Egoist okur

Efkâr Karması / Nermin Yıldırım: UNUTMA DERSLERİ, UNUTMA ŞARKILARI

Nermin Yıldırım son romanı için Egoist Okur’un en güzel efkar karmalarından birini hazırladı: “Unutma Dersleri, Unutma Şarkıları…” Fotoğrafta gördükleriniz sadece bir kısmı; listede harika şarkıcılar ve enfes şarkılar var. Uzun oldu biraz, o yüzden bari ben kısa keseyim. Söz, yetenekli arkadaşımda ve şarkılarında… Gülenay Börekçi Nermin Yıldırım: UNUTMA DERSLERİ, UNUTMA ŞARKILARI Bu yazıya başlarken, “Unutma Dersleri”nin […]

Read More

Astroloji: KEDİLER VE BURÇLAR

Burçlardan bahsetmek benim için eğlencelidir, ama uzun boylu ciddiye almam. Bu yüzden de bana kızan bir sürü arkadaşım var ama ne yapalım, farklı renkler ve farklı karakterler olarak bir arada var olamayacaksak arkadaşlığımızın ne kıymeti var? Fakat Lesley Anne Ivory’nin kedilerine bayılırım. Hele burçlar serisine… Shakespeare kedileri Üstelik anladığıma göre, resimlerdeki kediler gerçekmiş. Lesley Anne […]

Read More

“Bana dayım olacak it öğretmişti bu moonwalk denen naneyi”

Deliduman, taşrada başlıyor ama sonra İstanbul’da hatta 31 Mayıs 2013 sonrası Gezi Parkı’nda, barikatların arkasında buluyoruz kendimizi, on yedi yaşındaki Çağlar İyice’yle beraber. Çağlar, kız kardeşi Çiğdem’i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz’i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor bize. Ve çok güzel anlatıyor. […]

Read More

“Kalbim nefes aldı, mevsim değişti…”

“Fazla düşünmenin insanı yaşça öldürdüğü gerçeğine uyanabilmek ile ilk adım atılmış oluyordu, sevdanın her türlüsünün insan için oluğunu kabul ederek. Yürekteki sesler kafadakilerden daha baskındır diyenler içindi şiirler, şarkılar ve en önemlisi aşk… Devrimlere, evrimlere açık olanların sabrı, inancı, sevgisi kurtaracaktı dünyayı belki de…” En sevdiklerimden Ece Dorsay öyle bir yazı yazmış ki bu defa, hikaye […]

Read More

Seks ve Ceza: UNUTMAMALI!

Eşcinseller için hatta aslında cinselliği özgürce yaşamak isteyenler için hayat hiç de kolay olmadı çünkü cinselliğin baskıyla son derece alakalı upuzun bir tarihi vardı. Kolektif Kitap’tan çıkan Seks ve Ceza adlı kitap bu konuyu hatırlamak, bilmediklerimi öğrenmek için şahane bir fırsat oldu benim için. “Yatak odasından mahkeme salonuna seks hukukunun hayret verici tarihi” diye özetlenebilecek […]

Read More

Nilüfer Açıkalın: “Kendine emanet olmak, evrene emanet olmaktır!”

“Ben çok umutluyum. Öyle güzel dağıldık ki; ne var ne yok ortaya döküldü. Bu iyi! Biz en güzel mücevherlerimizi kutuya koyar saklarız. Çünkü onlar bizim için değerlidir. Elmas vardır, altın ya da gümüş vardır. Derken kafan bir dağılır, mücevherleri toplamak istersin. Mesela Gezi direnişini, gezicileri o çekmecede saklı olan mücevherlere benzetiyorum. Ortaya çıktılar ve ışıl […]

Read More

Tuna Kiremitçi: “Roman yazmak tehlikeli bir spordur”

Hatırlayacaksınız, birkaç ay önce Tuna Kiremitçi’den bir yazı istemiş ve ona yazarlık sırlarını anlattırmıştım, o da “Ben ölü bir yazarım. Yüzyıllar önce parladım, bir linç esnasında öldüm. Şimdi de ölü olmanın avantajlarını kullanıyorum” demişti. Sonun Geldi Sevgilim adlı yeni romanını, bir de geçen hafta basında çıkan yazılarda Tuna’nın geçmişiyle roman arasında kurulan paralellikleri okurken o […]

Read More

Başucu kitabımız diyor ki: Bu düzen böyle gitmez!

İyi Kalpli Küçük Tavşan diye bir kitap. Anlamsız bir ismi var. Momo’nun Kitap Fabrikası’nın yöneticisi sevgili Gökçe Gökçeer de zaten illüstrasyonlarını beğenmese okumayacakmış zaten. Ama sonra kitabın, sömürü düzenine karşı olmak, sürü psikolojisinden çıkmak, örgütlenmek ve haksızlığa isyan etmek gibi çok önemli noktalara işaret ettiğini fark etmiş ve bir solukta bitirmiş. Çocuklarının ‘böyle gelmiş böyle gider’ci zihniyetten […]

Read More

Ian Fleming’in Vosvos’u ve devam maceraları

Bir diğer enfes kitapsa James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming’in ünlü “Chitty Chitty Bang Bang”inin tam 50 yıl sonra bu kez Frank Cottrell Boyce tarafından yeniden, modernleştirilerek kaleme alınmış hali. Elbette Ian Fleming Vakfı’nın izniyle… Kahkahadan kırılarak ve nefesim kesilerek okuduğumu söyleyeyim önce. Gene de ne anlattığını öğrenmekte ısrarlıysanız, işte size birkaç ipucu… Bir ağacın tepesinde unutulmuş kocaman antika […]

Read More

Cressida Cowell: “En büyük hayalim bir ejderhanın sırtında uçmaktı”

“Ejderhanı Nasıl Eğitirsin”, “Nasıl Ejderhaca Konuşursun”, “Nasıl Korsan Olursun” ve “Ejderha Laneti Nasıl Bozulur” gibi sürükleyici romanlardan oluşan Hıçkıdık dizisini biliyosunuzdur. Bilmiyorsanız en yakınınızdaki çocuğa sorun lütfen… İngiliz yazar ve illüstratör Cressida Cowell’ın yarattığı dizide küçük Viking Hıçkıdık’ın kahramanlığa giden yoldaki soluksuz maceraları anlatılıyor. Hıçkıdık’ın en yakın arkadaşı da göz kamaştıran bir ejderha. Dünya çocuklarının […]

Read More

Marcel Proust’tan KÖTÜ MÜZİĞE methiye

Proust yaşasaydı Serdar Ortaç dinlerdi diye bir çıkış yapmıştım günün birinde. Abartmış ya da yalnızca dikkat çekmeye çalışmış olabilirim, kabul ediyorum. Ama yaşasaydı en azından Yıldız Tilbe’yi KESİN dinlerdi… Nedense böyle hissetmiş ama sebebini açıklayamamıştım. Ta ki, Hazlar ve Günler’de Proust’un bizzat bu konu üzerine yazdığını görene kadar. İşte “Kötü Müziğe Övgü” başlıklı o kısacık […]

Read More

Başar Başarır: “Aşk lüksmüş, ümit tehlikeliymiş, heyecan öldürürmüş”

Egoist Okur’daki Bizi Hatırlayınız sayfalarıyla hepimizin kalbinde taht kuran Başar Başarır’ın öyküleri için ne desem az. Sevgimi, hayranlığımı defalarca yazdım, biliyorsunuz. Başar son öykü kitabı Teklifinizle İlgilenmiyorum’la 2014 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nün de sahibi oldu. Onu kutluyor, aylar önce yaptığımız Teklifinizle İlgilenmiyorum röportajını yeniden yayınlıyorum.  Başar Başarır: “Yazı bir hançer değildir ki maziye saplayasın!” Başar Başarır ve […]

Read More

Uğur Yücel ve o mel’un New York şehrinde sihirli bir tesadüf

“İsmiyle örtüşenler vardır. Çoklu anlamlar taşıyor benim ismim. Talih, şans, iyilik kaynağı olarak geçer anlamı. Tesadüf de var anlamları içinde. Ben şanslı ve bahtı açık biriyim. Ama tesadüf hayatımın en şaşılası yanıdır. Benim başıma gelen tesadüfleri duyanlar içten içe ‘bu adam mitoman mı’ diyebilir. Ya da bir yerde okumuştum, hayat tesadüfleri, onları güzel anlatan insanların […]

Read More

Ey ahali! Burada iyi bir yazar var!

Murat Belge‘nin yazısını okumuştum önce. Sonra Belge’nin deyişiyle, Ey ahali! Burada iyi bir yazar var! diye çırpınan Selim İleri‘den dinlemiştim. Selim İleri bunu hep yapar, iyi yazarları ve kitapları keşfetmemiz için var gücüyle çabalar. Ama biz ya popüler edebiyatın dayatmalarına karşı koyamayız ya da kim bilir hangi gizli güç bizi “o yazarlar”ı keşfetmekten alıkoyar… İnatla benzer şeyleri, […]

Read More

Frida Kahlo’nun gardrobu: Orak çekiç, deri ve farbela

Meksikalı sürrealist ressam Frida Kahlo yaşadığı dönemin, yani 1930’ların kadınlarından bambaşka görünüyordu. Kapkalın kaşları bir yana, Paris ve New York’taki davetlere ve açılışlara bol köylü bluzlarıyla katılıyordu. İşlemeli ve farbelalı bu bluzlar dikkat çekici ve cüretkardı. İlerleyen yıllarda daha kendine has ve fazlasıyla cazibeli bir stil geliştirdi. Takıları, elbiseleri, etekleri, bluzları, bilhassa da büstiyerleri Madonna’dan Gwen Stefani’ye […]

Read More