Egoist okur

H. Salih Zengin: “Masalsız bir çocukluk, yitik bir çocukluktur”

Sarı Kedi karşı kıyıdaki arkadaşlarının yanına geçmenin çaresini arıyor. Fakat yüzme bilmeyen bir kedi olarak o koca denizi nasıl geçecekti ki? Peki ya her gece odasına çekilip yatağında kitap okuyan ve masalları çok seven küçük Zeze? Geceleri gözünde gözlüğü‚ elinde kitabı uyuyakaldığında ne oluyor, Zeze ne görüyor rüyasında? Bir de şuna bakın… Ormanda yaşayan hayvanlar […]

Read More

Marion Deuchars’a göre kendini sevme sanatı

Bob onun adı. Tüm kuşlar gibi bir kuş o da. Kendinden de pek memnun, kendiyle barışık. Ama bacakları sıska mı sıska! Kendisi bunun farkında bile değil üstelik. Diğer kuşlarsa acımaz mı acımasız! Bob’u küçümsemek, onun sıska bacaklarıyla alay etmek ne kadar da eğlenceli geliyor onlara. Ve Bob, kendine saygılı bir kuş da olsa, tüm kuşların […]

Read More

Tim Parks’ın Joyce, Dickens, Hardy ve Lawrence’la düşsel buluşmaları

Tim Parks New Yorker için James Joyce, Charles Dickens, Thomas Hardy ve D.H. Lawrence’la tanışmanız, buluşmanız halinde yaşayacaklarınızı yazmış. Ama tabii söz konusu edebiyatçılara pek de sevecen davranmamış. Yerden yere vurmuş onları, karakterlerinin en berbat, en dayanılmaz, en pislik özelliklerini ifşa etmiş. Hepsini çok sevdiğim yazarlar olduğu için, başta biraz bozulduğumu, Parks’ın neden böyle yaptığını […]

Read More

Darian Leader: “Tıbben çok ilerlediğimiz algısı bir illüzyon”

Size Paris’te yaşanmış gerçek bir kız kaçırma olayından bahsedeceğim… Bir badanacı 1911 yılında, belki ona gülümsediğine inandığından, belki de eski sevgilisine benzettiği için Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’sını Louvre Müzesi’nden kaçırmış. Ardından kalabalıklar, eskiden Mona Lisa’nın sergilendiği boş duvarı görmek için müzeye akın etmeye başlamış. Aralarında Franz Kafka gibi mühim şahsiyetler de varmış. Merak etmemek […]

Read More

Uzun roman yazılmasın mı yani?

Marcel Proust’un 9,609,000 harften oluşan (Fransızca orijinali) şahane romanı “Kayıp Zamanın Peşinde”si en uzun roman. Her şeyi bilen Umberto Eco’ya göre, Augusto Monterroso’un yedi kelimelik  “El Dinosaurio”su ise en kısa roman. Türkçesi dört kelime: “Uyandığında, dinozor hâlâ oradaydı.” Yine de fikrim aynı. Ben klasikleri ve birkaç istisnayı bir kenara bırakırsak, uzun roman sevmeyenlerdenim. Anlatayım… Gülenay […]

Read More

Ufkunuzu açacak 7 kitap: Kurtlarla Koşan Kadınlar ve diğerleri

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, Joseph Campbell. Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa Pinkola Estés. Beethoven Kuş Gözlemcisi miydi, David Turner. Mavibent, Maggie Nelson. Panzehir: Pozitif Düşünmeye Katlanamayanlar İçin Mutluluk, Oliver Burkeman. Aşk Dersleri, Alain de Botton. Modern İnsanın Kutsal Kitabı, Michael Norton. Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, Joseph Campbell Joseph Campbell’ın  mitoloji ve insan psikolojisi arasındaki güçlü bağa dair kitabı “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu”, benzersiz bir eser. […]

Read More

Psikanaliz, dünyayla aramızdaki fırtınayı sakinleştir mi?

Röportaj yeni değil ama bir şekilde yeniden okudum ve “yayınlasam ne güzel olur” diye düşündüm. Hem de tam psikoterapist Tuğçe Isıyel’in hazırladığı “İstanbul’un Sakinleri” adlı kitap ikinci baskıyı yapmışken. Ama yanlış olmasın, bu röportajın kitapla, İstanbul’un sinesinde barındırdığı martılar, güvercinler, köpekler, kediler ve cümle sokak hayvanlarıyla ilgisi yok. Konu, iyi ya da kötü edebiyat ile psikanalizin […]

Read More

Celil Oker’den “Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu”

Celil Oker  yaratıcı yazarlık atölyelerinde, Joseph Campbell’ın ayak izlerini takip ediyor. Birtakım temel ilkeleri var Oker’in, “Yaratıcılık doğuştan gelen bir yetenek ya da armağan değildir, öğrenilir, yani çalışarak elde edilir” diyor mesela ve “Acaba ben de bir gün yazar olabilir miyim?” sorusunu zihnimize çakanların, insanlığın başından beri yaptığımız bir eylem konusunda kendimizi yetersiz hissetmemize sebep olduklarını […]

Read More