Egoist okur

Neil Gaiman’dan rüyalarımız kadar KIRILGAN ŞEYLER

Neil Gaiman’ın “Kırılgan Şeyler” derlemesi, Zeynep Heyzen Ateş çevirisiyle, İthaki Yayınları’ndan çıktı. Gaiman’ın hem kadim mitlere ve masallara hem de Lovecraft, A.C. Doyle, C.S. Lewis gibi yazarların eserlerine selam gönderdiği kitabında, toplam 32 öykü ve şiir yer alıyor. “Kırılgan Şeyler”i Burcu Uluçay yazıyor… Neil Gaiman’dan yazar adayına mektup: “DUVAR ÖR!” Kulağımızda iblisin sesi: “Burada zaman […]

Read More

Van Gogh’u görmek, odasında uyumak ister misiniz?

Vincent van Gogh’un gerçekte nasıl biri olduğunu, neye benzediğini merak edenler onun bizzat çizdiği portrelerine bakabilirler elbette.  Ama şöyle net, ayrıntılı, ışığı düzgün bir fotoğrafını da görmek istemez miydiniz? Eh, sanatçı Tadao Cern’in “Revealing the Truth” adlı eseri sayesinde artık bu mümkün. Gülenay Börekçi Tadao Cern, Van Gogh “fotoğrafını”, ünlü ressamın 1890 tarihli otoportresinden yola […]

Read More

Sinan Sülün’den kalbinizi kanatlandıracak bir iyilikler kitabı

Tuba Dere, Ayraç dergisinde kitap değerlendirme yazıları, Hece Õykü dergisindeyse roman kahramanlarına mektuplar kaleme alıyor. Öykü ve yazılarına Siyah Sanat, Ayna İnsan, Lacivert Öykü Şiir dergilerinde de rastlanabiliyor. Beyaz Bulut adlı çocuk edebiyatı dergisinde de masalları yayınlanıyor. Bu onun Egoist Okur’a ilk misafirliği. Yeni yazılarını bekliyoruz… Sinan Sülün’ün İletişim Yayınları’ndan çıkan romanı için “İyimser bir […]

Read More

BORGES: “O kazayı geçirmesem, asla öykü yazamazdım”

Jorge Luis Borges’le bir zamanlar Paris Review için yapılmış söyleşiden notlar okuyacaksınız aşağıda. Daldan dala atlayan şakacı yazarımız röportajda ailesindeki asker geleneğini, eski gansgterlerin hikayelerinin onu niçin duygulandırdığını, kovboy filmlerini hangi sebeplerden ötürü sevdiğini ve “sanat filmlerine” tercih ettiğini anlatıyor. Biz de geçirdiği ölümcül kazanın onu nasıl öykücü yaptığını öğreniyor, öykülerinde tekrar tekrar beliren sayıları […]

Read More

Neil Gaiman’dan yazar adayına mektup: “DUVAR ÖR!”

“Aklıma geldikçe okulda öğretmedikleri şeylerin listesini yapıyorum. Okulda bir insanı nasıl seveceğinizi öğretmezler. Artık sevmediğiniz birini nasıl terkedeceğinizi, başkalarının zihninden geçenleri okumayı, ölmekte olan birine tam olarak ne söylemek gerektiğini de öğretmezler. Aslında bilmek gereken hiçbir şeyi öğretmezler.” Neil Gaiman’ın yarattığı karakterlerden biri, meşhur çizgi roman “Sandman”de böyle söylüyordu. Gaiman fantastik edebiyat sevenlerin yakından takip […]

Read More

Yazma dersleri + emprovize ütopyalar: CANAVAR OL!

“İnanın, bir tür neo-komünist hücre yaratmanın peşinde değilim. Hakikat komiteleri istemiyorum. Sadece arkadaşlar arasında mini romanlar sel olup aksın istiyorum. Hep birlikte metamfetamin aldığınızda kafalar kıyaklaşır, yahut bazen “Ah, evet, meğer herkesin kendini olaya dahil olmuş hissedip mutlu ayrıldığı türden bir orji de mümkünmüş” dersiniz ya, bütün o endişe ve risk karşılığında ödülünüz işte tam öyle bir şey olacak. Bir tür emprovize ütopya…” “Politics” […]

Read More

Geoff Dyer: “Pişmanlıklarınız olsun. Ateşleyici etkileri vardır; arzuya dönüşürler”

Bizde “Zona”, “İçimdeki Yağmur”, “Bir Hışımla”, “Venedik’te Aşk Varanasi’de Ölüm” adlı kitapları yayınlanan Geoff Dyer’a “İngiliz edebiyatının yaşayan en orijinal yazarı” deniyor. Açıkçası “en”lerle pek ilgilenmiyorum ama Dyer’ın yazdıklarının şahane buluyorum. Kendisi 2012’de bir dönem, bir ara uzun uzun anlatmak istediğim Iowa Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık Okulu’nda konuk öğretmen olarak ders vermiş. Burada ondan yazarlık dersi […]

Read More

Tatlı bir aşk hikayesi: 2 DAKİKADA 20 SENE

“The Future” ve “Me and You and Everyone We Know” gibi bizzat yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı filmlerden tanıdığımız Miranda July, aynı zamanda iyi bir edebiyatçı. Hatta öykü kitaplarının ardından bir de roman yazdı. “The First Bad Man” adlı bu kitap şimdi Everest Yayınları etiketiyle Türkçe yayınlandı. Anlayacağınız, şimdilerde ben, “Birinci Kötü Adam”ı okuyorum. Siz […]

Read More

“Pera Palas’ta Gece Yarısı” ve casusların gölgeleri

Agatha Christie’nin Doğu Ekspresi’nde Cinayet adlı ünlü polisiyesinin 80’inci yılında Pera Palas Oteli, “Zamanda Yolculuk” adlı gezi programını başlatmıştı. Programa katılanlar özel rehberler eşliğinde gündüz İstanbul’u gezip akşam da otelin restoranı Agatha’da yemek yiyecek ünlü yazarın adıyla anılan 411 numaralı odada kalabilecekti. Ben programa ilk katılanlardan biri olmuştum. Charles King’in “Pera Palas’ta Gece Yarısı: Modern […]

Read More

Hatıraların izini taşıyan kitap: BİR SABAH ERKENDEN

Amerikalı Virginia Baily’nin imzasını taşıyan ve Timaş Yayınları etiketiyle çıkan “Bir Sabah Erkenden”, savaşın açtığı yaralar, aidiyet, aşk ve aile bağları üzerine çok güzel ve dokunaklı bir roman… Üstelik yazarının hayatından izler taşıyor. Solda yazarı, Virginia Daily’i görüyorsunuz. Sağdaki fotoğraf ise ünlü yönetmen Robert Rossellini’nin tam da romanda anlatılan dönemde geçen “Roma Açık Şehir” filminden […]

Read More

İnci Aral’dan “Nar Ağrısı” sorusu: AŞK ÖLÜYOR MU?

Yolculuklar sadece uzak diyarlara yapılmaz; insan geçmişindeki anları, kafasını kurcalayan soruları, okuduğu kitapları ve şahit olduğu irili ufaklı hadiseleri de ziyaret edebilir… Bu öteki yolculuklardan geriye zihinde varlığını, canlılığını hep sürdürecek olan soyut fotoğraflar, yani anlar kalır. İşte İnci Aral, yeni kitabı “Kan Günleri ve Nar Ağrısı”nda bu soyut fotoğrafları kelimelere döküyor. Şöyle de denebilir: […]

Read More

Lorrie Moore: “Yazmak için size biraz nezaketsizlik gerek”

Çağdaş edebiyatın “feminen” seslerinden Lorrie Moore’un son öykü kitabı “Havlama”, Cem Alpan çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı. Moore öykülerinde ikili ilişkileri, yola devam etmeyi güçleştiren kaygıları, karşılık bulmayan arzuları, hayat karartan travmaları anlatıyor. Çoğunlukla melankolik ve kederli öyküler ama ruhunuzu kasvet sarmıyor, çünkü Moore’un üslubu cesur ve komik aynı zamanda. Biraz da haşin. “Havlama”dan sonra yazarın […]

Read More

Tahsin Yücel’e sormuştuk: HAYRİSTAN neresi biz neredeyiz?

Bu sabah çok kötü bir haber geldi, üniversitede iki yıl eleştiri derslerine devam ettiğim Tahsin Yücel ölmüş. Gözümün önüne zarafeti, akıllı, terbiyeli insanlara özgü o güzel çekingenliği, hınzır tebessümü geliyor. Sevgili hocamın öykü ve romanlarındaki keskin mizahını, alaycı dilini, incelikli üslubunu özleyeceğim. Batı edebiyatı ve düşüncesinin birçok önemli eserini onun çevirileriyle keşfettiğimi de unutmayacağım. Ama […]

Read More

Lugat365’in yaratıcıları: “Kelimeleri yeniden meşhur etmeye karar verdik”

Grafik tasarımcı Banu Ertuğrul ve dijital iletişim uzmanı Onur Ertuğrul, 1 Ocak 2015’te bir proje başlattılar ve “Lûgat365” adlı sosyal medya hesabı üzerinden her gün takipçilerine bir kelimeyi, anlamı, etimolojik kökeni ve kullanıldığı bir edebi alıntıyla sundular. Sloganları etkileyiciydi: “Bazı kelimeler çok güzel.” O kadar büyük ilgi gördü ki kısa sürede bir sosyal medya fenomeni […]

Read More

Mehmet Zararsızoğlu: “Hiçbir ilişki iki kişiden ibaret değildir; ilişkiler kalabalıktır”

Türkiye Sistem Dizinleri Enstitüsü’nün kurucusu terapist Mehmet Zararsızoğlu’na Sistem Dizim Terapisi adını verdiği yöntemini konuşmak için gittim. Amacım terapinin ne işe yaradığını öğrenmekti. Çok güzel anlattı: “Diyelim ki geçmişte size acı veren bir olay yaşadınız. Bu acı boynunuzda bir taş gibi asılı kalır. İşte biz size boynunuzdaki taşları gösteriyor, sonra da onları alıp bir kenara […]

Read More