Egoist okur

Türkan Şoray olmayı kim istemez?

Kemal Tahir ‘genç yazar’ Hulki Aktunç’a sormuş: “Türk ve dünya öykücülüğünde nasıl bir eksik gördünüz ki onu tamamlamayı düşündünüz?” Aktunç’un ne dediğini bilmiyorum ama hayal ettiği, yazmayı arzuladığı ya da yazdığı her şey bu soruya bir cevap denemesiymiş gibi geliyor bana. Henüz yazmamış olan herkes Türk ve dünya öykücülüğünde bir eksiktir çünkü. Bu yüzden ‘büyük resim’ sonsuza dek tamamlanmamış kalacak ama Borges’in her kum tanesiyle biraz başkalaşan çölü gibi mütemadiyen değişecektir…

‘Gelin Başı’ adlı ilk kitabıyla çölün dokusunu değiştiren kum tanelerinden biri de ‘genç yazar’ Seray Şahiner.

Gülenay Börekçi

Türkan Şoray olmayı isterken Müjde Ar’ınkinden başka replik açığı bulamayan genç kadının öyküsü

Kemal Tahir ‘genç yazar’ Hulki Aktunç’a sormuş: “Türk ve dünya öykücülüğünde nasıl bir eksik gördünüz ki onu tamamlamayı düşündünüz?” Aktunç’un ne dediğini bilmiyorum ama hayal ettiği, yazmayı arzuladığı ya da yazdığı her şey bu soruya bir cevap denemesiymiş gibi geliyor bana. Henüz yazmamış olan herkes Türk ve dünya öykücülüğünde bir eksiktir çünkü. Bu yüzden ‘büyük resim’ sonsuza dek tamamlanmamış kalacak ama Borges’in her kum tanesiyle biraz başkalaşan çölü gibi mütemadiyen değişecektir…

‘Gelin Başı’ adlı ilk kitabıyla çölün dokusunu değiştiren kum tanelerinden biri de ‘genç yazar’ Seray Şahiner.

Önce şahsi notumu düşeyim: Seray’la tanışmak beni acayip sevindirdi. Gözleri ışıl ışıl yanan bu güzel ve yetenekli genç kadının 12 yaşındayken yazılarımı okuduğunu öğrenince sevinmeyip ne yapacaktım yani! Düşünün; henüz tanışmadığımız o yıllarda saçlarımın ne renk olduğunu bile hatırlıyor Seray.

Daha az şahsi notlarıma gelince… Seray Şahiner’in dilini Hulki Aktunç ‘isyan grameri’ diye adlandırıyor. Öyküleri şehrin farklı bölgelerinde ama muhakkak ‘alacakaranlık kuşağı’nda yaşayan kadınlara dair. Arada kalmış, yolunu şaşırmış, ne gidebilen ne dönebilen, konuşurken susan, suskunken bile çok şey söyleyen kadınlar onlar.

‘İlk Öpüşte Aşk’ın “kadınların kendilerine kurdukları en büyük tuzak, filmlerden rol seçmektir” diyen ve Türkan Şoray olmayı isterken Müjde Ar’ınkinden başka replik açığı bulamayan anlatıcısı Çiğdem gibi…

Bu çok zeki genç kadına göre, eşsiz güzellikteki Türkan Şoray ona ihanet edeni terk ederken, aşkından ölse yine de bakmaz arkasına. Asil ve mağrurdur. Hayat güzellik, saygınlık ve kendisine deli gibi âşık başka bir erkekle ödüllendirir onu. Esas adam döndüğünde kadınların bir erkekte en çok istediği şeye sahiptir artık: Gerçek, saf bir pişmanlık. Kimseyi üzmeyen, son nefesinde hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerken vicdan azabı duyacağı şeylerden uzak duran Türkan Şoray’ın intikamı da budur.

Oysa Müjde Ar öyle midir? Hafifmeşrep ve şehvetlidir o. Hep düşer, ayağı hep zaaflarına takılır. Gidenin peşinden koştukça küçülür gözümüzde. Pişman olacağı şeyler yapar durmadan. İntikam için beklemez. Vicdan azabını, ayıplanmayı, en fenası kendini ayıplamayı göze almıştır.

Bir türlü mantığıyla hareket edemeyen Çiğdem, “Müjde Ar’dan bile gurursuzumdur” der, “Türkan Şoray olmayı başkalarına bırakırım.” Şüpheniz olmasın; başkaları hak ettikleri temiz sevgiyi bulurken o, zavallı bir Müjde Ar müsveddesi olarak, yüzüne ‘son’ yazısı düştükten sonra bile ağlamaya devam edecektir. Hem göğüsleri de Müjde Ar’ınkiler kadar dolgun değildir.

Gözlerini Türkan Şoray’a, saçlarını ise Müjde Ar’a benzetmeye uğraşırken dilini, sözünü hangisininkine benzeteceğine bir türlü karar verememiştir öykünün kahramanı. Onun laneti budur. Ama cazibesi de budur. Oradan oraya; o filmden bu filme, o erkekten bu erkeğe harikulade bir pervasızlıkla savrulur.

Lisedeyken öğretmeninin ‘Aşk-ı Memnu’dan ilhamla Nihal diye seslendiği ama yıllar sonra aslında Bihter olduğunu; tüm Nihaller’in bir gün kaçınılmaz olarak Bihterler’e, rüyalarınsa gerçeğe dönüştüğünü fark eden bir kadını hatırlattı bana Şahiner’in Çiğdem’i. Yazarı gibi onu da çok sevdim.

İsterim ki yolunu bulsun ve ne yaşarsa yaşasın gözü arkada kalmasın. Türkan Şoray’ın geceleri kim bilir hangi çivili yataklarda ‘uyuyamadığını’ öğrenmese de olur.

Gülenay Börekçi

4
Leave a Reply

1 Comment threads
3 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
  Subscribe  
newest oldest most voted
Notify of
Dilek

“Aşk-ı Memnu’dan ilhamla Nihal diye seslendiği ama yıllar sonra aslında Bihter olduğunu; tüm Nihaller’in bir gün kaçınılmaz olarak Bihterler’e, rüyalarınsa gerçeğe dönüştüğünü fark eden bir kadını hatırlattı bana Şahiner’in Çiğdem’i”

Wow ! Bıçak yarası gibi bir saptama ama çok doğru…