Egoist okur

Şair Walt Whitman, Miguel’in hayatını nasıl değiştirdi?

“Anne babaların çocuklarına sıklıkla söylediği bir tembih sözüdür; ‘sakın yabancılarla konuşma!’ Kahramanımız Miguel, eğer anne babasının sözünü dinleyen bir çocuk olsaydı, bu kitap kesinlikle çok sıkıcı olurdu. Şimdi bildiğiniz tüm tembihleri unutun ve akıllı, duyarlı, tatlı yürekli Miguel’le tanışın!” Kapağında Walt Whitman’a ikizi kadar benzeyen şapkalı, sakallı yaşlı bir adam bulunan Miguel adlı kitabı Gökçe Gökçeer’den okuyun…

miguel walt whitman gokce gokceer 1

Anne babaların çocuklarına sıklıkla söylediği bir tembih sözüdür; ‘sakın yabancılarla konuşma!’ Kahramanımız Miguel, eğer anne babasının sözünü dinleyen bir çocuk olsaydı, bu kitap kesinlikle çok sıkıcı olurdu. Şimdi bildiğiniz tüm tembihleri unutun ve akıllı, duyarlı, tatlı yürekli Miguel’le tanışın!

Sıradan bir çocuktur Miguel; en azından hikayenin başında. Arkadaşlarıyla top oynar, televizyon izler, bilgisayar oyunlarına bayılır ve her haftasonu ailesiyle alışveriş merkezine gider. Annesiyle babası, açıkçası pek de ilginç kişilikler değildir. İş hayatının yoğunluğunda sürekli koşturan, rutinle beslenen insanlardır… Ama Miguel’in hiçbir şeyi eksik değildir. Hatta babası seyahate giderken ondan ne isteyeceğini bilemeyecek kadar çok eşyası olduğunu farkedip şaşırır! Tam da bu döngünün ortasında bir gün alışveriş merkezinde kaybolur ve ailesini ararken karşısına yaşlı, garip bir adam çıkar. Üstü başı dökülen, yiyecek bir parça ekmek bulmak için çöpleri karıştıran bu adam, cebinden Amerikalı ünlü şair Walt Whitman’a ait bir şiir kitabı çıkararak büyülü bir dünyanın kapılarını aralar. Kitaptan okuduğu üç satır, Miguel’in hayatını değiştirecektir:

‘Her gün dışarı çıkan bir çocuk vardı

Ve baktığı ilk şeyde

Dönüşüverirdi o nesneye.’

Bu satırları duyduktan sonra dünyası tepetaklak olan fakat bir taraftan da sıkıcı ve sıradan yaşamından sıyrılarak etrafını fark etmeyi öğrenen Miguel, empati kurma konusunda hayranlık uyandırıyor. Evde çalışan Perulu Casilda, trafik ışıklarında su dolu kovalarla bekleyen Chiqui ve Loren, sırlarla dolu Mario, dilsiz küçük kız Afrika ve öğretmen Don Alfonso, Miguel için çok daha anlamlı hale geliyor. Dönüştükçe dönüşüyor, büyüyor Miguel! Gündelik hayatın akışında yanlarından geçip gittiği insanların aslında ne kadar zor koşullarda yaşadıklarını, geçmişlerinde ve hatta bugünlerinde büyük acılar barındırdıklarını öğreniyor, biraz canı yansa da… Ama büyümek böyle bir şey işte… Güle ağlaya olgunlaşıyor Miguel. Sizi de biraz ağlatıyor, benden söylemesi!

İspanyol yazar Alfredo Gómez Cerdá’nın daha önce başka kitabı Türkçeye çevrilmemiş. Oysa yüze yakın kitabı bulunuyor. Çocuk ve gençlik kitaplarıyla, tiyatro oyunlarıyla birçok ödül almış. Fransa, İtalya, Meksika, Norveç, ABD ve Kore kıymetini kavrayıp birçok kitabını yayımlamış. İletişim Yayınları sayesinde Türkiye de bu ülkeler arasına girdi. Üstelik Miguel, kısa sürede ikinci baskıyı yaptı. Orijinal adı; Cuando Miguel no fue Miguel. İspanyolca bilen bir arkadaşıma sordum ‘Miguel, Miguel olmadan önce’ anlamına geldiğini söyledi. Onun yalancısıyım. Ama bu açıklamayla kitap daha da güzelleşti. Dilerim çocuğunuzun dünyası da Miguel’le güzelleşir. Artık bu ayrımları yapmak çok zor biliyorum ama 9 yaş ve üstünün kitabı daha iyi kavrayacağına inanıyorum.

Son olarak; kapaktaki o yaşlı, sakallı, şapkalı adamın Walt Whitman’a ne kadar benzediğini söyleyip gidiyorum. İyi okumalar…

Gökçe Gökçeer

Leave a Reply

  Subscribe  
Notify of