Egoist okur

Nazım Hikmet’in patronu, yoldaşı, kalem arkadaşı

İhsan Koza, en bilinen haliyle, sinemacı İhsan İpekçi’nin yazdığı romanlarda kullandığı müstear isimdir. İpekçiler, 19. yüzyılın son demlerinde Selanik’ten İstanbul’a göç etmiş tüccar bir aile. İhsan İpekçi 1901’de Selanik’te doğmasına rağmen İstanbul’da büyümüş, Galatasaray Sultanisi’nde okumuş, 1966’da ölene dek de İstanbul’da yaşamış. Çok uzağa gitmeyin, İhsan Bey tanınmış yazar/siyasetçi merhum İsmail Cem’in babası, Abdi İpekçi’nin […]

Read More

KIRMIZI BİR AYNA göndermiş bana Umay Umay…

Şahaneler şahanesi Umay Umay bana kırmızı bir ayna göndermiş. Canın ne istiyorsa yap diyerek… Anladığım kadarıyla yanımda taşıyabilirim o aynayı, elimde, çantamda, kitaplarımın arasında… Ve dilediğim gibi kullanabilirim. Parmaklarımın ucuyla dokununca sayfa sayfa çevirebildiğimi fark ettiğim için, şimdilik “yeni defterim” oldu. Aynayla ilgili başka şeyler de fark ettim aslında. Bu ayna, bakana neye benzediğini; ne […]

Read More

Brigitte Labbé: “Sevgi… Asıl mesele hep o değil mi zaten?”

Saatchi & Saatchi ajansı ortaklarından Brigitte Labbé yıllar önce sıkıntıdan patlamak üzereyken Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nde felsefe eğitimine başlamıştı. Daha sonra çalışmalarını, karışık felsefi kavramları çocuklara aktarmak üzerine yoğunlaştırdı ve ortaya zıt kavramların sorgulandığı Çıtır Çıtır Felsefe dizisi çıktı. Günşığı Kitaplığı’ndan çıkan diziyi ilk günden beri takip eden biri olarak ben de Brigitte Labbé’nin felsefeci Michel […]

Read More

Broca Sokağı Hikayeleri

Çocukların yaratıcılığının sonu olmadığının güzel bir örneği Broca Sokağı Hikayeleri. Bugüne kadar 20’den fazla dile çevrilmiş ve tüm dünyada 1 milyondan fazla satış yapmış. İki ciltten oluşuyor. İlkinde; birbirine âşık olan ayakkabılar, güzellik tutkunu cadılar, evlenmekten başka hayali olmayan devler, hayalet olduğunu kabul etmeyen hayaletler var. Her şeyi bilen ‘müneccim’ bebek de cabası! İkincisinde ise […]

Read More

Hayatın anlamını Ayakkabı Takas Merkezi’nde öğrenin

Elimde On Derin Ayak İzi diye bir kitap var, işte okuduklarımdan bir bölümün özeti… Acı & Tatlı Sarmaşık adlı spiritüel yaşam merkezinde Endişe Arıtma Tesisi, Rüya Danışma Merkezi gibi bölümler var, en enteresanı da Ayakkabı Takas Merkezi. Bu, metaforik bir terim aslında. Zhuizm’e göre her birey, özel hazırlanmış bir çift ayakkabıyla gönderiliyor dünyaya. İnsanoğlu ona […]

Read More

Hilary Mantel: “14 yaşındaydım. Gözlerim taptaze, zafer peşindeydim”

Oleyyy! İşte nihayet siyaseten doğruculukta körlemesine düz gitmeyen ve okuma deneyimlerinden söz ederken lafını esirgemeyen bir yazar. Açıksözlülüğün bu türlüsünün nadir rastlanan bir meziyet olduğunu çoktan öğrendiğim için Hilary Mantel’in bu  röportajını okur okumaz Egoist’in Yangında İlk Kurtarılacaklar bölümüne almaya karar verdim. Tadını çıkarın. Bu arada “Ölüleri Getirin” ve “Kurtlar Hanedanı” romanlarıyla iki kez Booker Ödülü […]

Read More

Dan Brown’dan öğrendim: Sihire benzer bir bilim dalı

Size desem ki; birkaç yıldır 100 bilim insanı ve dünyanın 90 ülkesinden 10 binlerce insan bazen önceden planlanmış bir yerde, bazen de sadece internet başında ufak tefek esmer ama inatçı bir kadın olan Lynne MacTaggart’ın öncülüğünde belirli aralıklarla bir araya geliyor… “Bunu niçin yapıyorlar?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Cevap: Sihire benzeyen birtakım deneyler yaparak, şapkadan […]

Read More

Film durmaz, film kopmaz. Gidemezsin, kaçamazsın!

Yitirilen onca zamana hürmet etmek de neyin nesi? Ki zaman değil miydi bu filmin her sahnesini ince ince işleyip yaratan? Daha fazla düşünmek istemiyorum. Gitmek sadece gitmek ve o filmin canımı yakan her karesinden çıkmak istiyorum. O kız çocuğu gibi bağırmak, bağırmak, bağırmak… Burcu Yıldızer Film durmaz, film kopmaz. Gidemezsin, kaçamazsın! Çaresizliğimi beslemeyi saymazsak yapacak […]

Read More

AUTHONOMY: Bağımsız yazarlara destek platformu

Bağımsız yazarlık zamanımızın yeni icat edilmiş terimlerinden. Kulağa fena gelmiyor da aslında. Lakin bağımsız olayım, kimselere bel bağlamadan yazayım ve kitabımı yayınlatayım derken engellere takılıp düşebilirsiniz de. Demek ki gene de bir yol göstericiye, tutunacak bir dala ihtiyacınız var… Yani gelsin Authonomy… Gülenay Börekçi Authonomy, yayıncılık devi HarperCollins’in 2008’de kurduğu bir online platform. Telif hakları […]

Read More

AŞKIN ARKEOLOJİSİ ya da aşkın ehlileştirilme tarihi

Sevgililer Günü diyerek 14 Şubat’ı kutladılar ya iki gün önce; ben inanmasam ve katılmasam da o kutlamalara, aşkın da diğer her şey gibi bir tarihi, dolayısıyla arkeolojisi olduğunu düşünerek bunu en iyi konuşabileceğim kişiyi bulmaya karar verip İsmail Gezgin’e gittim. Arkeolog İsmail Gezgin, Sel Yayıncılık’tan çıkan Fallusun Arkeolojisi, Antik Yunan ve Roma Sanatında Cinsellik ve […]

Read More

Mehmet Sait Aydın: “Sokağın aksini; içeriyi, sükûneti, itidali telkin ediyorlar…”

Epey zaman oluyor, Mehmet Said Aydın “Türküler Eylül’e yakışır” demişti Egoist Okur’da. Kusurlu Bahçe yeni çıkmıştı, yanlış hatrlamıyorsam. Şimdi Sokağın Zoru yayınlandı, gene 160. Kilometre’den… Çevirileri, radyo programları, hayat kazanma gailesiyle sürdürdüğü yayıncılık çalışmaları da ayrı konu… Sokağa ait biri olduğunu iyi bildiğimden sordum ona, “Bize neden sokağın tehlikeli olduğu söylendi hep? Neye karşı uyarıldık biz; […]

Read More

GÖNÜL ÇELMENİN TARİHİ: Kızlı erkekli bir tarih kitabı

Flörtün, birilerini tavlamanın, onları türlü çeşit oyunla baştan çıkarmanın da bir tarihi olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Eh, siz düşünmediniz ama bunu düşünen hatta kitabını yazanlar bile var. Mesela yeni keşfettiğim Gönül Çelmenin Tarihi adlı kitap bu açıdan tam bir hazine. Bilhassa da Özel Hayatın Tarihi, Güzelliğin Tarihi, Çirkinliğin Tarihi, Bedenin Tarihi gibi resmi olmayan tarih […]

Read More

Anti-flört kulübü, Isaac Asimov ve başka acayip işler

Gönül çelme, yani flört üzerine bir kitap okurken tesadüfen de olsa Anti-flört Kulübü’nün varlığını öğrenmek benim için şaşırtıcıydı. Üşenmeyip araştırdım. Ve neler buldum neler… 1923’te Amerika’da birkaç genç kızın kurduğu Anti Flört Kulübü’nün amacı, sokakta yürürken sözle tacize uğrayan kadınları korumakmış. Kuruluş haberi 28 Şubat tarihli Washington Post’ta, “10 genç kız, sokakta kadınlara laf atanlara […]

Read More

Efkâr Karması / Emine Çaykara: Müzikli, şarkılı, sazlı, sözlü İstanbul Hikayeleri

İnsan bazen kafasını dağıtmak, bazen eğlenmek, bazen dinlenmek, genelde de ruhunu beslemek için müzik dinler . Ve elbette dinlediğimiz şarkılar, okuduğumuz kitaplar, sevdiğimiz yazarlar, filmler hep bizden izler taşır. Her gelenin çarpıldığı, tekrar geri dönmek istediği, aşık olduğumuz bu şehre, İstanbul’a şarkılar çerçevesinden bakmak istedim. İstanbul ile aşkı, sevgiyi, hatıraları birleştirdim ve bu şehrin sokaklarında […]

Read More

MONOGRAF’ın ilk sayısı okurla buluştu

Bir grup akademisyen adayı tarafından hazırlanan Monograf, edebiyata dair meselelerin eleştirel bilgi ve fikir düzleminde tartışılacağı yeni bir alan oluşturmayı hedefliyor. Edebiyatın, sosyal bilimlerle kurduğu doğal ilişki gereği disiplinlerarası yöntemlerle de okunabileceğini öngören bir yayın anlayışına sahip olan Monograf, akademiyle bağı olan veya olmayan herkesin araştırmalarına açık, içeriğini bilimselliğin ve çeşitliliğin belirlediği bir dergi olarak tasarlandı. Hakemli, […]

Read More