yazarı çağdaş İtalyan çocuk ve gençlik edebiyatının önemli isimlerinden Guido Sgardoli. Yazarlığın yanı sıra veterinerlik ve seyyahlık yapan Sardoli, Hans Christian Andersen Ödülü sahibi. Sırada Fransız yazar Magali Wiener’ın aşk ve şiddeti tartışan romanı Suçlu ve Amerikalı yazar Matthew Tobin Anderson’un sarsıcı bilimkurgu romanı Bağlantı var.

Gülenay Börekçi, Habertürk

3
Leave a Reply

2 Comment threads
1 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
  Subscribe  
newest oldest most voted
Notify of
altay öktem

gençler zaten vampir ve büyücüler yerine, her zaman sorunları olan gerçek insanlarla tanıştılar bugüne kadar. bu yüzden de fantastik edebiyat oluşamadı meela. en büyük korkuların yaşandığı bir coğrafyada korku edebiyatı oluşamadı. halka mesaj veren ve toplumsal sorunları işleyen metinler dışındaki her şey ana akım edebiyattan uzak tutuldu uzun yıllarca. çocuk edebiyatının türkiye’de sığ olmasının nedeni de, bu anlayıştır. çocukların zengin hayal gücünün karşısına ahlaki mesaj veren ve toplumsal sorunları dayatmaya çalışan büyüklerin sığ dünyası dayatıldı. vampirler ve büyücülerin gerçek olmadığını, sadece sokakta ayakkabı boyayan çocuğun gerçek olduğunu sananlar yüzünden biraz daha geriletelim edebiyatı, peki, ama dibe dayandı, daha nereye kadar???

Altay Öktem’in yazdıklarına sonuna kadar katılıyoruz. Bizim tepkimiz, fantastik edebiyatı ucuzlaştıran düzene ve kitaplaradır. ON8, toplumsal sorunlara odaklanan kitapların karşısına fantastik edebiyatı kesinlikle almıyor. Bu ikisinin aynı kulvarda da olabileceğini kanıtlamak istiyor. Yani “başka bir dünya mümkün”ün yanına “başka bir edebiyat mümkün”ü eklemek. Kaldı ki önümüzdeki yıldan itibaren, Philip Reeve’in Yürüyen Kentler’iyle başlayan, 4 kitaplık bir fantastik/bilim-kurgu dizimiz de yayımlanacak. ON8’e bir şans ve biraz zaman ; )

altay öktem

yukarıdaki yazıdan aşağı yukarı anladığım kadarıyla ON8’in çok farklı bir çıkış yapacağı gibi bir his var içimde… böylesine (en azından bende) heyecan ve merak uyandıran bir çıkışı tarif ederken “Gençler, vampir ve büyücüler yerine sorunları olan gerçek insanlarla tanışsın” demek biraz klişelere yaslanıp ters köşeyi göstermek gibi geldiği için itiraz ettim. sadece o cümleye itirazım var :)