Elis Şimşon: “İyi insan olmak ve mutluluk arasında bağ var”
Picus döneminden arkadaşım olan Elis Şimşon, 17 yaşından beri hayatını adeta felsefeye adamış durumda. Şimdi hem bu konuda doktorasını yapıyor hem de Koç Üniversitesi’nin felsefe bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışıyor. Bir süredir de Alain de Botton’un The School of Life’ının İstanbul şubesi olan TSOL İstanbul’da, “Hayata Felsefe ile Bakmak” ve “Potansiyelimizi Nasıl Gerçekleştiririz” konulu iki […]
Read MoreBİR ZAMANLAR SOSYAL MEDYA: İlk 2000 yıl
Hep söylüyorum, güneşin altında gerçekten de yeni bir şey yok, her şeyin bir eski versiyonu aranırsa mutlaka bulunuyor. İnternetin bile… “Tarih fısıldayan adam” lakaplı araştırmacı Tom Standage’ın “Duvara Yazmak: Sosyal Medyanın İlk 2000 Yılı” kitabından öğrendiğime göre, interneti oluşturan iletişim sisteminin, sosyal medyanın hatta tablet bilgisayarların kökeni çok eskilere, antik Roma dönemine dayanıyor. Sosyal medyada kullanılan […]
Read MoreAlberto Manguel: “Tanpınar görünmez yol arkadaşım oldu”
Ahmet Hamdi Tanpınar, hayatının belli dönemlerinde yaşadığı beş şehri daha sonra bir kez daha ziyaret ederek edebiyatımızın unutulmaz eserlerinden birini kaleme almıştı. Yaklaşık 70 yıl sonra bambaşka bir coğrafyadan, Arjantin’den gelen yazar, çevirmen, seyyah Alberto Manguel, Tanpınar’ın kitabından yola çıkarak aynı şehirlere gitti ve gözlemlerini, izlenimlerini kitap haline getirdi. “Borges’in öğrencisi” Alberto Manguel’le, Yapı Kredi […]
Read MoreBazı kitaplar beraber yaşamak içindir
Reşad Ekrem Koçu’nun herhangi bir kitabını alıp yaşadığınız dünyadan kurtulabilirsiniz. Zaman, mekân, insanlar, alışageldiğiniz değerler, doğrular, kriterler silinir. Yerine rengârenk ya da şairin dediği gibi “rengâhenk” bir evrende sürekli şaşırarak dolaşırken bulursunuz kendinizi. Doğan Kitap’tan çıkan “Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü” için de geçerli bu. Okuma Tavsiyesi Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü Reşad […]
Read MoreNeslihan Önderoğlu: “Unutuş, hafızanın geleneğidir”
İlk öykü kitabı “İçeri Girmez miydiniz?”le 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanan Neslihan Önderoğlu, ikinci kitabı “Mevsim Normalleri”yle de adından söz ettirmişti. Arada bir gençlik romanı ve iki derleme hazırladı, başka yazarlarla ortak işlere imza attı… Şimdiyse hem çocuklar için yazdığı “Mutsuz Palyaçolar Örgütü” çıktı hem de “Filler ve Balıklar” adlı üçüncü öykü kitabı. Onunla […]
Read MoreEce Gamze Atıcı: “Hayatta en büyük yol göstericim, özgürlük ihtimali”
“İyi insan olmak sadece kötülerin işine yarayan türden bir aptallık olabilir mi?” diye soruyor Ece Gamze Atıcı. Ben hayatım boyunca bu sözün tersine inandım ama yine de üzerine düşünüyorum. Birkaç örnek de geliyor aklıma. Stephen King, “Dolores Claiborne”da, “Kimi zaman bir kadının yaşamak için bulabileceği tek yol sıkı bir kaltak olmaktır” demişti mesela. Elizabeth Wurtzel […]
Read More“O taşın içinde bir at olduğunu nereden biliyordun?”
Buraya zaman zaman yazarları, edebiyatçıları da konuk ediyorum, biliyorsunuz… “Kırmızı Kuş”, “Barba ile Rabarba”, “Balaban ile Şakrak” gibi kitaplarıyla tanıdığımız Arslan Sayman’a “Çocuklar için yazmak dünyaya daha farklı bakmanı sağladı mı, daha da önemlisi çocuklar için yazdığın süre içinde sen de değiştin mi?” diye sordum. İşte verdiği cevap… Arslan Sayman: “Çocuklar için yazmak beni büyüklerin evrenine […]
Read MoreGülenay+Tolga, 5 Çayı’nda: “En iyi yazar, ölü kadın yazardır”
“Küçük yaşta yazarlığa, 59 yaşında mezarlığa adım attı. Dalgalarla sörf yapıp, nehir bile denmeyecek bir kaşık suda boğuldu. Bilinç akışı mı, nehir akışı mı? Odalarda ışıksızdı. Paranoyaklığı zaten Shakespeare’in olmayan kız kardeşi üzerine saatlerce konuşmasından belliydi. Geri gelir mi? Gelirse gelsin, kim korkar bakire kurttan? Bkz: Nicole Kidman.” 5 Çayı’nda Tolga Meriç’le bu hafta yukarıda […]
Read MoreOrson Welles’den katledilen Siyulara: ROSEBUD
Derya Yanık, Twitter’dan arkadaşım. Hukukçu. Ve tanımadan sevdiğim, varlığıyla bana kendimi iyi ve güvende hissettiren bir kadın. Derya’nın kitaplara ve kelimelere olan aşkını blogundan takip ediyordum. Ama her sahnesine ayrı hayran olarak saplantılı bir sıklıkla seyrettiğim filmlerden birinin, “Yurttaş Kane”in esrarengiz finalinden yola çıkarak kaleme aldığı bu yazıyı okuyunca Egoist Okur’a almayı çok istedim. Kuşaktan […]
Read More













