Egoist okur

Etgar Keret yazdı: YEMEKHANE

Etgar Keret’in büyülü, tuhaf, ters köşelerle dolu inişli çıkışlı dünyasına bir giriş bileti: Nimrod Çıldırışları. Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü ile Buzdolabının Üstündeki Kız’ın hınzır yazarı, hiçbir şeye aldırmaksızın akan sıradan hayatlara derin kesikler atmaya devam ediyor. Nimrod Çıldırışları  kendi kafasına göre dönüp duran dünyada çıldırmadan yaşamayı başaranlara, ne olursa olsun arkadaşlarına inanmakta ısrarcı olanlara, yaralarıyla yaşayanlara […]

Read More

Sosyolog Lois Wacquant bu kez yumruklarını konuşturuyor

Bir ağır entelektüel düşünün: Fransız sosyolog Loïc Wacquant. Amerika’ya bir araştırma için davet ediliyor ve araştırma sahası olarak istenmeyen bir bölgeyi, siyahi gettolardan birindeki bir boks kulübünü seçiyor. Ve sonra kendini bile şaşırtarak orada 3,5 yıl kalıyor, eldiven giyerek kendini ringde kanıtlıyor hatta ciddi ciddi profesyonel olma kararı almaya hazırlanıyor. Bütün bunlar ve daha fazlası […]

Read More

BU ROMANI ÇALIN: Nedir bu fan fiction dedikleri?

Aşk ve Gurur ve Zombiler Seth Grahame-Smith’in yazdığı Domingo Yayınları etiketli kitabıyla ve şimdi de filmiyle hepimizi şaşırttı. Oysa sadece bir fan fiction ürünüydü. Fan fiction için “Geleceğin edebiyatı” diyenler var. Bazılarıysa “kötünün de kötüsü taklitlerden başka bir şey değil” diyor. Bana göre ise, müzikteki “cover” kavramının yazıdaki yansıması… Bir cover şarkı iyi bir şey […]

Read More

Ekmek, çay, sempati: MURAKAMİ’nin Türkiye seyahatnamesi

Dünyanın en popüler yazarı sayılan Japon romancı Haruki Murakami‘nin 1980’lerin sonunda Türkiye’de uzun bir seyahate çıktığını, sonra da gözlemlerini kitap haline getirdiğini biliyor muydunuz? Bizde henüz yayınlanmamış olan bu kitapta Murakami genel olarak Türkiye’ye hayranlığını dile getiriyor ama eleştirel gözlemlerini aktarmayı da ihmal etmiyor… “Coğrafi ve tarihi açıdan bakınca, Türkiye nadir rastlanan türden yapayalnız bir […]

Read More

Asrın gerzeği: Paulo Coelho, James Joyce’tan iyiymiş!

Nezaketsiz başlığım için kusura bakmayın ama kendimi tutamadım. Anlatayım… James Joyce’un Ulysses’i birçok eleştirmene ve okura göre, 20. yüzyılın en büyük başyapıtı. Kendi adıma hiçbir zaman baştan sona eksiksiz bir şekilde okuyamamış olmama rağmen romanı her elime aldığımda, şurasını burasını karıştırdığımda büyüleniyorum. Her sayfası ateşli, her sayfası oyuncaklı, her sayfası tatlı… Paulo Coelho’ya göreyse Ulysses, […]

Read More

Natalie Portman ve J. Safran Foer soruyor: Bu tecavüz kaçınılmaz mı gerçekten?

Bir romancı niçin roman yazmaya ara verip “yediklerimizle” ilgili bir kitap yazmaya karar verir? Her sofraya oturuşumuzda çocuklarımıza bir hikaye anlattığımızı düşünen Amerikalı Jonathan Safran Foer, vejetaryen olmaya ve Hayvan Yemek adlı kitabı yazmaya, oğlu dünyaya geldiğinde karar vermiş. Ona temiz, düzgün, iyi kalpli, vicdan azapsız ve hormonsuz hikayeler bırakmayı istediği için… Foer’ın en büyük […]

Read More

BİR ZAMANLAR QUORA: Gönül Abla’nın fena halde ciddi bir akademik versiyonu

Bir Zamanlar serisi daha ne kadar uzayabilirdi ki? Bir zamanlar Twitter dedik, Facebook dedik, Instagram dedik, Tumblr dedik… YouTube dedik… Şimdi de Quora çıktı başımıza. Güya yeni. Ama acaba gerçekten yeni mi? Gülenay Börekçi Facebook’tan ayrılan bir grubun kurduğu Quora, Türkiye’de henüz çok fazla kullanıcısı olmayan bir sosyal medya platformu. Siz soru soruyorsunuz, birileri de o […]

Read More