Egoist okur

Taht Oyunları tadında Osmanlı tarihi

Yazdığı Fatih ve Bayezid romanlarıyla yüz binlerce okura ulaşan Beyazıt Akman, “Osman: Aşk ve Savaş” adlı iki ciltlik son yapıtında Osman Gazi’yi ve kuruluşu anlatıyor. Zengin kadrolu romanının pırıltılı isimleri Yunus Emre ve Marko Polo içinse “Aynı zaman diliminde, aynı topraklarda dolaşan bu üç figürü bir araya getiremeyeceksek roman ne işe yarar?” diyor… “Altı ayda […]

Read More

Sezgin Kaymaz: “Bir kerecik kendin ol da gör öyle eğlenceli ki!”

Yazı da tıpkı hayat gibi bir yolculuksa eğer, Sezgin Kaymaz’ın son yıllarda yazdığı kitaplarda yolculuğun farklı bir durağında olduğunu hissediyor insan. Daha sakin ve gündelik hayata daha yakın temasta bir durak… April Yayıncılık’tan çıkan “Bugün Bize Kim Geldi”, yazarın “mektupkardeşim” dediği okurlarıyla yazışmalarından oluşuyor. Kaymaz hayatından anları hikâye ediyor, hüzünlü ya da gülümseten birer mektup […]

Read More

AŞK VE YEMEK: Isabel Allende’den 7 afrodizyak tarif

İşte birkaç benzersiz afrodizyak tarif. Hem de bir edebiyatçıdan, yani “Ruhlar Evi”, “Aşktan ve Gölgeden”, “Canavarlar Kenti” gibi romanların Şilili yazarı Isabel Allende’den. Allende leziz mi leziz, okuması zevkli mi zevkli kitabı “Aphrodite”in önsözünde, “Bu kitabı erotik gezintileri ve oynaşmayı seven sevgililere, bir de korkak erkeklerle melankolik kadınlara adıyorum” diyor. Tabii afrodizyak yemek tarifleri ve […]

Read More

John Green: “Terk edilmiş romanlar bitenlerden daha vaatkâr”

John Green, “Aynı Yıldızın Altında” ve “Kâğıttan Kentler” gibi romanların yazarı. Gençler için yazıyor ve yazdığı her şey çok büyük başarı kazanıyor, sinemaya uyarlanıyor. Peki ama yazmak onun için nasıl bir şey? bu kadar popüler ve başarılı bir yazarın da kafasının karıştığı, konu bulmakta yahut hikâyesini yazmakta zorlandığı oluyor mu? Oluyormuş! Peki nasıl çıkıyormuş işin […]

Read More

Tibor Fischer’le yazarlar ve psikopat eğilimleri üzerine

Efsane çevirmen Avi Pardo’nun Türkçeleştirdiği “Tanrı Olmak Güzel”i okumuş muydunuz? Okumalısınız, şaşırtıcı yetenekte bir edebiyatçıyla tanışacaksınız. Tibor Fischer’in ailesi 1956 Macar Devrimi’nden sonra mülteci olarak İngiltere’ye göç etmiş. Fisher, hayatının büyük bir bölümünü televizyon ve basın gazetecisi olarak Londra’da geçirmiş. Uzun süren bir işsizlik döneminde de oturup Macar Devrimi hakkındaki ilk romanı “Under the Frog”u […]

Read More

Müren Beykan: “Başarı kırılgandır!”

Oyun yok, eğlence yok, hep çalışma, hep çalışma… Başarı konusundaki yüksek beklenti ülkeyi ele geçirmiş durumda, yine ve yine. Peki ne yapmalı? Egoist Okur’un çok sevdiği yazar, editör ve yayıncı Müren Beykan’a kulak vermeli. Müren Hanım’ın “Kitap İyi Gelir” yazılarını sadece çocuklar ve gençler değil; anneler, babalar, eğitimciler, yayıncılar, kısacası çocuk kitaplarıyla ilgili herkes okusun. […]

Read More

Belki başka bir hayatta: Bir kitap, bir film + bir sahaf dükkanı

Bir roman… Susan Sontag’ın bir sahafta bulduğu unutulmuş başyapıt, bir mücevher. Ve bir film… Neredeyse aynı tarihlerde aynı kitapçıda geçen ama yarım kalmaya mukadder bir aşkı anlatan bir başka kitap. Aslında bu ikincisine aşk denir mi, bilemiyorum, gerçek hayatta birbirini hiç görmemiş iki insanın arasındaki derin dostluk belki. Ama yok, aşk bence. Hem de çok […]

Read More

6 kitap tavsiyesi: “Her yerde gölgeler ve insanlar…”

Birkaç tavsiye… “Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar”, Nazım Hikmet, İthaki Yayınları. “Bir Zamanlar Londra’da”, Peter Ackroyd, Can Yayınları. “Yetenekli Bay Ripley”, Patricia Highsmith, Can Yayınları. “Güneşin Altın Elmaları”, Ray Bradbury, İthaki Yayınları. “Domuzu Kırmak”, Etgar Keret, Siren Yayınları. “İnanç da Sevgi de Aklın Yolunu İzlemez”, Herman Hesse, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık… Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar, […]

Read More

Hangi kitaplar kıyametten sonraya kalsın?

Kitapların büyülü dünyasında kaybolmayı sevenler, yangında kurtarılacak listesinin en başına kitaplarını yerleştirenler, bu haberimiz size göre. Norveç’te kurulan Kıyamet Kütüphanesi’nde dünya edebiyatının en önemli kitapları toplanıyor. Amaç bunların kıyamet sonrasında da korunabilmesi. Demem o ki korkmayın sakın, kıyamet de kopsa, yer yerinden de oynasa ve yeryüzünde yaşayan tek canlı olarak siz de kalsanız, yalnız değilsiniz. […]

Read More

Elena Ferrante röportajı: “Çarpışa çarpışa parçalanıyoruz”

Time’ın “En Etkili 100 Kişi” listesine giren Man Booker adayı Elena Ferrante’nin “Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım”, “Yeni Soyadının Hikâyesi”, “Terk Edenler ve Kalanlar”, “Kayıp Kızın Hikayesi” gibi romanlarını mutlaka okumalısınız. Ferrante ser verip sır vermeyen bir yazar; hakkında hiçbir şey öğrenmeyelim diye elinden geleni yapıyor. 1991’den, yani ilk kitabını yazdığı seneden bu yana ne fotograf […]

Read More

Elis Şimşon’dan Küçük Filozoflar serisine dair: Çocuklar felsefe yaparsa

Çocuklarla vakit geçiren herkes çok iyi bilir onların hayata taptaze bir açıdan, saf bir merakla baktıklarını. Çünkü çok soru sorarlar, çünkü merak ederler, anlamaya çalışırlar içinde yaşadığımız bu dünyayı. Aristoteles’e göre felsefe merakla başlar. Bu açıdan herkes kabul eder çocukların doğuştan filozof olduklarını. Peki bu küçük filozoflar, o sonu gelmez meraklarını kışkırtacak neler okuyabilir? Elis […]

Read More

İsmail Pelit, GÜZEL’in yazarı Selçuk Orhan’la konuştu

“Kansızlık”, “40 Hadis”, “Taş Kayık”, “Acemi Şansı”, “Aranmayan Özellikler”, son olarak da “Güzel”in yazarı Selçuk Orhan’la bu röportaj, bir başka edebiyatçıdan, İsmail Pelit’ten geldi ve ben de onun kendine has dilini, mesela hiçbir surette büyük harf kullanmama takıntısını hiç değiştirmeden yayınlamaya karar verdim. Egoist Okur’da pek rastlayamayacağınız türden, değişik bir iş oldu. Eh, ben de […]

Read More

Bora Abdo: “Bu, hep böyle sürecek bir sevgililik hali…”

İstanbul Maçka’da, çimlerinde horozların öttüğü, köpek ve kedilerin yan gelip yattığı bir parkta, Bora Abdo ile son kitabı “Seni Seviyorum. Çok,”u konuşmak üzere buluştuk. Abdo, yaşamıyla birlikte kitaplarında da kendine mesken bellediği Büyükada’nın deniz kokusu ve martı seslerini koydu masamıza. Çayla birlikte içtiğimiz Büyükada seslerine, bir de onun kitaplarından baktık. Aynı sesler, Abdo’nun kelimeleriyle sizi […]

Read More

Stephen King’in rotasından John Steinbeck’le çıkmak

“Acaba bir şeyleri sevmek, sadece bizzat o şeyin kendisinden kaynaklanan bir öz yüzünden mi? Tamamen bizden, doğadan, dünyadan kopuk bir ‘şey’ var mı gerçekten? Bir kitabı, bir kadını, bir yeri; sırf onlar gerçekten güzel oldukları için mi seviyoruz?” diyen İsmail Yaprak, şahsi öyküsünden yola çıkarak yazdığı bu yazıda, hayatta sadece Stephen King romanları okumuş bir […]

Read More

Melisa Kesmez: “Kurtlarla koşan ve evcilleşmeyi reddeden kadınlardan umutluyum”

“İnsanın doğadan kopuşu, duyguyu ve maneviyatı dışlayan kapitalist bir dünyada yolunu kaybetmesi, her şeyin içinin boşalması, her türlü anlamın yitirilmesi… Buna sebep olan şeyin, hayatın her alanında eril olanın dişil olan üzerindeki tahakkümü olduğunu düşünüyorum. Ortaya çıkan cehennemden kadın da erkek de nasipleniyor ama yıkım en çok ve en hızlı kadını ve doğayı hedef alıyor. […]

Read More