Egoist okur

Zeki Müren ve deliliğimizin zenginliği

Geçen hafta arkadaşım Deniz Durukan, Hatice Meryem’in Beyefendisi’ne dair bir yazı gönderdi. Yazıda Arkadaş Z. Özger’in bir şiirinden bahsediyordu. “Güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum/ Düşüvericek ellerinizden ve/ Bir gün elbette/ Zeki Müren’i seveceksiniz. (Zeki Müren’i seviniz)” diye bitiyordu şiir. Okuyunca Vivet Kanetti’nin mücevher değerindeki Deli Ruh kitabındaki bu yazıya koştum. (Bir ara o kitaptan ayrıca […]

Read More

BİR ZAMANLAR iPAD: Gözde oyuncağınız 1968’de icat edilmiş olabilir mi?

Geçenlerde The Secret Diary of Steve Jobs (Steve Jobs’un gizli günlüğü) diye bir bloga rastladım. Sahibinin tabii ki Jobs’la alakası yok. Doğrusu benim dişime göre bir mekan da sayılmaz pek. Fakat iPad’in fikren aslında 1968’de, Arthur C. Clarke tarafından icat edildiğini yazması ilgimi çekti. Üşenmedim araştırdım. Clarke’ın ünlü romanı 2001 A Space Odyssey’deki ve tabii daha […]

Read More

Hakan Bıçakcı: Morrissey vokalinde bir yaz akşamı

“Konserde son olarak ‘Let Me Kiss You’yu çalan Morrissey, şarkının sonunda ‘kalbim sana açık’ sözleri eşliğinde gömleğini çıkarıp attı. Bu şarkıyı dinlerken Morrissey’in ‘gözlerini kapat ve (benim yerime) hayran olacağın birini düşün’ dediği yerde bir an gözlerimi kapatıp Morrissey’in sesinden daha güzel herhangi bir şey düşünmeye çalıştım; beceremedim.” Dün akşam Morrissey ikinci ve belki de […]

Read More

Rüyada Terakki: 24. yüzyılın İstanbul’unda hayat neye benzeyecek?

Aslında kim olduğunu bilemediğimiz Mustafa Nazım Erzurumî’nin 1913’te yazdığı Rüyada Terakki adlı eseri yeniden, bu kez yayın listesi nice keşfedilmemiş hazinelerle dolu olan Boğaziçi Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlandı… 24. yüzyılın İstanbul’unu anlatan kitap, bizde örneğine pek rastlamadığımız türden bir ütopya örneği. İdeal bir toplum tasarlayan yazarının “Elden geldiğince her ilimden, her fenden bahseden, eğlenceli, faydalı […]

Read More

Biri “Seni seviyorum” dediğinde, doğruyu söylediğinden nasıl emin olabiliriz?

“Biri ‘Seni seviyorum,’ dediğinde, gerçekten söylediği gibi hissettiğinden nasıl emin olabiliriz? Kimsede sözcüklerin doğruluğunu ölçen bir yalan makinesi, itiraf edilen aşkın içtenliğini tartan bir cihaz yoktur! Ama gayet iyi ölçülebilen bir şey vardır: Davranışların içtenliği. Yalnızca bir dostu görmek için dört saat tren yolculuğu yapmak, hasta olduğu için günlerce birinin başında beklemek, partiye gidecek arkadaşına […]

Read More

YARGIÇ KARAK: Gerçeğin içinde koyu karanlık bir düş

“Evet, ben de insanları yargılıyorum. Ama bambaşka bir yoldan; onlara yakışan en tüzel yoldan. Gerçeği, suçlu suçsuz bütün insanları, bütün bir insanlığı yargılamak isterdim. Kim, bu kentten ya da başka bir kentten, günümüzde suçsuz olduğunu söyleyebilir? İnsanların yargılanmaya, her gün her saat yargılanmaya ihtiyaçları olduğunu görmüyor musunuz? İşte ben, insanları her gün, her saat yargılayanım. […]

Read More

Efkâr Karması / Almôra: Masal diyarı şarkıları

Gotik rock grubu Almôra, masal diyarından Egoist Okur için ayrıldı. Tabii sadece tek gün, tek bir yazı için… Gates of Time, Kalihora’s Song, Shehrâzad, 1945 gibi albümleriyle tanıdığımız Almôra, besteci Soner Canözer’in tek başına yürüttüğü benzersiz bir proje. Canözer senfonik tabanlı müziğini epik, folk ve gotik temalarla işliyor. Üstelik gördüğü ilgi bu topraklarla sınırlı kalmıyor, […]

Read More

Tavanarasındaki Buda: Haiku lezzetinde bir roman

Japon asıllı Amerikalı yazar Julie Otsuka’nın Tavanarasındaki Buda adlı romanı gerçek bir olayı anlatıyor ve bize, bir toplumun kendi tavanarası temizliğini yapmasında edebiyatın ne büyük işlevi olduğunu gösteriyor. Gülenay Börekçi Haiku lezzetinde bir roman Julie Otsuka imzalı Tavanarasındaki Buddha’nın tek karakteri var. 20’inci yüzyılın başında bir çöpçatan firma aracılığıyla eş bularak Amerika’ya göç eden yüzlerce […]

Read More

“Şiddetin meşru haline bakıp ağlayamam…”

Dr. Invention lakaplı Jesús Sotes son zamanlarda karşıma çıkan en yetenekli çizerlerlerden. Hele “Relatos Salvajes” (Vahşi Masallar) filminden yola çıkarak yaptığı afişe âşık oldum. Canına tak ettiği için kurt postu giymiş bir kırmızı başlıklı kız var afişte. Yazı da şair Filiz Zibek’in imzasını taşıyor. Başlık, Mor ve Ötesi topluluğunun Büyük Düşler adlı albümünden bir şarkının, Şirket’in bir […]

Read More

Seninle tanışmaya hazırım!

“Saniyeler ne kadar önemliydi. Bir kaç saniye sonra veya önce davranmak ne garip sonlara neden oluyordu ya da başlangıçlara. Zamanında yapılan öyle az şey vardı ki hayatta. Zaman neydi hem?” Seninle tanışmaya hazırım! Selim şaşırmıştı. Kesin olarak gidiyordu Efsa. Bir daha hiç yazmayacaktı bunu hissediyordu. Döndürmesi gerekiyordu, oyalaması biraz daha online tutması lazımdı. Ne zor […]

Read More

Johnsonlar ve ötekiler

‘Antony’s Lonely Hearts Club Band’e eşlik edebildiğim için kendimi hafiflemiş hissediyor ve konserin başında kaybedip umudu kestiğim yüzüğümü konser bittiğinde yürürken yerde bulmamı kesinlikle hayra yoruyorum. Adları ne olursa olsun, gördüğüm ‘Johnson yüzleri’ beni mutlu ediyor. Bütün iyi insanları ailemden sayıyorum. Ailem kalabalık olsun, hayatım yalnız geçmesin istiyorum. Ve bol bol müzik dinliyorum. Gülenay Börekçi […]

Read More