Egoist okur

Ahmet Ümit: “Toplum olarak babayı öldürecek olgunluğa henüz gelmedik”

Sigmund Freud bildiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu’na dair tek satır yazmadı. Fatih Sultan Mehmet üzerine de herhangi bir şey söylemedi. O halde “Bu başlık ne alaka!” demeyin. Yazının, edebiyatın sihirli dünyasında her şey olabilir hatta Freud, Fatih’i rüyada da olsa psikanaliz koltuğuna oturtabilir. En azından Ahmet Ümit’in yeni romanı Sultanı Öldürmek’te böyle oluyor. Daha doğrusu Ümit’in […]

Read More

Murakami’nin editörü anlatıyor: “1Q84 gezegeninin çekirdeğindeki ağırlık merkezi aşk”

Handan Akdemir’i gazeteci olarak tanıdım. Hayatımın en zor dönemlerinden birinde yanımda olan, beni destekleyen meslektaşlarımdan biriydi. Aynı kitapları seviyor, aynı ideallerin peşinde koşuyor ve kendimizi aynı insanların yanında iyi hissediyorduk… Tanıdığım en maharetli kalemlerden biri olan Handan daha sonra ani bir kararla gazeteciliği bırakıp yayın dünyasına geçti. Şimdi uzun süredir Doğan Kitap’ın editörlerinden biri. Haruki […]

Read More

Esra Pekin: “Masumiyet mi! Olmayan bir şeyi tanımlamak imkansız”

İşte dünyanın en eski hikayesinden birkaç ayrıntı: Tanrı’nın Adem’e eş olarak yarattığı ilk kadın, yani Lilith hiç de yumuşak başlı bir kadın sayılmazmış. Adem’le eşit olduğunu göstermek için onunla kıran kırana bir rekabete girmekten çekinmemiş. Bunun üzerine Adem için dikbaşlı olmayan yeni bir eş yaratılmış. Cennet”ten kovulan Lilith’se sonsuz karanlıkta kaybolup gitmiş. Günün birinde yeniden, […]

Read More

Hüseyin Can Erkin anlatıyor: “1Q84, cevapsız soruların kitabı”

1991’de Ankara Üniversitesi Japon Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’ndan mezun olan Hüseyin Can Erkin, 1992’de Japon Hükümeti’nin bursuyla Japonya’ya gitmiş. Ankara Üniversitesi’ndeki doktora çalışmasının ardından toplam altı yıl Japonya’da yaşamış. Bu arada Haruki Murakami’den “Sahilde Kafka” ve “Haşlanmış Harikalar Diyarı” romanlarını çevirmiş. Mangalar ve Japon edebiyatından başka birçok önemli yapıt da çevirdikleri arasında. Şimdi mezun […]

Read More

Canavarla baş etme yolları!!!

Will Schofield’in şahane blogunda Erkin Koray’ın bir şarkısı eşliğinde 25 eski Türk kitap kapağı yer alıyor. Bazıları çok güzel, bazıları felaket… Aralarında Giovanni Scognamillo’nun “Uzaydan Geldiler”i de var. Bir de “Komünistlerin Söylediklerine İnanılabilir mi?” adlı nadide eser… Tepenize inmeye hazır gibi görünen kızıl bir elin parmaklıklarla engellenmesini gösteren kapak komik denecek kadar ürkütücü. Kitabın yazarı Dr. […]

Read More

Seray Şahiner: “Biz gizliden prenses olmaya hazırlanırken…”

“Seni üzmek istemiyorum, diyen erkekler uğraştırır insanı en çok. Mutlaka üzüyor onlar çünkü. Akıllı davranıp riski önceden söylüyorlar. Kırkıncı odanın kapısını açmak istemeyecek kadın var mı? Neticede, sen bile bile lades dediğinle kalıyorsun. Tersine bir Pamuk Prenses hikayesi gibi. Pamuk Prenses daha en başta aşık olur Avcı’ya. Avcı ise ‘Seni üzmek istemiyorum’  imasıyla bir ceylan kalbi […]

Read More

“Üç Maymun”lar Cehennemi

Türk sinemasının 2000’li yıllarına damgasını vuran Nuri Bilge Ceylan’dan, Cannes Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen Ödülü”ne layık görülen “Üç Maymun” filmiyle ilgili tüm detayları içeren kitap çıktı. Kitapta filmin sinopsisi ve özgün senaryosunun yanı sıra, Cannes’daki serüvenine dair iç ve dış basında çıkan yorum ve haberler, söyleşiler ve Nuri Bilge Ceylan’ın güncesi yer alıyor. Ceylan’ın “görsel […]

Read More

Bejan Matur’un şiddetle hissedilen zarif şiirleri üzerine

“İbrahim’in Beni Terketmesi”ni Orhan Pamuk İngilizce çeviriye yazdığı arka kapak yazısında, “Bejan Matur’un zarif ve şiddetle hissedilen şiirleri…” diye tanıtıyor. Görme Biçimleri’nin keskin gözü John Berger’se şunları söylüyor: “Onun şiirini düzyazıyla anlatmak imkânsız. Fiillerinin kipi yok, edatları isme benziyor, kendi isimleri haykırışlar. Amacı, anlamsızı kuşatarak kurnazlıkla alt etmek. Bunu yapıyor, başarıyor. Bir zamanlar her şey […]

Read More

BİR ZAMANLAR INSTAGRAM: 100 yıl önce yaratılan insanlık kataloğu

Meğer Instagram tarzı fotoğrafçılığın babası, yani bütün o acayip güzel filtrelerin esas yaratıcısı, çok eskilerde, 20. yüzyılın başında yaşamış bir Fransız bankermiş. Bir Zamanlar Dizisi BİR ZAMANLAR INSTAGRAM: 100 yıl önce yaratılan insanlık kataloğu 1909 yılında milyoner Fransız banker ve sanat koleksiyoncusu Albert Kahn o dönemde yaşayanların çok tuhaf bulacağı bir maceraya atıldı. Lumiere Kardeşlerin […]

Read More

Karsu Dönmez’le caz, blues, funk, reggea ve türkü etkili tuhaf ve güzel şarkılarına dair

Bugünlerde Avrupa ve Amerika’da herkes Hollanda’da doğup büyüyen genç müzisyen Karsu Dönmez’i konuşuyor. Şarkıcı, piyanist, besteci ve söz yazarı olan Karsu kimilerine göre önümüzdeki 10 yılda adını en çok duyacağımız şarkıcı olacak. Hollanda doğumlu şarkıcı, piyanist, besteci ve söz yazarı olan Karsu Dönmez henüz 21 yaşında ama klasik müzik ve caz çevrelerinde şimdiden çok ünlü. Yakında […]

Read More

Kitaplardan oluşan bir dünya neye benzerdi?

Görelim bakalım diyorsanız, seyredin. Pişman olmayacaksınız, çünkü This is Where We Live, harikulade bir film. Düşsel bir dünyayı anlatıyor. Ama var aynı zamanda öyle bir dünya. Benim için var en azından… Ve Egoist Okur’a sık sık uğradığınıza göre, sizin için de var. İnsanların, kuşların, ağaçların, sokakların, evlerin ve geri kalan her şeyin yazıdan ve kitaplardan […]

Read More

Uzun Bir Şarkı: Ayten Alpman röportajı

Az önce Deniz Durukan’la konuştuk. Bugün yitirdiğimiz Ayten Alpman’dan bahsettik; onun muhteşem şarkıcılığından, siyah küt saçlarıyla yıllardır hayatımızda hep aynı kalabilmiş nadir güzel şeylerden biri oluşundan… Ve tabii ona dair diğer şeylerden… Yazarlığının, şairliğinin yanı sıra tanıdığım en iyi röportajcılardan biri de olan Deniz, Ayten Alpman’la 10 yıl önce yaptığı bir röportajı gönderdi sonra Egoist […]

Read More

Zeynep Heyzen Ateş: “Bolaño-okuyucu ilişkisinde ilk görüşte aşk yoktur!”

Roberto Bolaño’nun 2666 adlı dev romanını kusursuz bir şekilde çeviren Zeynep Heyzen Ateş’e bir çevirmen olarak en çok neden şikayet ettiğini soruyorum. Tabii Bolaño’dan yeterince bahsettiğimize kanaat getirdikten sonra… Halbuki fark ediyorum ki bu aslında bir çevirmene ilk sorulacak soru. Yaşadıkları bu kadar zorluğa rağmen inatla çeviri yapmayı sürdürmeleriyse hayranlık uyandırıcı. Şöyle cevap veriyor Ateş: […]

Read More

Mühürlenmiş bir zamanın kilitlerini açan roman

Filiz Kansu’yla tanışmıyoruz. Hakkında bildiklerim de fazla değil. Ehlileştirilemeyen ruhlardan olduğunu, bir de saplantılı bir şekilde yazdığını biliyorum sadece. Kansu bu yazıda gazeteci, yazar arkadaşım Füsun’a “12 Eylül gibi mühürlenmiş bir zamanın kilitlerini açıyorsun, bir çilingir maharetiyle” diyor. İtiraf ediyorum, okurken gözlerim doldu. Romanı eline alıp bir gecede bitiren, sonra da sabaha karşı bu yazıyı […]

Read More

Meral Okay: “Ölümün oluşturduğu o büyük boşluğu doldurmaya imkan yok…”

Muhteşem Yüzyıl’dan ve hastalığının ortaya çıkışından kısa süre öne konuşmuştuk Meral Okay’la. Ümit Ünal’ın yazıp yönettiği Kaptan Feza diye bir filmde oynuyordu. Masumiyet özlemimize, arayışımıza karşılık geliyordu o film. Meral Okay da bir uzaylıyla dostluk kuran kadındı. Fakat o uzaylı hiç de uzaklardan gelmiş sayılmazdı aslında, çok vardı aramızda onlardan, çoğu zaman görmesek, görmezden gelsek […]

Read More