Egoist okur

Virginia Woolf’tan yürüme ve yazma temrinleri

Sahaflarda bulduğum bir kitaptan söz edeceğim. Bir yaratıcı yazma teknikleri üzerine bir kitap. Gelin görün ki, baş rolünde Virginia Woolf var; ruhundaki tüm acıyı, kederi, insana yönelik kırgınlığını, küskünlüğünü yazıya dökerken ilhamını yürümekten alan Woolf… Flâneurler, flâneuseler, kendini rüzgara bırakanlar Çehov, Turgenyev, Tolstoy ve Gogol’dan yazma dersi Yürümek, Henry David Thoreau Virginia Woolf Londra sokaklarında […]

Read More

Selim İleri’yle: Bütün mazi bir perili köşk

Selim İleri’nin beş romanı var elimde. Geçmiş, Bir Daha Geri Gelmeyecek Zamanlar adlı dizinin, başka bir deyişle Proustvâri bir nehir romanın parçaları… Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın, Gramofon Hâlâ Çalıyor, Cemil Şevket Bey, Aynalı Dolaba İki El Revolver, Solmaz Hanım, Kimsesiz Okurlar İçin ve Daha Dün… Ayrı ayrı da yayınlandılar elbette ama benim elimdeki  beşinin […]

Read More

O yaz Villa Diodati’de neler yaşandı, neler yazıldı?

Şimdi siz, Frankenstein diyeceksiniz ama sadece o değil. O yaz Villa Diodati’de bambaşka bir şey oldu. Frankenstein ya da Modern Prometheus, çok uzun yıllar bir erkek hikayesi sayıldı. Oysa gerçekte okuduğumuz, bir erkeğin yahut bir canavarın değil, baskı altına alınmış, susturulmuş, görünmez kılınmış olanların sesiydi. Ve henüz 18’indeki Mary Shelley hikâyesini oluştururken kadın bedeniyle, annelikle, […]

Read More