Egoist okur

Isak Dinesen ormanda bir aslan yavrusuna rastlarsa

Öleli 50 yıl oldu ama hâlâ çok güzel, hâlâ masum… Ve Egoist Okur, güzel olan her şeyi sevdiği gibi Marilyn Monroe’yu da çok seviyor. İşte onunla ilgili en güzel hikayelerden biri ama tabii gerçek. Yıl 1959. Soğuk bir şubat günü. Carson McCullers, Marilyn Monroe ve Danimarkalı egzantrik yazar Isak Dinesen (ya da bizde daha çok bilinen […]

Read More

Lekeli bir zihnin oyunları

Bu yazıyı yıllar önce yazmıştım, çok zaman geçti, ben değiştim. Artık epeyce profesyonel bir flâneur’üm mesela :) Yani okuduğunuzda oradakinin eski ben olduğunu unutmayın. Bir zamanlar Londra’da :) Hyde Park’ta flaneur’ler… Lekeli bir zihnin oyunları Eskiden İstanbul’daki bütün sahaf dükkanlarını tanıdığımı söyleyebilirdim kolaylıkla. Hangi sokağın hangi ıssız köşesinde bir kitapçı vardı, bilirdim. İyi bir sahaf […]

Read More

Efkâr Karması / Kadir Kaymakçı: “R.E.M. partiyi terk etti!”

HT Magazin’in yayın yönetmen yardımcısı ve köşe yazarı Kadir Kaymakçı nevi şahsına münhasır biri. Aynı zamanda işe gitmeyi benim için zevkli hale getirenlerden. Düşünün, öyle bir adam ki ayak üstü sohbetlerde bile size Nabokov’dan söz ediyor hatta laf arasına Karanlıkta Kahkaha’dan ya da yazarın öteki romanlarından alıntılar katıyor. Sonra Italo Calvino seviyor. Ne bileyim, siz […]

Read More

Camilla Läckberg: “Herkesin hayalleri vardır ama pek az kişi bunları gerçekleştirmeye çalışır”

Eskiden ekonomist olan Camilla Läckberg, İsveç’in en çok satan yazarı. Buz Prenses adlı romanı bizde de yayınlandı. Her biri rekor kıran öteki kitapları da bu kış sırayla yayınlanacak. Onunla Stockholm’de buluştuğumuzda, yazar olmaya nasıl karar verdiğini anlattı. Söyledikleri içinde en çok aklımda kalansa şu cesaret veren cümlesi oldu: “Bir hayalin peşinden giderek bütün hayatımı değiştirebilmiş […]

Read More

Yüzünü peçeyle gizleyen yazar

Grinin 50 Tonu biraz 9,5 Hafta’ya, biraz da Sekreter’e benziyor. 9,5 Hafta Elizabeth McNeill ismini kullanan bir kadının hatıratından, Sekreter’se Mary Gaitskill’in Bad Behaviour adlı öyküsünden uyarlanan filmlerdi. İkisini de seyretmiştim ama uyarlandıkları kitapları okumamıştım. Gri vesilesiyle Gaitskill’in öyküsünü okudum, filmle hiç alakası olmasa bile gayet güzeldi. (Öykü ile film hakikaten bambaşka şeyler anlatıyorlar.) McNeill’ın hatıratının […]

Read More

GRİNİN ELLİ TONU: Milyonlarca okur yanılıyor olabilir mi?

E. L. James’in yazdığı Grinin Elli Tonu (Fifty Shades of Grey), 2011 tarihli bir roman. Fakat bir yıl içinde ulaştığı okur sayısı inanılmaz. İngiltere’de “tüm zamanların en çok okunan romanı” ünvanını alarak Harry Potter serisinin ilk kitabını geçtiği için de, kırılması zor bir rekorun sahibi. Aşağıda dünyanın bu en çok kazanan yazarından minik bir yazma […]

Read More

Çocuklar için harika bir macera: En kahraman kirpi bizim KİPRİ

Bazı kitapları karıştırmaya başladıktan sonra bir bakmışsınız ki son sayfaya gelivermişsiniz. İşte Kipri benim böyle bir vapur seyahati sırasında aşık olduğum kitaplardan. Lumpi Lumpi: Mavi ejderhanın sırtında Yunuslara özgürlük! Anlatayım… Mahallede bütün kirpilerin gitmeye can attığı bir park vardı. Parkın önündeyse vızır vızır işleyen bir cadde… Ah ne zordu caddeden karşıya geçmek! Arabalar, bisikletler, kamyonlar, […]

Read More

Efkâr Karması / Ece Dorsay: Kırık kalplere şahane şarkılar

Ece Dorsay’ı biliyorsunuz. Yürek yakan bir müzisyendir. Dahası çocukluk kahramanım Atilla Dorsay’ın kızıdır. En önemlisi sevilesi bir insandır. İşin tuhafı, onunla henüz tanışmıyoruz. Yani birbirimizi hiç görmedik. Ama uzun süredir arkadaşız. İnternet üzerinden… Yakında nihayet görüşebileceğimizi hissediyorum. Egoist Okur için Ece’den de bir “Efkar Karması” istemezsem içim rahat etmezdi. İyi ki yapmışım. Öyle güzel şarkılar […]

Read More

Yanardağın Altında: Malcolm Lowry’den yıkıcı bir roman

Malcolm Lowry’nin neredeyse bilinen tek romanı olan Yanardağın Altında bir kült roman. Yazar, bir bölümünü II. Dünya Savaşı sürerken yazdığı ve toplam dokuz yılda kaleme aldığı romanda insanlık ruhu ve varoluş ile ilgili temel dertlerini, yarattığı her bir karakterle, ayrı ayrı anlatıyor. Malcolm Lowry ve eşi Jan Gabrial Malcolm Lowry’den yıkıcı bir roman Uzun yıllarını […]

Read More

BİR ZAMANLAR İNTERNET: 19. yüzyılda chat yapmıyorlar mıydı sanki?

Güneşin altında ve internette gerçekten de yeni bir şey yok, her şeyin bir eski versiyonu aranırsa mutlaka bulunuyor. İnanmayacaksınız ama internetin kendisinin bile… Bir Zamanlar Dizisi BİR ZAMANLAR İNTERNET: 19. yüzyılda chat yapmıyorlar mıydı sanki? Bir Zamanlar Teknoloji bölümündeki yeni örnek, Tom Standage’ın The Victorian Internet adlı kitabından. Standage, 19. yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen ve […]

Read More

Efkâr Karması / Mehmet Said Aydın: Türküler Eylül’e yaraşır

“İçinde doğduğumuz ay ile aramızda hususi bir alaka oluyor sanki. Eylül, nereden bakarsak bakalım münbit bir ay; güz geliyor bir defa, yaz bitiyor. ‘Yazın bittiği her yerde söyleniyor’ sonra, Eylül’ün içinde yaşanan mezalimler akla geliyor, 80 yılı hiç unutulmuyor elbette. Ben de, o saçma günde, ama neyse ki aynı yıl değil, doğuyorum ‘uzak memleket’lerden birinde. […]

Read More

Jonathan Safran Foer: “Vejetaryen olmak kolay, zor olan sürdürmek!”

Ünlü romancı Jonathan Safran Foer’ın, et yemenin sakıncalarından bahsettiği Hayvan Yemek adlı kitabın yayınlanmasıyla birlikte, ortalık kelimenin tam anlamıyla karıştı. Et yiyenler, Foer’ın vejetaryenliği dayattığını söyledi. Vejetaryenler onu yeterince tavırlı davranmamakla suçladı. Üretici firmalarsa, yazarın aslında pek de yolunda gitmeyen ekonomiye bir çeşit saldırı girişiminde bulunduğunu öne sürdü. Ben bile Egoist Okur’daki Hayvan Yemek yazısı […]

Read More

Dave Eggers ve başka ünlü yazarlar size mektup yazsın ister misiniz?

Posta kutunuzu açtığınıza sizin de içinize fenalıklar mı geliyor. Hadi Facebook ve Twitter notification’larının gelmesini bir şekilde önlediniz diyelim. Peki ama ya diğer saçma sapan e-postalar? Bankalardan, firmalardan gelen promosyonlar. Faturalar. Zincir mektup felaketleri? Hapishanenin dijital stili… Şahsen ben bunlardan feci şekilde sıkılıyorum. Haksızlık etmeyeyim, güzel, ilginç, okumaya değer şeyler de geliyor elbette ama sayıları […]

Read More

Haydar Karataş: “Bizde edebiyat sorunlu büyüdü; cüssesi var ama zihni, ruhu eksik”

Haydar Karataş son yıllarda üzerine en çok yazılan, çizilen edebiyatçılardan. Murathan Mungan onun için “canavarcasına bir yazar damarı var” diyor. Murat Uyurkulak, Behçet Çelik, Kaan Arslanoğlu gibi başka edebiyatçılar da Karataş’ın romanlarında yarattığı dille ilgili hayranlık ve övgü yazıları kaleme alıyorlar. Yazarın iki kitabı var. İkisi de Dersim’le, 1938’de yaşananlarla alakalı… Gece Kelebeği’nde her şeyi […]

Read More

Parmak uçlarında bir rüya

Yolculuk biraz da yanılsamalarla dolu bir sürgün rüyasında, hangi sahnenin oyununa dâhil olduğunu bilememekti. Parmak uçlarında bir rüya Yolculuk biraz da yanılsamalarla dolu bir sürgün rüyasında, hangi sahnenin oyununa dâhil olduğunu bilememekti. Uzaklardayım. Tenimin bir kapı imgesinden, tanıdık bir şehirden kendini zorla sıyırıp attığı bir otel odasında, boylu boyunca uzattığım düşüncelerimin seyrini izliyorum. Kalem darbeleri […]

Read More