Egoist okur

Punk ruhu taşıyanlara Yüzyıllık Yalnızlık modası

Gabo’dan, yani Gabriel Garcia Marquez‘den etkilenen ve neredeyse bütün koleksiyonlarını ismi artık onunla özdeşleşen “büyülü gerçekçilik” akımı üzerine inşa eden iki genç modacıdan bahsedeceğim. Tata Christiane adlı markanın yaratıcısı olan Julie Bourgeois ve Hanrigabriel 2007’den bu yana kadınlar, erkekler, çocuklar, yaşlı insanlar ve travestiler için tasarım yapıyor ve tasarladıkları kıyafetleri içlerinde tutkulu kraliçeler, tek gözlü korsanlar, […]

Read More

Kitap sahaftan alınsın, meyhane salaş olsun, tarih beni anlatsın!

“Hikaye seviyorum ya ben, belki biraz bu yüzden ‘eski’ye tutkunluğum. Kitap sahaftan alınsın, meyhane salaş olsun. Yıkık dökük bir evin, eski bir duvarın önünde durup düşüneyim hayatı. Sonra bir adam gelsin, her cümlesinden sonra başka bir kitabı karıştırayım merakla. Öğreneyim. Kendimi öğreneyim dünyayla beraber sonra yine kendimi unutayım öğrenirken. Bazen kendini unutmak iyidir.” Bir vapur […]

Read More

Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde

“‘Bu sene bir tuhaflaştı havalar’ sohbetine malzeme verecek kadar tuhaf şeyler oluyordu havalarda” diyor Mahil Ünsal Eriş. Ben de diyorum ki bu sene bir güzelleşti öyküler. Hani, “İçime bir ad koyacak olsam Leyla derim, öyle güzelim.” Bi tanecik Burcu Yıldızer bu kez Mahir Ünsal Eriş’in geçen yıl hepimizin okuyup hasta olduğu kitabı Bangır Bangır Ferdi […]

Read More

Hande Altaylı: “Hayatın asli görevi, seni hayal kırıklığına uğratmaktır”

Hande Altaylı’yla tanışıyoruz elbette, fakat uzun uzun konuşma fırsatımız olmamıştı. Egoist Okur için yaptığım bu röportaj vesile oldu. Hem yeni çıkan üçüncü romanı Kahperengi’yi konuştuk, hem de yazıyı, edebiyatı, sevdiği kitapları ve yazarları… Hakkında ne düşünüyorsun diye sorarsanız, onu sevdim. Öncelikle açık sözlülüğünü, lafı dolandırmadan söyleyeceğini söylemesini, sezgiselliğini, meraklı oluşunu, kendi içine bakmaktan çekinmemesini… Eşyalara […]

Read More

Yayın dünyasının kült starı anlatıyor

İnanın bana, yayın dünyasında ya da medyada çalışıp da Sayım Çınar’ı tanımayan tek bir kişi bile yoktur. Gazetelerin genel yayın yönetmenlerinden, ünlü edebiyatçılara, yayınevi sahiplerinden sayfa tasarımcılarına, çevirmenlerden dizgicilere, ne bileyim inanmayacaksınız ama çaycılara kadar herkesin Sayım’la bir hatırası, hikayesi vardır. Benim de var. Hangisini anlatayım, bilmiyorum. Cihangir yahut Tünel kahvaltılarımızı mı; Sultanahmet turlarımızı mı? […]

Read More

Osmanlı’da steampunk var mıydı?

Mehmet Mümtaz Tütüncü’nün yazdığı Küheyli Buharlan adlı romana göre evet. Roman, IV. Fırat devrinde geçiyor. Zamanın mühim hezarfenlerinden Arif Çelebi gün geliyor “çok  büyük, çok erişilmez bir hayal”in, “gelmiş geçmiş cümle mucitlerin gönlünde yatan büyük tasavvur”un peşine düşüyor. Ve insan gibi düşünebilen, insan gibi davranabilen, görene, duyana, konuşana insanmış hissi veren, hatta belki de bir […]

Read More

Alternatif rock grubu Wilco’dan edebiyata destek

Amerika’da, kurucuları arasında ünlü yazar Dave Eggers’ın da bulunduğu bir oluşum var, 826! Öğrencilere yazarlık dersleri verilmesini sağlıyor, böylece yetenekli çocukların heba olup gitmesini önlüyor. İşte bu 826! ile rock grubu Wilco geçenlerde bir işbirliğine girmiş. Daha önce de sözünü ettiğim Out of Print Clothing’in yardımıyla grubun esas adamı Jeff Tweedy’nin zevkine uygun olarak Don […]

Read More

Tolstoy, Nabokov çevirirse…

Vladimir Nabokov 1977’de The Original of Laura adlı romanını bitiremeden ölmüş, söylenen o ki son nefesinde de oğlundan Laura’yı yakmasını istemişti. Çevirmen oğlu Dmitri Nabokov taslakları yakamadı ama 30 küsur sene yayınlamadı da. Fakat tüm dünyadaki Nabokov hayranları onu yazarın yazınsal yok edicisi olmakla suçlamaya başlayınca pes etti. Hatta konuk olduğu bir televizyon programında, babasının […]

Read More

Nabokov’dan bir test: Gerçekten iyi bir okur musunuz?

Maria Popova’nın sitesinde okudum, Geçen hafta Nabokov’un 1969’da BBC’ye verdiği bir röportaj arşivlerden bulunup çıkarıldı. Yer yerinden oynamadı şüphesiz ama benim gibi tutkulu hayranlar için hediye gibi bir şeydi. Nabokov’un Edebiyat Dersleri’nin minimalize edilmiş hali sanki. Popova, röportajı destekleyecek bir şeyler de bulup çıkarmış Nabokov’un Edebiyat Dersleri kitabından. Adamımız zaman zaman ders verdiği edebiyat öğrencilerine bir […]

Read More

Öykülerde gizlenen şiir: Tanrı’nın Yalnız Kırları

Serkan Türk, “Tanrı’nın Yalnız Kırları” adlı kitabında “şiire mahkûm oluş ya da boyun eğiş” eşiklerini bilinçle atlamış. Şiire boyun eğerek öyküye boyun eğdirmemiş. Tolga Meriç’in yazısı… Romanın ve öykünün kendi şiirinin olabileceği ama bunun anlatımda şairanelikle karıştırılmaması gerektiği çoktan hemfikir olunmuş, tartışmasız bir gerçek artık. Fakat son zamanlarda, romanlarında, öykülerinde, gizli bir şiiri sürdürenler çoğalmaya […]

Read More

“O roman bize postayla gelmişti; okuduk ve çarpıldık!”

İletişim editörlerinin en önemli özelliklerinden biri, son yılların en yeni, en parlak, en kendine özgü yazarlarını keşfetmiş olmaları. Haydar Karataş, Murat Menteş, Alper Canıgüz, Emrah Serbes, Sezgin Kaymaz. Sonra Hüseyin Kıyar, Barış Uygur, Mahir Ünsal Eriş. Arada Hakan Bıçakcı gibi kitapları önce başka yayınevlerinden çıktığı halde sonradan katılanlar. Tanıl Bora’yla röportajın bir bölümü bu yazarlara […]

Read More

İletişim Yayınları, 30. yılını okurlarıyla kutluyor

30. yaşını kutlayan İletişim, “Dünya klasikleri” ve “Modern klasikler” serilerinin editörlüğünü de yapan Orhan Pamuk’un yayınevi… Cemil Meriç’in Oğuz Atay’ın ve Sevgi Soysal’ın toplu eserlerini yayınlıyorlar. Birçok önemli eser ilk kez burada yayınlandı. İhsan Oktay Anar’ın romanları ya da Emrah Serbes’in Behzat Ç. polisiyeleri gibi… Hasan Ali Toptaş, Haydar Karataş, Sema Aslan, Hatice Meryem, Murat […]

Read More

KADER ABDOLAH: “Yazar olmamı Türk polisine borçluyum!”

Geçen hafta Şehir ve Korku temalı İTEF kapsamında, İran Vakayinamesi’ni konuşmak üzere Kargart’taydık. Hayatını Hollanda’da sürdüren İranlı edebiyatçı Kader Abdolah ve Zehra’nın Cenneti adlı sansasyonel çizgi romanın yaratıcıları İranlı Amir ve Cezayirli Khalil’le birlikte… Söylememe gerek var mı bilmiyorum; son derece anlaşılır sebeplerden ötürü, Amir ve Khalil çizgi romanda gerçek adlarını kullanmamışlar. O gece Şehir […]

Read More

Grafik Kanon: Harikulâde bir ziyafet sofrası

Publisher’s Weekly, 500 sayfalık Grafik Kanon için “yılın çizgi edebiyat olayı!” demiş. Ve hakikaten doğruyu söylemiş. Bu kitap, uzun zamandır gördüğüm en mükellef ziyafet sofralarından biri. Bu sofrada büyük edebiyat yapıtlarının mini birer çizgi romana dönüşmüş biçimleri var. Gılgamış Destanı, Tehlikeli İlişkiler ve daha neler neler… Mevlana’dan 7 Öğüt, Mayaların kutsal kitabı Popol Vuh hatta Tibet […]

Read More