Egoist okur

W.G. Sebald’ın ölmeden üç gün önce girdiği dersten notlar

“W.G. Sebald, son yaratıcı yazma dersini 2001 sonbaharında Doğu Anglia Üniversitesi’nde vermişti. Edebiyat dünyasında hızla büyük bir ün kazanıyordu, ilk üç kitabı sansasyonel bir başarı elde etmişti, aynı yıl “Austerlitz” yayınlanmıştı. Sınıfta, aralarında David Lambert’la benim de bulunduğum 16 öğrenci vardı. Sebald sessiz, neredeyse utangaçtı, ona “Max” dememizi istedi. Yazdıklarımıza bakarken anekdotlar veriyor, bizi yüreklendiriyordu, […]

Read More

Orhan Pamuk: “Şimdi biz kime âşık olacağız, kime baba diyeceğiz?”

Mülakatı gazetede okumuş olabilirsiniz. Fakat orada okuduğunuz, Orhan Pamuk’la sohbetimizin sadece bir bölümüydü. Geri kalanları da ekledim ve içim rahat etti. Şimdi artık tamamını okuyabilirsiniz… Ernest Hemingway’in “İhtiyar Adam ve Deniz”inden, “babası” Kemal Tahir’den, İkinci Yeni şairlerinin arkadaşlığına benzer bir yakınlık kurabildiği romancı arkadaşlarının olmamasına ne kadar üzüldüğünden, zihnimizin oyunlarına kanıp rüyalarımızda yanlış filmler çekip […]

Read More

Kırmızı Saçlı Kadın: Birbirini tamamlayan zıtlıkların romanı

Orhan Pamuk’un Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Kırmızı Saçlı Kadın” romanı üzerine yazdığım yazıyı da buraya iliştireyim. Tabii kitap üzerine düşündüklerimi röportajda dile getirdiğim için, yazıya pek az malzeme kaldı elimde. Yine de okuyun. Orhan Pamuk: “Biz şimdi kime âşık olacağız, kime baba diyeceğiz?” Kuyular kazılıyor, medeniyetin üzerindeki cilalar kazınıyor, dünyanın ve insan ruhunun derinlerine iniliyor… […]

Read More

Füsun Çetinel’den yazmak için muhteşem garip nedenler

Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan “Ayasofya Konuştu” için röportaj yaptığımda, çocuklar ve gençler için yazı atölyeleri düzenlediğini anlatmıştı Füsun Çetinel. Etrafta yaratıcı yazma dersi veren çok kişi var ama içimde derslerde ne yaptıklarını izleme isteği uyandıran pek az. Bu bir furya ve geçecek gibi geliyor bana daha çok. Füsun Çetinel içinse böyle düşünmedim, röportajımızda derslerde yapmaya çalıştığı […]

Read More

Çocuklar için yazma dersleri: EN GÜZEL ÖYKÜNÜ YAZ

Biliyorsunuz, yaratıcı yazarlık tavsiyelerini seviyorum ve bu konudaki kitapları, ufuk açıcı, cesaret verici olduklarına inandığım sürece, destekliyorum. Sevmediklerim, edebiyatın ne olduğundan dem vurarak kafa ütüleyen, iç sıkıcı kitaplar… Okuyanda yazma arzusu uyandırmak yerine, yazmayı korkutucu bir şey haline getirdiklerini düşünüyor ve onlardan titizlikle uzak duruyorum. Parlak, heveslendiren örneklere ise bayılıyorum. Domingo Yayınları’nın çocuklar için yayınladığı […]

Read More

Cat Stevens’tan Led Zeppelin’e içinden “çay” geçen şarkılar

Listemizde Cat Stevens ve Nirvana, The Polise ve Led Zeppelin ve daha kimler kimler var. Çay içmeyi sevenler için… Yalnızken de dinlenebilir. Gülenay Börekçi Evin içindeyken ve hava bulutluyken de piknik yapabilmek için Cat Stevens’tan Led Zeppelin’e, Nirvana’dan Belle and Sebastian’a içinden “çay” geçen şarkılar Önce şarkılar hakkında birkaç kısa bildi. sonra da Spotify‘daki çay partimiz… […]

Read More

Neil Gaiman’dan rüyalarımız kadar KIRILGAN ŞEYLER

Neil Gaiman’ın “Kırılgan Şeyler” derlemesi, Zeynep Heyzen Ateş çevirisiyle, İthaki Yayınları’ndan çıktı. Gaiman’ın hem kadim mitlere ve masallara hem de Lovecraft, A.C. Doyle, C.S. Lewis gibi yazarların eserlerine selam gönderdiği kitabında, toplam 32 öykü ve şiir yer alıyor. “Kırılgan Şeyler”i Burcu Uluçay yazıyor… Neil Gaiman’dan yazar adayına mektup: “DUVAR ÖR!” Kulağımızda iblisin sesi: “Burada zaman […]

Read More

Sinan Sülün’den kalbinizi kanatlandıracak bir iyilikler kitabı

Tuba Dere, Ayraç dergisinde kitap değerlendirme yazıları, Hece Õykü dergisindeyse roman kahramanlarına mektuplar kaleme alıyor. Öykü ve yazılarına Siyah Sanat, Ayna İnsan, Lacivert Öykü Şiir dergilerinde de rastlanabiliyor. Beyaz Bulut adlı çocuk edebiyatı dergisinde de masalları yayınlanıyor. Bu onun Egoist Okur’a ilk misafirliği. Yeni yazılarını bekliyoruz… Sinan Sülün’ün İletişim Yayınları’ndan çıkan romanı için “İyimser bir […]

Read More

BORGES: “O kazayı geçirmesem, asla öykü yazamazdım”

Jorge Luis Borges’le bir zamanlar Paris Review için yapılmış söyleşiden notlar okuyacaksınız aşağıda. Daldan dala atlayan şakacı yazarımız röportajda ailesindeki asker geleneğini, eski gansgterlerin hikayelerinin onu niçin duygulandırdığını, kovboy filmlerini hangi sebeplerden ötürü sevdiğini ve “sanat filmlerine” tercih ettiğini anlatıyor. Biz de geçirdiği ölümcül kazanın onu nasıl öykücü yaptığını öğreniyor, öykülerinde tekrar tekrar beliren sayıları […]

Read More

Neil Gaiman’dan yazar adayına mektup: “DUVAR ÖR!”

Neil Gaiman’ın sihirli çizgi roman dizisi Sandman’de bir karakter şöyle yazıyor günlüğüne: “Aklıma geldikçe okulda öğretmedikleri şeylerin listesini yapıyorum. Okulda bir insanı nasıl seveceğinizi öğretmezler. Artık sevmediğiniz birini nasıl terkedeceğinizi, başkalarının zihninden geçenleri okumayı, ölmekte olan birine tam olarak ne söylemek gerektiğini de öğretmezler. Aslında bilmek gereken hiçbir şeyi öğretmezler.” Öğrenemezsiniz, evet. Sevdiğiniz birini incittiğinizde […]

Read More

Yazma dersleri + emprovize ütopyalar: CANAVAR OL!

“İnanın, bir tür neo-komünist hücre yaratmanın peşinde değilim. Hakikat komiteleri istemiyorum. Sadece arkadaşlar arasında mini romanlar sel olup aksın istiyorum. Hep birlikte metamfetamin aldığınızda kafalar kıyaklaşır, yahut bazen “Ah, evet, meğer herkesin kendini olaya dahil olmuş hissedip mutlu ayrıldığı türden bir orji de mümkünmüş” dersiniz ya, bütün o endişe ve risk karşılığında ödülünüz işte tam öyle bir şey olacak. Bir tür emprovize ütopya…” “Politics” […]

Read More

Geoff Dyer: “Pişmanlıklarınız olsun. Ateşleyici etkileri vardır; arzuya dönüşürler”

Bizde “Zona”, “İçimdeki Yağmur”, “Bir Hışımla”, “Venedik’te Aşk Varanasi’de Ölüm” adlı kitapları yayınlanan Geoff Dyer’a “İngiliz edebiyatının yaşayan en orijinal yazarı” deniyor. Açıkçası “en”lerle pek ilgilenmiyorum ama Dyer’ın yazdıklarının şahane buluyorum. Kendisi 2012’de bir dönem, bir ara uzun uzun anlatmak istediğim Iowa Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık Okulu’nda konuk öğretmen olarak ders vermiş. Burada ondan yazarlık dersi […]

Read More

Tatlı bir aşk hikayesi: 2 DAKİKADA 20 SENE

“The Future” ve “Me and You and Everyone We Know” gibi bizzat yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı filmlerden tanıdığımız Miranda July, aynı zamanda iyi bir edebiyatçı. Hatta öykü kitaplarının ardından bir de roman yazdı. “The First Bad Man” adlı bu kitap şimdi Everest Yayınları etiketiyle Türkçe yayınlandı. Anlayacağınız, şimdilerde ben, “Birinci Kötü Adam”ı okuyorum. Siz […]

Read More

Pera Palas’ta Gece Yarısı ve casusların gölgeleri

Agatha Christie’nin Doğu Ekspresi’nde Cinayet adlı ünlü polisiyesinin 80’inci yılında Pera Palas Oteli, “Zamanda Yolculuk” adlı gezi programını başlatmıştı. Programa katılanlar özel rehberler eşliğinde gündüz İstanbul’u gezip akşam da otelin restoranı Agatha’da yemek yiyecek ünlü yazarın adıyla anılan 411 numaralı odada kalabilecekti. Ben programa ilk katılanlardan biri olmuştum. Charles King’in “Pera Palas’ta Gece Yarısı: Modern […]

Read More

Hatıraların izini taşıyan kitap: Bir Sabah Erkenden

Amerikalı Virginia Baily’nin imzasını taşıyan ve Timaş Yayınları etiketiyle çıkan “Bir Sabah Erkenden”, savaşın açtığı yaralar, aidiyet, aşk ve aile bağları üzerine çok güzel ve dokunaklı bir roman… Üstelik yazarının hayatından izler taşıyor. Solda yazarı, Virginia Daily’i görüyorsunuz. Sağdaki fotoğraf ise ünlü yönetmen Robert Rossellini’nin tam da romanda anlatılan dönemde geçen “Roma Açık Şehir” filminden […]

Read More