Egoist okur

Peter Straub Stephen King’i anlatıyor

Stephen King’i severim, şefkatle karışık bir biçimde… Özellikle şimdilerde biraz küçümsediği ilk romanlarını kıyıp da kimselere veremem mesela. Peter Straub’a ise ise ne yazarsa yazsın hayranım. Gölgeler Diyarı, Koko, Hayalet Hikayesi, Gece Odasında günümüz korku romanının müthiş örnekleridir. Daha çok okunsun, keşfedilsin isterim. İki yazarın ortak özelliğiyse birlikte iki muazzam korku romanı kaleme almış olmalarıdır: […]

Read More

Salinger şarkıları: Gönülçelen hâlâ burada, aramızda dolaşıyor

Tamam, Teoman ve Gönülçelen’i de var ama o tam olarak Salinger’la alakalı sayılmaz. Bana öyle geliyor ki o başka bir yazının konusu olur. Bu yazıdaysa Rhett Miller gibi J.D. Salinger’dan etkilenen müzisyenler ve yaptıkları şarkılar var… Gülenay Börekçi Salinger şarkıları: Gönülçelen hâlâ burada, aramızda dolaşıyor Ve şarkılardan bazılarına dair birkaç küçük not ‘Get It Right,’ […]

Read More

Müzikle şiirin evliliği: Şarkılı Baudelaire, Blake, Wilde, Poe, Plath, Pasternak ve diğerleri

Müzisyenler şiir okur. Hem de nasıl! Yahut şairlerin de şarkıları olur. Görüyorsunuz; The Beatles’tan The Cure ve  The Smiths’e, Sufjan Stevens’tan Regina Spektor’a şairlerden ve yapıtlarından ilhamla şarkılar yazan müzisyenlerin sayısı hiç de az değil. Söz konusu şairlerin arasında Charles Baudelaire, Sylvia Plath, Edgar Allan Poe, Charles Bukowski, Carl Sandburg, e.e. cummings, Boris Pasternak, Thomas […]

Read More

Kütüphanede geçen aşk şarkıları

Nazan Öncel’in Tuğba Özerk’e yazdığı bir şarkıda, hem de adı Lo Lo Lo olanda, Balzac’ın Vadideki Zambak’ı geçiyor, gayet paçoz bir biçimde. Adının Murat Dalkılıç olduğunu öğrendiğim bir şarkıcımız da şarkısında La Fontain masallarından bahsediyor. Fakat burada onlar yok. Benim seçtiğim şarkılar arasında, Nick Cave, Piano Magic, Coil, The Magnetic Fields, Green Day, My Morning Jacket, […]

Read More

Küçük Prens’in iPod’unu karıştırdım: Tilkinin öğrettiği şarkılar…

Alice’in, günümüzde yaşasaydı eğer hangi müzikleri dinleyeceğini tahmin etmeyi denemiştik. (işte burada) New Yorklu webzine Flavorpill bu ay aynısını edebiyat dünyasının en sevilen karakterlerinden Küçük Prens için yapmış. Antoine de Saint-Exupéry’nin mücevher değerindeki romanını bir kez daha anlatmaya gerek var mı? Üç küçük yanardağ, bir gül ve birkaç baobab ağacından başka bir şey bulunmayan miniminnacık bir […]

Read More

Jung Karması: Bu şarkıları gölgenizle dinleyin!

Yeni bir mixtape’in zamanı gelmişti de geçiyordu. “Gölge”nin isim babası Jung’a dair şarkıları derlemek iyi bir fikir gibi geldi bana. Bakalım neler bulmuşum… Steve Taylor, Jung and the Restless derken şüphesiz basit bir kelime oyunu yapıyordu, o yüzden onu geçelim. Fakat The Beatles’ı kolayca geçemeyiz. Sgt. Pepper’s Lonely Heart Club Band albümünün kapağındaki suretleri hatırlarsınız. […]

Read More

AY: Güneşten bunalan ruhların tesellisi

Önemli bir karar alacaksan, yeni ayı bekle ama eğer ilişkini bitireceksen veya kilolarından kurtulmaya karar verdiysen, dolunay zamanını seç… Bilinçdışının yöneticisi aydır, onun hareketlerine dikkat et… Yüzeyinde dikkate değer miktarda su bulunduğu için yeryüzünün geleceğini tamamen değiştirebileceği söylenen ay, bazı arkadaşlarımdan durmadan işittiğim bu sözlere bakılırsa aynı zamanda başka birçok şey… Ruhumuzun aynası. Çılgınlığımızın sebebi. […]

Read More

Joyce, Kafka, Faulkner, Mann, Woolf, Camus şarkıları

Kate Bush, Joy Division, Leonard Cohen, The Cure, Crash Test Dummies, Iron Maiden, Rufus Wainwright, The Zombies, Nickel Creek, Idlewild, Bloc Barty, Patrick Wolf… James Joyce, Franz Kafka, Federico Garcia Lorca,  Albert Camus, T.S. Eliot, Aldous Huxley, Thomas Mann, William Faulkner, Gertrude Stein, e.e. cummings, Virginia Woolf…  Modernizmin ustalarının majör ve minör yapıtları zaman zaman […]

Read More

Alice’in iPod’unu karıştırdım!

Alice 19. yüzyılda, muhafazakar Victoria İngilteresinde yaşamasaydı, bugüne ait biri olsaydı hangi şarkıları dinlerdi… Konsept bana ait değil Flavorpill’in aslında. Ama onun seçimini yetersiz bulunca şarkıların büyük bir kısmını kendi iPod’umdan seçtim. Seveceksiniz… Seçerken iki kritere uydum. Bir, Alice’in anlatan şarkılar. İki, Alice günümüzde yaşasa sevme ihtimali olan şarkılar… Aralarında Jefferson Airplane’den Ask Alice gibi […]

Read More

Bir Murakami romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?

Borges’le başlamıştık, devam ediyoruz… Bir fil esrarengiz bir şekilde kaybolur. Evine döndüğünde seni dev bir kurbağanın beklediğini görürsün. Kedin sırra kadem basar. Gökyüzünde aynı anda iki ay yükselir. Karın ansızın ortadan yok olur. Tuhaf bir adam sana bir koyuna rastlayıp rastlamadığını sorar ya da bir kadın hayatının 10 dakikasını talep eder. Çevrene bir göz gezdir. Aşağıdakileri oku. […]

Read More

Sansürsüz Dorian Gray

Oscar Wilde romandaki üç karakterle ilgili şunları söylemişti: “Basil Hallward benim. Lord Henry Wotton herkesin olduğumu sandığı kişi… Dorian Gray ise keşke benzeseydim dediğim…” Dorian Gray’in Portresi’nden bahsediyorum. Zekası, yeteneği, cüretkârlığıyla yıllar önce kalbimi çalmış bulunan büyük şair, denemeci, masalcı, oyun yazarı ve nüktedan Oscar Wilde’ın tek romanından. Dünyanın en tuhaf, en sihirli, en tekinsiz […]

Read More

Dünyanın ilk şişme bebeğinin mucidi: ADOLF HİTLER

İlk şişme kadının neye benzediğini, Chuck Palahniuk‘tan öğrendim. İsmi Borghild olan bu ilk şişme bebek, yüzünü 1940’ların ünlü yıldızı Käthe von Nagy‘den ödünç almış. Vücudu ise Nazi İmparatorluğu’nun gönülsüz hizmetkarı, yönetmen Leni Riefenstahl’ın görüntülemeye bayıldığı iri yarı Kuzeyli kadın atletleri andırıyormuş. Mucidi ise bizzat Adolf Hitler ve hizmetindeki bilim adamlarıymış. Nazi askerleri sıradan kadınlarla sevişip […]

Read More

Anneler ve sadık köleleri

Şu hayatta en büyük tehlikenin evin dışında değil içinde olduğunu Laura Esquivel’den okumaya ne dersiniz? Saklı Lezzetler adlı kitabın yazarı Esquivel’a göre, an gelir hayatta rastlayabileceğimiz en tüyler ürpertici mahluğun çocukluğumuzdan beri zaten yanı başımızda olduğunu fark ederiz. Görünüşü dikkat çekmez, herhangi bir anneye benzer. Lakin öyle büyük bir manevra kabiliyeti vardır ki; çocuklarının ellerini […]

Read More

Yazarlar hakkında ne dedikodular, ne sırlar, hikayeler…

Shakespeare hakkında çok şey biliyordum ama onun döneminde tiyatroların önünde çürük domates satıldığından, oyunları beğenmeyenlerin hislerini sahneye domates fırlatarak ifade etmesinin olağan sayıldığından habersizdim. Neyse ki Shakespeare’in hiçbir oyununda sahneye çürük domates atılmamış. Tek bir tane bile… Eh, onun bugün bile süren hipnotize edici etkisini bundan iyi ne anlatabilir! Edgar Allan Poe’nun ilk ünlü şiiri […]

Read More

HAMDİ KOÇ: “Bu ülkede pasta ideoloji bıçağıyla kesilir!”

Romancı Hamdi Koç’la Habertürk Gazetesinin Kitap Eki için bir söyleşi yapmıştık. Mühim şeyler konuşmuştuk ama ekin sınırlı sayfa sayısı yüzünden ne yazık ki tamamını yayınlayamamıştım. Çok uzundu. Kesmek gerekmişti. Yazık olmuştu! Sonbahar geldi ya, ben bugünlerde biraz içime kapandım o yüzden daha çok kitap okuyorum, daha çok dergi karıştırıyorum ve aklıma bazı soruların takılıp duruyor. […]

Read More