Egoist okur

W.G. Sebald’ın ölmeden üç gün önce girdiği dersten notlar

“W.G. Sebald, son yaratıcı yazma dersini 2001 sonbaharında Doğu Anglia Üniversitesi’nde vermişti. Edebiyat dünyasında hızla büyük bir ün kazanıyordu, ilk üç kitabı sansasyonel bir başarı elde etmişti, aynı yıl “Austerlitz” yayınlanmıştı. Sınıfta, aralarında David Lambert’la benim de bulunduğum 16 öğrenci vardı. Sebald sessiz, neredeyse utangaçtı, ona “Max” dememizi istedi. Yazdıklarımıza bakarken anekdotlar veriyor, bizi yüreklendiriyordu, […]

Read More

Yazma dersleri + emprovize ütopyalar: CANAVAR OL!

“İnanın, bir tür neo-komünist hücre yaratmanın peşinde değilim. Hakikat komiteleri istemiyorum. Sadece arkadaşlar arasında mini romanlar sel olup aksın istiyorum. Hep birlikte metamfetamin aldığınızda kafalar kıyaklaşır, yahut bazen “Ah, evet, meğer herkesin kendini olaya dahil olmuş hissedip mutlu ayrıldığı türden bir orji de mümkünmüş” dersiniz ya, bütün o endişe ve risk karşılığında ödülünüz işte tam öyle bir şey olacak. Bir tür emprovize ütopya…” “Politics” […]

Read More

TEREMİN: Hayaletlerin ve müziğe âşık olanların sevdiği ses

Bir vakitler Replikas’tan bir Efkar Karması istemiştim. Listelerinde çok güzel şarkılar vardı, biri de Olivier Messiaen’ın Oraison’uydu. Ondes Mertonet adlı bir elektronik enstrüman için yazılan büyüleyici bir müzik. Ondes Mertonet’in herhalde bizim dilimizde bir karşılığı yok. Görünüşü küçük bir orga, sesi ise teremine benziyor. Léo Ferré’nin Charles Baudelaire şiirlerini okuduğu albümde fon müziği ondes mertonet’le çalınıyor. […]

Read More

Orhan Pamuk: “Aşkın tarifinde, sebebini bilmemek de var”

Orhan Pamuk’la “Masumiyet Müzesi” röportajımız. Kitap çıktığında yapmıştık. Bugün Çukurcuma’daki müzede sergilenen eşyaları çıplak ve en gösterişsiz halleriyle ilk kez o sırada görmüştüm. O gün yazarın Cihangir’deki ofisinde konuştuklarımız elbette “Masumiyet Müzesi”yle sınırlı kalmamıştı. Bir baskı unsuru olarak cinselliği, ‘evliliği haklı çıkaran bir iksir’ olarak aşkı, yazarlığın iyileştirdiği yaraları, çalışmakla geçirilen yıllar yüzünden kaçırdıklarını, mesela […]

Read More

Neden Hapşırmayasın Rrose Sélavy?

Sanat, kelime oyunu, erotizm ve maskeler… Duchamp’tan geriye kalan en tatlı sorulardan biri: Neden hapşırmayasın Rrose Sélavy? Rrose kim peki? Bir kadın mı, bir maske mi, yoksa sanatçının kendini yeniden var etme arzusu mu? Hiçbir ressam can sıkıntısından ölmedi Marcel Duchamp ve İşin Reddi Rrose Sélavy’nin Güzel Nefes adlı parfümün etiketindeki fotoğrafı Neden Hapşırmayasın Rrose Sélavy? […]

Read More

Hayalet yaz

Çok çok uzun yıllar oldu bu yazıyı yazalı ama bir hatırası var benim için. Uyuklayan su mahluklarıyla konuşan, Şahmeran’ın fısıltılarını duyan anneannemle dünya güzeli annemin hatırası… O halde niye yeniden yayınlamayayım ki?   Henüz ilkokulda bile değildim, annemle anneannemlere gitmiştik. O ilk güzel yazın tek bir ayrıntısını bile unutmadım. Toprağından buz gibi sular fışkıran, evlerin […]

Read More