Camille Paglia’nın kaleminden Elizabeth Taylor: “Lezzetli, sulu, olgun bir meyve”
İçimizdeki en ilkel güdüleri, çoktan medenileştirdiğimizi, öldürdüğümüzü sandığımız karanlık ve vahşi yanımızı edebiyat ve sinema sayesinde hâlâ uyanık tuttuğumuzu dile getirdiği Sexual Personae adlı kitabıyla adeta bir devrim yaratmıştı Camille Paglia. Kitabı bir solukta okumuş ve “bugüne dek niçin kimse bunları dile getirmedi?” diye düşünmüştüm. Anlattıkları o kadar yeni ve farklı, bir yanıyla da o […]
Read MoreSenaryosunu Paul Auster’ın yazdığı “ağır erotik” film
The Center of the World’ü yıllar önce seyrettiğimde, çok şaşırmıştım. Zira jenerikte hikayenin Paul Auster’la karısı Siri Husvedt’e ait olduğu yazıyordu. Olabilirdi elbette, hem bu adam zaten epeydir sadece romancılığıyla değil, sinemacılığıyla da anılmıyor muydu? Lakin bu film, yani The Center of the World biraz değişikti. Sıkıcı oluşu bir yana, bana göre fazla erotik, fazla […]
Read MoreLady Gaga kimi taklit ediyor?
Lady Gaga’nın ilham kaynağının Madonna olduğunu söyleyenler yanılıyor. Onun 70’lerin acayip pop ikonu Klaus Nomi ve tutucu 1930’ların ortalık karıştıran seks ikonu Mae West gibi başka ilham kaynakları var. Bir vakitler sürrealist ressam Salvador Dali’ye cüretkarlığı, kimselere benzemezliği ve tabii kıpkırmızı dudaklarıyla ilham veren oyuncu, şarkıcı, yazar, yönetmen, nüktedan Mae West’in efsanevi ünü Lady Gaga […]
Read MoreAşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa
“Dövüş Kulübü’nün adını asla ağzına almayacaksın. Korse ve firkete yoksa, gözyaşı da yoktur.” Hmmm, biraz tanıdık değil mi bu sözler? Bakalım. Aşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa Aşk ve Gurur’u Jane Austen değil Chuck Palahniuk yazsa, neye bezerdi? Aslında böyle bir soru hiç aklıma gelmemişti, düşünmemiştim üzerine, öyle ya tembelim ben, tembel. Hem gerek de yokmuş […]
Read MoreNur Sürer’le ÇOCUKLUK KIYAMETLERİ
“Kıstırılmışlık, hiç sevmediğim çocukluğumun özeti gibi. 1971 yılının sonunda ayrıldım Bursa’dan; demek ancak on sekiz yıl dayanabilmişim o şehre. Geçenlerde gittiğimde bir sürü şey hatırladım yine: Hava güzeldi, pikniğe çıkmış aileler gördüm yollarda. Çubuklu pijamalar, fanilasını üstüne çıkarmış adamlar, top oynayan çocuklar, salıncaklar… Bütün bunları yaşadım. Tekrar karşılaşınca nefretimin hiç geçmediğini bir kere daha anladım.” […]
Read More









