Egoist okur

Lila Azam Zanganeh: “Mutluluğu Nabokov’dan öğrendim”

Okumaktan korkan ve ona delice âşık biri Lila Azam Zanganeh. İranlı genç yazar, “Büyücü” adlı kitabında “Lolita”nın yaratıcısı Vladimir Nabokov’la hayali diyaloglarını yazmış. Konuştukları konu, mutluluk… Zanganeh’e göre mutluluk üzerine en sağlam tavsiyeler, kişisel gelişim yazarlarından değil, muhteşem Nabokov’dan geliyor. Gülenay Börekçi Edebiyatçıların yeni gözbebeğinden Nabokov’lu rüyalar L.A. Zanganeh’in kitabındaki fotoğraflardan biri onu doğrudan Vladimir […]

Read More

Her feministin ilham ajandası

“Zeki insanları gülümsetmek” iddiasındaki Anne Taintor’dan bir ajanda. Çok güzel. Ona “her feministin ilham ajandası” adını taktım. Gülenay Börekçi Zeki insanları gülümseten kolajlar Hem doğum günümde hem de yeni yıl sebebiyle çok şahane armağanlar aldım. En güzellerden biri de “zeki insanları gülümsetme” iddiasındaki Anne Taintor’ın ajandasıydı. İstanbul’da ecnebi kitapların satıldığı büyük kitabevlerinde bulunabilen bu ajanda […]

Read More

Aslı Der: “Çocuklar için yazarken kırmızı çizgilerim yok”

Cadılı, sihirli kitaplarıyla tanıdığımız Aslı Der’in yeni romanı “Darmadağın”ı sevdim. Evet içinde fantastik hiçbir unsur yoktu ama dert değil. Hem zaten şahsen çocuk ve gençlik  edebiyatında gerçek problemlerden söz eden yapıtlara da ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum. “Darmadağın” arkadaşlıktan, iyilikten, umuttan ama en çok da aile içi şiddetten söz ediyor. Bu tür haberleri gazetelerde okurken bile içimizin […]

Read More

SAVAŞ VE ŞEFTALİ ile başlayan cilt cilt çay

Üç dev eser duruyor karşımda: Miguel de Cervantes’in çığır açan kitabı “Don Quixotea”, Tolstoy’un başyapıtı “War and Peach”, Oscar Wilde’ın belalı romanı “The Picture of Earl Grey”… Bu işte bir tuhaflık varmış gibi geldi size, farkındayım. Var zaten. Eserlerin isimleri küçük kelime oyunlarının katkısıyla gerçekte olduğundan başka türlü yazılmış. Karşımda duran bu zarif ciltler aslında […]

Read More

André Rieu: “Güneşe bak, sonra başını hafifçe arkaya çevir ve güneş ışınlarının yarattığı gölgeni gör…”

André Léon Marie Nicolas Rieu ya da kısaca tanınan adıyla André Rieu, Hollandalı bir besteci ve kemancı. Aynı zamanda Johann Strauss Orchestrası’nın kurucusu ve şefi. Son 100 yılın en önemli müzisyenlerinden biri kabul ediliyor. Mart ayında İstanbul’da vereceği konsere giderseniz, sakın sıradan bir klasik konser izleyeceğinizi sanmayın. New York Times tarafından “Klasik müziğin Madonna’sı” olarak […]

Read More

Asil Türkan, hafifmeşrep Müjde, elmasları seven Ajda

Bu ülkede yayıncıların nedense pek ilgi göstermediği biriciğim Erica Jong’un kitaplarına yeniden daldığım şu günlerde aklıma geldi bu konu. Jong romanlarına gerçek hayattan tanıdığı kişileri; yazarları, şairleri, aktrisleri, yönetmenleri konuk ediyor sık sık ve onların kırılabileceklerine, incinebileceklerine aldırmadan yazıyor. Bazılarını gerçek adlarıyla, bazılarını takma isimlerle anlatıyor. Çok da tepki alıyor bunu yaptığı için. Daha doğrusu […]

Read More

Salinger şarkıları: Gönülçelen hâlâ burada, aramızda dolaşıyor

Tamam, Teoman ve Gönülçelen’i de var ama o tam olarak Salinger’la alakalı sayılmaz. Bana öyle geliyor ki o başka bir yazının konusu olur. Bu yazıdaysa Rhett Miller gibi J.D. Salinger’dan etkilenen müzisyenler ve yaptıkları şarkılar var… Gülenay Börekçi Salinger şarkıları: Gönülçelen hâlâ burada, aramızda dolaşıyor Ve şarkılardan bazılarına dair birkaç küçük not ‘Get It Right,’ […]

Read More

PATTI SMITH: “Ölüler konuşuyor, biz dinlemeyi unuttuk”

İlk kitabı “Çoluk Çocuk”la ABD’de Ulusal kitap Ödülü kazanan Patti Smith şimdi çok daha şahsi bir anı kitabıyla okur karşısında… Kronolojisi ya da belirli bir kurgusu olmayan ve usul usul akan bir ırmak gibi ilerleyen Domingo Yayınları etiketli yeni kitabı “M Treni”nde Smith, dünyayı ve sevdiği şehirlerin mezarlıklarını geziyor. Ölülerle konuşabilmek için… Peki ama neden? […]

Read More

Müzikle şiirin evliliği: Şarkılı Baudelaire, Blake, Wilde, Poe, Plath, Pasternak ve diğerleri

Müzisyenler şiir okur. Hem de nasıl! Yahut şairlerin de şarkıları olur. Görüyorsunuz; The Beatles’tan The Cure ve  The Smiths’e, Sufjan Stevens’tan Regina Spektor’a şairlerden ve yapıtlarından ilhamla şarkılar yazan müzisyenlerin sayısı hiç de az değil. Söz konusu şairlerin arasında Charles Baudelaire, Sylvia Plath, Edgar Allan Poe, Charles Bukowski, Carl Sandburg, e.e. cummings, Boris Pasternak, Thomas […]

Read More

Anna Karenina’nın bıyıkları: OKURKEN NE GÖRÜRÜZ

Tabii okurken gördüklerimiz kadar görmediklerimizi de hesaba katmalıyız. “Yazarlar deneyim küratörleridir. Dünyanın gürültüsünü filtreden geçirir ve bu gürültüden en saf sembolü bulup çıkarırlar. Tek fark, bunu kitap formunda yapmalarıdır” diyen bir dahi tasarımcıdan okurken gördüklerimiz üzerine harikulade bir kitap… Huzurlarınızda Peter Mendelsund ve Metis Yayınları’ndan çıkan şahane kitabı “Okurken Ne Görürüz”… Gülenay Börekçi Peter Mendelsund […]

Read More

Kesin bilgi: Egoist Okur ve metalciler Oscar Wilde’ı seviyor!

Egoist Okur Oscar Wilde’ı çok sever. Hatta itiraf edeyim, kendisinin haberi yok, ayrıca haberi olsa bile bunu kesinlikle umursamazdı ama Wilde resmen benim hayatımı değiştirmiştir. (Uzun hikaye, belki bir ara yazarım.) Her neyse, geçenlerde bir “Dorian Gray şarkıları” listesi yapmaya karar vermiştim ama internette biraz dolaşıp metalcilerin Wilde’ı ne kadar sevdiğini görünce, bu listeyi hazırlamaya […]

Read More

Tolga Meriç hakkında bildiğim her şey ve birkaç ayrıntı daha

Tolga Meriç, hayattaki en yakın arkadaşlarımdan. Gitmeyeceklerden. Gitse de kalacaklardan. Egoist Okur’daki Hakkında Bildiğim Her Şey köşesinden tanıyorsunuz onu. Bir de tabii Picus döneminden bu yana yaptığı görkemli röportajlarından… Bazılarını burada yeniden yayınlamayı düşünmüyor değilim, röportaj nasıl yapılır, öğrensin herkes diye. Tolga’yı uzun uzun anlatmak istemiyorum size, zaten sevmez kendinden konuşulmasını. Onun parlak zekası, kimi […]

Read More

Dünyayı değiştiren birkaç özel kedi

Kediler için ‘nankör’ diyenlere sakın inanmayın. ‘Gamsız’ diyenlere ara sıra inanabilirsiniz. Zira dünya kedilerin çevresinde döner ve tabaklarında yiyecek, kutularında temiz kum olduğu ve tabii ki sevilip okşandıkları müddetçe başkalarının ne yaptığını, ne dediğini, ne düşündüğünü pek umursamazlar. Buna rağmen bilim insanları, sanatçılar, adli tıpçılar hatta devlet başkanları… Kedilerin büyüsüne kapılmayan mühim şahıs adeta yok […]

Read More

Stephen King’den kızılcıklı cheesecake

Aşağıda linkini göreceğiniz yazıda, ara sıra size yazarlardan yemek tarifleri vereceğimi söylemiştim. İşte onlardan biri… Karısı Tabitha geçirdiği bir rahatsızlık sonucu tat ve koku alma duyularını tamamen kaybetmiş, bu yüzden King ailesinde yemek işleri artık Stephen King’den soruluyor. Her yemeği o yapmıyormuş tabii ama ekmek ve tatlılar söz konusu olduğunda mutfağa girmeye bayılıyormuş. “Esmer şekerle […]

Read More

Binalar insanları mutlu eder mi?

“Bir eve ‘güzel’ dediğimizde, aslında onun bize önerdiği yaşam tarzını sevdiğimizi söylemek istiyoruz” diyor Alain de Botton. “Büyü gibi. Beğendiğiniz ev bir ev değil de insan olsa, tanımak isteyeceğimiz türden bir insan olurdu. Yine de mimari tek başına kimseyi mutlu biri haline getiremez. Etkisi hava durumuyla karşılaştırılabilir ancak. Güneşli, güzel bir gün, zihinsel durumunuzu olumlu […]

Read More