Egoist okur

Yazarların düş gördükleri, acı çektikleri, âşık oldukları ve uyandıkları yer

Yazarların evleri, kütüphaneleri filan derken sıra onların en mahrem alanlarına, yatak odalarına geldi. Bu yakınlarda taşınacağım ya; o yüzden internetteki dekorasyon sitelerini gezip duruyorum. The Apartment Therapy‘deki habere resmen bayıldım. En sevdiğim birkaç yazarın yatak odalarını görmek muhteşemdi. Hayır, seksle alakalı şeyler düşünmeyin lütfen. O odaların benim sevgili yazarlarımın âşık oldukları, hayal kurdukları, uyudukları, düş […]

Read More

Efkâr Karması / Kafabindünya: Farklı bir halet-i ruhiyenin şarkıları

“Hangi tür müziği seversin?” diye sorulmasından nefret ederim. Zor durumda bırakır beni. “O yola da gelirim bu yola da, çocuk da yaparım, kariyer de” sığlığının müzikal versiyonunda hissederim kendimi. Müzik konusundaki tercihlerimi belirleyen türler ve etiketler değildir. Türlerin daha önce hiç olmadığı kadar yoğun bir şekilde etkileşim içine girdiği, birbirlerine karışarak yeni ve şahsa özgü […]

Read More

Nora Romi: “Bazı ilişkilerde ya zorbalığı seçersin, ya köleliği…”

Nora Romi, okuduğum en matrak yazılardan bir kısmının yazarı. No Name diye bi köşesi vardı eskiden, bir de kısacık yazılardan oluşan Sanırım Seninle Uzun Uzun Konuşmamız Gereken Şeyler Var Kürşat’cığım adlı kitabı… Köşesi ve o kitaptaki yazıları, özellikle de muhakkak tanışmak gereken biri olduğunu tahmin ettiğim annesine dair olanlar çok güzeldir. Sonra Nora evlendi, anne […]

Read More

Güller ve Böcekler: Acayip güzel bir reklam filmi

Google, Honda and the Sundance Film Festivali için animasyonlar hazırlayan BUCK firması, bu kez Yeni Zelanda kökenli bir kitap satış sitesi olan ve gelirinin tamamını Oxfam’e aktaran Good Books için bir reklam filmi hazırladı. (Oxfam, 90 ülkede görev yapan ve yoksulluk, adaletsizlik, insan hakları gibi konularda çalışan uluslararası bir yardım kuruluşu.) Film kısmen Hunter S. […]

Read More

Füsun Saka: “Kendimizden saklanmak şu hayatta en iyi başardığımız şey”

Füsun Saka’yı size daha önce çok anlattım. Gazeteci olduğunu, Egoist Okur’a Zamansız Hikayeler yazdığını, fotoğraf sanatısı ve gezi küratörü Süha Derbent’le evli olduğunu, kedileri ve diğer bütün vahşi yaratıkları sevdiğini, bir de çok yakın arkadaş olduğumuzu biliyorsunuz. İlk romanının bazı bölümlerinin daha çıkmadan Egoist Okur’da yayınlandığını da biliyorsunuz. Füsun’un kitabı beni kendi kitabım çıkmış kadar […]

Read More

“Lolita” yahut bir kapak kızının hikayesi

Vladimir Nabokov’un romanı Lolita’nın bugüne dek hep yanlış kapaklarla çıktığını düşünen mimar ve blogger John Bertram, şimdiye kadarkinden çok daha iyi bir Lolita kapağı hazırlamalarını sağlamak için tasarımcılar arasında bir yarışma düzenledi. Yarışmaya katılan kapaklar arasından seçilen 60 tanesi şimdi bir kitap olarak da yayınlanıyor. Nabokov’un Lolita kapaklarına dair düşündüklerini merak edenler bu video’ya göz […]

Read More

Ray Bradbury’e göre okuma zevki, Mars’a seyahat ve demokrasi arasındaki ne ilişki olabilir?

Ray Bradbury’nin ilk öykülerini daha doğrusu Fahrenheit 451’e giden yoldaki ilk ürünlerini bir araya getiren Yakma Zevki adlı kitap son günlerde beni en mutlu eden şey oldu. Bu vesileyle Ray Bradbury’nin okuma zevki, Mars’a seyahat ve demokrasinin temelleri üzerine fikirlerini dile getirdiği röportajı izleyin istedim. Sonrasında, İthaki Yayınları’ndan çıkan Yakma Zevki’ni mutlaka edinmek şartıyla… Gülenay […]

Read More

Aslı Tohumcu: “Aragorn’la hiç tanışamayacağımıza ikna olmam uzun sürmüştü!”

“Size göre en seksi roman kahramanı hangisi?” sorusuna cevap bu kez Aslı Tohumcu’dan geldi. Aslı öyle güzel anlattı ki Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi’nin Aragorn’unu, onun bir fantastik roman kahramanı olduğunu unutup üzüldüm böyle korkusuz, gözüpek, mütevazı, akıllı, kararlı, sabırlı, iyicil bir adam vardı da ben mi rastlayamadım bir türlü diye… Ama aslında üzülmek yersiz. Kütüphaneden Yüzüklerin […]

Read More

Kitaplar herkes okusun diye var

Ben yeni seyrettim. The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore bu sene en iyi anime kısa film dalınca Oscar alan yapımmış. Çok çok güzel, o yüzden de sizinle paylaşmak istedim. The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore, bilgisayar animasyonları, stop motion tekniği ve eski usul elle çizimlerin bir araya getirilmesiyle gerçekleştirilmiş bir film. Eski […]

Read More

Tam zamanıdır başımızı doğru yere eğmenin

“Sanırım hayat, AZ bir yere gitti. Her şeyin azı makbul gibi. Az düşün, az sev, azla yarat, az bil, az, az, az… Bu azlığa direnenler, ‘işe yaramayan insanlar’ durumuna düştü. Şizofren, duygusal, romantik, manik, bırakın kendi haline… durumuna düşürüldü. Azlıkları fazla olanla baş edilemezdi. Her şey sıradanlaştırıldığı gibi, zorlaştı da böylece. Sevinçlerin, gülüşlerin bile kontrol […]

Read More

“Damardan gerçekçi” bir cehennem kitabı: 2666

2666, kimilerinin 21. yüzyılın en büyük romancısı saydığı Şilili Roberto Bolaño’nun 2004’te, yani ölümünden bir yıl sonra yayınlanan son romanı. Bolaño, tedavisi güç hastalığının son aşamalarında bile inatla ve sabırla romanı üzerinde çalışmış, ilk taslaklarıysa yakında bu dünyadan göçüp gideceğini bilen bir adamın “Ya yetiştiremezsem” endişesi ve aceleciliğiyle yayıncısına teslim ettikten hemen sonra da ölmüştü. […]

Read More

Füsun Saka’dan ilk roman: “Zamansız”

Hastane odasında yatarken vakit geçirmek için bir yabancıyla internet üzerinden yazışmaya başlayan kadın kahramanımızın iç dünyasını, chat diyalogları üzerinden aktarıyor Zamansız. Geçmişi sarsıntılı, bugünü sıkıntılı, geleceği belirsiz bir kadını anlatıyor okurlara. Taşradaki bir istasyon şefinin kızı, kabuslarla dolu çocukluk günlerini, sorunlu cinsel ilişkilerini, 12 Eylül dönemi işkencelerini, mutsuz evliliğini anlatırken bir kadının öyküsünü bir dönemin […]

Read More

Hakan Bıçakcı: “Ryu Murakami’nin su gibi naifken psikopata dönüşen kahramanı Asami”

“En seksi roman kahramanı size göre hangisi?” sorusunun doğru cevabı hala bulunamadı. Şaka, şaka! Böyle bir sorunun doğru cevabı olamaz elbette, ben de biliyorum. Sözün gelişi öyle söyledim. Sırada yazar Hakan Bıçakcı’nın cevabı var… Gülenay Börekçi Hakan Bıçakcı “Sevdiğim roman kahramanlarını geçirdim kafamdan; hiçbiri ‘seksi’ değildi.” Sorunun cevabını düşünürken roman kahramanlarını genellikle seksi bulmadığımı fark […]

Read More

Yeraltı edebiyatı: Kendinle yüzleşmek eğlenceli değildir!

“Türk romancıları arasında, Fatih Kaynak dışında ‘ben yeraltı edebiyatçısıyım’ diyen bir yazara pek rastlayamayız” diyor Altay Öktem. Ona göre bizde “Yeraltı edebiyatçısıyım” demek, “Yazdığım kitabı okumayın” demekle eşdeğer. Yeraltı edebiyatı: Kendinle yüzleşmek eğlenceli değildir! ‘İlk Yarı: 10-0’ ve ‘Hiçliğin Aynasıydım Ben’ adlı romanlarından tanıdığımız Fatih Kaynak, herkesi rahatsız etme potansiyeli taşıyan cümleler kurmaya devam ediyor […]

Read More