Posted by gülenay börekçi on June 19, 2016 · Leave a Comment
Latin Amerika’dan çıkmış en yetenekli yazarlardan biri olan Valeria Luiselli’den küçük bir hazine; “Kalabalıkta Yüzler”… Norveçli Selma Lonning Aaro’dan hınzır bir roman; “Geliyorum”… “Acı Çikolata’nın yazarı Laura Esquivel’dan yine bir Meksika masalı; “Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu”… Mavis Gallant’tan küçük ama değerli birkaç öykü… Şebnem İşigüzel’den neşeli, aşk dolu, hayat dolu bir roman; “Gözyaşı Konağı”. Melida […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 15, 2016 · Leave a Comment
Hakkı Devrim vedalaşamadan kaybedilenlerden. Aslında onunla daha ben çocukken bile tanışıyormuşuz ama açıkçası o kısmı çok iyi hatırlamıyorum. Babam anlatmıştı, aynı iş yerinde çalıştıklarında olup bitenleri, bana hediye ettiği masal kitaplarını… Yıllar sonra edebiyat dergisi Picus’u yönetmeye başladığımda onunla bir kütüphane röportajı da yapmıştık. Tanışıklığımız bundan ibaret. Ama severdim, kimi zaman gaddar bulsam da Cihannüma’yı […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 12, 2016 · 1 Comment
Yayın dünyasının birkaç yıldır yeni bir fenomeni var: Norveçli Karl Ove Knausgaard… Yazarın, 4000 sayfalık “Kavgam” adlı romanının ikinci cildi “Âşık Bir Adam” çıktı. Peki ama Knausgaard neden bu kadar büyük ün kazandı. Doğrudan kendi hayatından yola çıkarak yazan ilk yazar o muydu, yoksa bunu daha önce başkaları da yapmış mıydı? Knausgaard röportajı: “Hayatı kitaplar […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 12, 2016 · Leave a Comment
Arkadaşım Mehmet Hakan Kekeç’in San Fransisco Sanat Müzesi’nde bir köşeye gözlüğünü çıkarıp koyan ve böylece sanat dünyasında bir nevi infial yaratan, daha doğrusu “sanatsever” denen kişinin ille de sanattan anlayan kişi olması gerekmediğini, günümüzde onun da çoktan sıradan bir tüketiciye dönüştüğünü kanıtlayan gençle başlayıp çağdaş Alman edebiyatının en büyüklerinden Paul Nizon’a ve bizde yayınlanan ilk […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 10, 2016 · Leave a Comment
William Goldman’ın aynı adlı romanından uyarlanan filmi “Princess Bride”, Westley adlı bir genç adamın, büyük aşkı Prenses Buttercup’ı bulma macerasını anlatıyor. Westley, prensesini ararken bin türlü belayı atlatıyor, defalarca vuruluyor, yaralanıyor hatta bir keresinde ölüyor ve “sihir yardımıyla” diriltiliyor. Masal bu ya; sonunda da aşkına kavuşuyor. Gelin görün ki o zorlu yolculuktan geriye birkaç küçük […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 10, 2016 · Leave a Comment
Şair Emily Dickinson, tariflerini sohbetlerde ya da mektuplarda başkalarıyla paylaşmayı çok seven müthiş bir aşçıymış. “Emily Dickinson’un kekleri şiirlerinden daha ünlüydü, zaten şiirleri ölümünden sonra keşfedildi” diye yazıyor yemek blogger’ı Tori Avey. Emily Dickinson usulü hindistan cevizli kek Dickinson’a göre mutfak insanın ruhunu besleyen, ilham veren bir mekândı. Yemek yaparken aklına gelen şiirleri peçetelere not […]
Read More
Tek kanallı dönemin ünlü spikeri Nuran Devres sonradan büyük ilgi gören fenomen dizilerin senaristi olarak karşımıza çıktı. “Kara Melek” dersem, hatırlarsınız. “Entrikanın kraliçesi” şimdi de bir roman yazdı: “Melek-i Tavus”. Onunla yaptığım röportajda, “Kendimi bildim bileli roman yazmak istedim” diye anlattı. Kolej yıllarında yazdığı öyküler edebiyat dergilerinde yayımlanıyormuş. Sonra tiyatroya merak sarmış ve yüzlerce radyo […]
Read More
Vedalaşmayı beceremeyenlerdenim. Bugün kaybettiğim çok sevgili arkadaşım Alp Buğdaycı’yı ben bu yazısıyla hatırlayalım istiyorum. “Sesin Ruhu” ve “Sesin Aklı” iki belgesel çekmişti Alp. Hele son zamanlarda evinde profesyonel bir stüdyo kurmuştu ve sesle yatıp sesle kalkıyordu. Ses dedikleri şey de ona göre teknikten, montajdan ibaret değildi; kendine ait bir ruhu, aklı ve felsefesi vardı… Lütfen […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on May 23, 2016 · 32 Comments
Teoman’ın şarkılarını, sözler onu anlatıyormuş gibi dinleme eğilimindeyim; hep bir itiraf tınısı alıyorum. Hayatında olup biten ne varsa bir biçimde yansıtıyor; gizlemeden, saklamadan… Bana öyle geliyor ki duygularını, deneyimlerini, zihnini kurcalayan soruları, hepsinden önemlisi nüfuz edilemeyen yalnızlığını açık sözlülükle, korunmaya çalışmadan dile getiren Teoman, şarkılarında kendini sanki çok yüksek bir yerden boşluğa bırakıyor. Aşağıda bir […]
Read More
“Biliyoruz ki aşırı düşünmek zevki azaltır ve sürekli mutluluğu kovalamak insanı pekala mutsuz edebilir. Tıpkı bunun gibi, tadı güzel mi, değil mi diye gereğinden uzun düşünürsek şaraptan aldığımız zevk de başka bir şeye dönüşmez mi?” Açıkçası, sırf bu sorudan ötürü, ben şarabın da felsefesi olduğuna ikna oldum. Başlığa bakıp “Iyy!”, üstteki alıntıya bakıp şarap… Yok, […]
Read More
Elis Şimşon’un yayın yönetmeni olduğum Picus için Teoman’ın şarkı sözlerinden yola çıkarak yazdığı yazı, harikulâdeydi. Elis daha sonra yazıyı gözden geçirdi ve Ot’ta yayınladı; Teoman da “İnsallık Halleri” kitabına aldı. Kitabın önümüzdeki günlerde çıkacağını öğrenince, Teoman’la bir röportaj yaptım, biliyorsunuz. Eh, bu durumda Elis’in yazısını yayınlamasam olmazdı… Fotoğraflar: Ece Oğultürk Bu O’nun hikayesi; varoluşsal yalnızlığın… […]
Read More
Haddinden fazla güzel, melankolik: “Saka Kuşu”, Donna Tartt. (Pegasus Yayınları) Tekinsiz, huzursuz edici: “Martin Heidegger’le Aşk ve Suç Yaşamım”, Gerald Messadie. (Destek Yayınları) Kederli, hayalperest: “Kibritleri Çok Seven Küçük Kız,” Gaetan Soucy. Oyuncu, sürprizli: “Vefasız Peri”, Guillermo Cabrera Infante. (Can Yayınları) Maceracı ve düşünceli: “Hareket Halinde Bir Hayat”, Oliver Sacks. (Yapı Kredi Yayınları) Kafa karıştırıcı, […]
Read More
Türk edebiyatına 50 yılı aşkın zamandır birbirinden değerli eserler kazandıran Necati Tosuner, otobiyografik özellikler de taşıyan yeni romanı “Çırpınışlar”; zihinden kopan bir çığlık. Kitabını konuşmak için buluştuğumuzda söz romanın adına gelince Tosuner, “Okur, romanın adını görünce ‘Bu adam galiba yine kamburunu anlatıyor ‘ gibi algıya da varacak. Öyle bir risk var ama beni seven kamburuma […]
Read More
“Türk-İslam sentezinden faydalanan bir Osmanlı fantazyası, bir Osmanlı korku romanından, bir Osmanlı gizem romanından söz ediyoruz. Korku, ahlak öğretisi ve fantazya iç içe bu kitapta. Ütopik olarak karanlık bir dünyanın kapısını açıyor kitap. Osmanlının katledilen şehzadeleri de var, Deccal da var, Piri Reis’in katli gibi tarihin karanlık başlıkları da var, vampirler de var, Şeyh Süca […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on May 22, 2016 · 1 Comment
“Değişen Kafalar”da, bir Hint efsanesi Thomas Mann’ın kalemiyle romanlaşıyor… “Köpek”te, Alman dilinin yaşayan en büyük yazarlarından Paul Nizon bizi, varoluşsal sorularla karşı karşıya getiriyor. “Gençlik Eserleri”nde, Jane Austen’ın daha önce yayınlanmamış kısa ve eğlenceli romanları yer alıyor… “Neroç Köprüsü”nde, Rus edebiyatının az bilinen bir büyük yazarını, Leonid Borisoviç Tsıpkin’i yeniden okuma fırsatını buluyoruz. Hepsi çok […]
Read More