Egoist okur

Murat Gülsoy’la BÜYÜBOZUMU: “Yazı asla ihanet etmez!”

Murat Gülsoy, yazı üzerine en çok düşünen ve bu düşüncelerini gerek kitaplarıyla gerekse yönettiği yaratıcı yazarlık kurslarıyla cömertçe paylaşan yazarlarımızdan. Peki yazı onu niye çağırmıştı? İlk metinlerine baktığında hangi acılarını görmüştü? Şimdi neler görüyor? Tolga Meriç, yaratıcı yazarlık üzerine “Büyübozumu” adlı bir kitabı da olan Gülsoy’un portresini, onun en çok düşündüğü konu olan yazı üzerinden […]

Read More

Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!”

Emrah Serbes’in yeni romanı Deliduman nihayet raflarda. Onunla yeni kitabını konuşamadık ama Tolga Meriç’in yıllar önce yaptığı bir Emrah Serbes söyleşisini yeniden yayınlayabilirim gibi geldi bana. Evet, röportajın yeni kitapla hiç alakası yok ama emin olun ruh aynı. Gülenay Börekçi Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!” “Son Hafriyat”ı okurken o kadar çok kahkaha attım ki, romanı […]

Read More

Teoman eserini “bitirirken” onu biz “tamamlayacağız”…

Tolga Meriç, benim eski arkadaşım. Egoist Okur’un da başından beri ayrılmaz parcçası. Teoman’a dair yazmaya en çok hakkı olanlardan, çünkü en güzel Teoman röportajlarından birkaçını gerçekleştirdi. Daha doğrusu birlikte çalıştığımız yıllarda, ben Picus da dahil olmak üzere şahane bazı dergiler yaparken (alçakgönüllülük etmeye lüzum yok, sahi zannedebiliyorlar) Tolga da röportajlarıyla, yazılarıyla bütün o dergilere katkıda […]

Read More

Amy sen ne yaptın!

Şahanemiz Amy Winehouse öldü ve Tolga Meriç aşağıdaki gönderdi. Sartre ve Camus’den, aşkla sevdiği Marguerite Duras’dan da bahsediyor Tolga. Amy sen ne yaptın! “16 yaşımdan beri tepemde koskoca bir kara bulutun öylece asılı durduğunu hissediyorum” demiş ve eklemişti Amy Winehouse: “Yarın ölsem, mutlu bir kız olurdum.” Böyle. Bu kadar. Buraya kadar. Daha içtiği ilk yudumla […]

Read More

Tolga Meriç: “Kimse Oğuz Atay’ı sevdiği için aptal çıkmayacağı gibi, sevmediği için de aptal çıkmaz!”

Tutunamayanlar polemiğine bir katkı daha… Tolga Meriç, Oğuz Atay fanatizminin korkuyu da içerdiğini düşünüyor: “Şavkar Altınel’in en büyük edebi tabularımızdan birine saldırarak zihinleri rahatlattığını düşünüyorum. Çünkü insanlar Oğuz Atay hakkında olumsuz düşünüp olumsuz konuşmaya korkar hale gelmişti artık.” Şavkar Altınel: “Ataistler ve ben” Gülenay Börekçi: Tutunamayanlar Polemiği Altay Öktem: “Altınel’e gösterilen tepkiye, eleştiriye tahammülsüzlük diyemeyiz” […]

Read More

Çocuğunuz mu, köpeğiniz mi?

Yanan bir evde içlerinden sadece birini kurtarabileceğiniz iki canlı var: Çocuğunuz ve köpeğiniz. Hangisini seçersiniz? Köpeğin yerinde Rahibe Teresa olsa yanıtınız değişir mi? Köpeği tanımasanız bile, ya içerdeki insan Hitler olsa? Peki biri çocuk, diğeri yaşlıysa? Bu durumda çocuğu seçmeniz ne anlama gelir? Bu trajik soruların en iyileştirici yanıtları Gary L. Francione’nin İletişim’den çıkan “Hayvan […]

Read More

Anlat; senin içinde hangi “Taş Uykusu” var…

Tolga Meriç, Aslı Tohumcu’nun kısa sürede ikinci baskısı yapılan “Taş Uykusu” adlı romanı hakkında bildiklerini yazdı. Fakat yazısında da belirttiği gibi, bunlar aslında kendi adına bildikleri. Çünkü “Taş Uykusu” her okurun kendi adına konuşacağı bir metin… Anlat; senin içinde hangi “Taş Uykusu” var… 1. Çok başarılı örnekleri dışında, daldan dala atlayan romanlardan nasıl bir tat […]

Read More

“Şarkını söylediğin zaman” bak neler neler olacak…

Tolga Meriç, Hakkında Bildiğim 10 Şey adlı köşesinde İnci Aral’ın son romanı “Şarkını Söylediğin Zaman”ın tartışma dışı kalan ihlalini, etiketlendiği 12 Eylül ekseninde gözden kaçanları, şaşırtıcı yalınlığını ve diğer bildiklerini yazdı. Sahi, neden konuşulmuyor romandaki ihlal? “Şarkını söylediğin zaman” bak neler neler olacak… 1. İnci Aral’ın son romanı “Şarkını Söylediğin Zaman” kimi okurları yalınlığıyla şaşırttı. […]

Read More

Behçet Çelik’le sürüklendiğimiz tekinsiz alanlar

Tolga Meriç, bu kez Behçet Çelik‘in Diken Ucu adlı yeni öykü kitabını yazdı. Tolga’nın Diken Ucu hakkında bildiklerinin bazılarını siz de biliyor olabilirsiniz ama onları da ötekileri de okuyun, Behçet Çelik gibi iyi yazarların insanı nasıl her zaman tekinsiz alanlara sürüklemeyi başardığını bir kere daha görün. Behçet Çelik’le sürüklendiğimiz tekinsiz alanlar 1. Diken Ucu, Behçet […]

Read More

İnsan yedikçe: Sofralar, sevgisizlikler

Levi-Strauss’tan Selim İleri’ye edebiyatta şölenler, kurban etme törenleri, oburluk, açgözlülük, yasaklar ve hazlar… Selim İleri: “Bugünün romanıyla ilgili büyük endişem şu: İnsan acısı yok!” İnsan yedikçe Yapısalcılığın kurucularından Claude Lévi-Strauss, Yaban Düşünce adlı yapıtında Gabon’da yaşayan Frag’ların sincabı gebe kadınlara yasaklamasının altında yatan nedeni şöyle aktarıyor: “Bu hayvan ağaç gövdelerinin oyuklarına sığınır ve onun etini […]

Read More

Nur Sürer’le ÇOCUKLUK KIYAMETLERİ

“Kıstırılmışlık, hiç sevmediğim çocukluğumun özeti gibi. 1971 yılının sonunda ayrıldım Bursa’dan; demek ancak on sekiz yıl dayanabilmişim o şehre. Geçenlerde gittiğimde bir sürü şey hatırladım yine: Hava güzeldi, pikniğe çıkmış aileler gördüm yollarda. Çubuklu pijamalar, fanilasını üstüne çıkarmış adamlar, top oynayan çocuklar, salıncaklar… Bütün bunları yaşadım. Tekrar karşılaşınca nefretimin hiç geçmediğini bir kere daha anladım.” […]

Read More