Egoist okur

Bu bir bavul değildir! Çünkü onu Duchamp tasarladı.

Bu gördüğünüz bir bavul olabilir mi? Alakası bile yok. Ne bu peki? O, Marcel Duchamp’ın Boîte-en-valise, yani “bavuldaki kutu” adını verdiği nesnelerden biri, başka bir deyişle sanatçının eserlerinden 69 röprodüksiyonu barındıran minyatür bir sanat galerisi. (Ben Enrique Vile Matas’ın “Portatif  Edebiyatın Kısa Tarihi” kitabından öğrendim, dilerseniz linki burada.) Duchamp 1935-1940 arasında bu bavullardan 20 adet […]

Read More

Can sıkıntısına karşı PORTATİF EDEBİYAT

Enrique Vila-Matas’ın edebiyat tarihiyle edebiyat dedikodusunu harmanladığı oyuncaklı romanlarından biri daha çıktı: “Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi” adlı kitapta, modernist dönemin ilk yarısında yaşamış önemli yazarların yeniliğe ve edebiyata saplantılı aşkları, karanlığa sempatileri, arsızlık sanatında yetkinlik düzeyine ulaşmalarını sağlayan doğal kabiliyetleri ve elbette her birinin özenle muhafaza ederken bir yandan da dehşetle uzak durmaya çalıştığı doppelgänger’ları, […]

Read More

Neden Hapşırmayasın Rrose Sélavy?

Sanat, kelime oyunu, erotizm ve maskeler… Duchamp’tan geriye kalan en tatlı sorulardan biri: Neden hapşırmayasın Rrose Sélavy? Rrose kim peki? Bir kadın mı, bir maske mi, yoksa sanatçının kendini yeniden var etme arzusu mu? Hiçbir ressam can sıkıntısından ölmedi Marcel Duchamp ve İşin Reddi Rrose Sélavy’nin Güzel Nefes adlı parfümün etiketindeki fotoğrafı Neden Hapşırmayasın Rrose Sélavy? […]

Read More

Kendini mobilya gibi hissetmeye başlamışsan, çekip gideceksin!

Bu yazının konusu, parayı, şöhreti, hayran kitlelerini terk ederek yeni bir hayat kurmayı deneyen yazarlar… Sebepler değişiyor. Sanat, kimi zaman başkaldırı adına veya basitçe yorgunluktan, kimi zamansa hazin trajedilerin ya da gözalıcı başarıların ardından terkedilebiliyor. Bazıları sanatı ve hayatı anlamsız bulmaya başlıyor, bazılarıysa ilk bakışta aşk gibi çiçek açan yepyeni ve şiddetli bir tutkuya teslim ediyor […]

Read More